- within Litigation and Mediation & Arbitration topic(s)
- in Europe
- in Europe
- in Europe
- within Litigation, Mediation & Arbitration, Criminal Law and Insurance topic(s)
Yeni Gelişme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 15 Ocak 2026 tarihli 2025/5452 E., 2026/129 K. sayılı kararıyla ("Karar") avukatlık ücret sözleşmelerinde sıkça yer alan "uyuşmazlıklar öncelikle arabuluculuk yoluyla çözülecek, arabuluculuktan sonuç alınamazsa Baro Hakem Kurulunca çözülecektir; Türkiye Barolar Birliği Hakem Yönetmeliği sözleşmenin parçasıdır" şeklindeki tahkim şartının geçerli olduğuna hükmetmiştir. Daire, daha önce aynı konuda verdiği bozma kararından dönerek içtihat değişikliğine gitmiştir.
Karar Ne Diyor?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Karar'ında, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerini geniş şekilde ele almış ve arabuluculuk ile tahkimin bir arada kullanılmasının öğreti ve uygulamada Med-Arb olarak kabul edildiğini vurgulamıştır. Tarafların 01.03.2022 tarihli sözleşmesinde yer alan hükmün, arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanması halinde uyuşmazlığın doğrudan Baro Hakem Kurulunca çözüleceğini açık ve net biçimde ortaya koyduğunu belirtmiştir.
Arabuluculuk Kanunu'nun ilgili hükümleri ile HMK'nın 412. maddesi ışığında böyle bir düzenlemenin tarafların tahkim iradesini tartışmasız şekilde gösterdiğini kabul eden Daire, hakemin tarafsızlığı, tahkim süresi ve usul kurallarına ilişkin diğer tüm itirazları da reddetmiştir.
Daire ayrıca 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 5. maddesinin arabuluculuk sonrası tahkime kapı araladığını, tarafların iradesinin serbestçe tahkim yolunu seçebileceğini ve bu tür hibrit anlaşmaların kamu düzenine aykırı olmadığını özellikle vurgulamıştır. Somut olayda hakemin Türkiye Barolar Birliği Tahkim Divanı tarafından atanması, tarafsızlık itirazlarına rağmen Divan'ın görevine devam kararı vermesi ve yargılama boyunca taraflara eşit imkân tanınması gibi hususların da usule uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Sonuç olarak hakem kararının iptaline ilişkin herhangi bir neden bulunmadığı kanaatine ulaşan Daire, Bölge Adliye Mahkemesi'nin direnme kararını onamış ve hakem kararının yürürlükte kalmasını kesinleştirmiştir. Bu yaklaşım, Med-Arb anlaşmalarının hukuki güvenilirliğini önemli ölçüde güçlendirmiştir.
Önceki İçtihat Ne Diyor?
Dairenin 15 Nisan 2025 tarihli 2025/225 E., 2025/2164 K. sayılı bozma kararında ise aynı tahkim şartı geçersiz kabul edilmişti. Gerekçe, sözleşmede arabuluculuğa öncelik verilmiş olmasının tahkim iradesini yeterince açık ve kesin hale getirmediği, bu önkoşul nedeniyle tahkim anlaşmasının kendi içinde tartışmaya açık ve bulanık olduğu yönündeydi.
Daire o tarihte, "öncelikle arabuluculuk" ifadesinin tahkim iradesini şartlı ve belirsiz kıldığını, tarafların asıl tahkim iradesinin net biçimde ortaya konmadığını savunmuştu. Bu nedenle 01.03.2022 tarihli sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlık bakımından hakemin yetkisiz olduğuna hükmedilmiş ve hakem kararının bu kısım yönünden kısmen iptal edilmesi gerektiği belirtilmişti.
Bozma kararının mantığı, tahkim şartının tartışma ve karışıklığa yer vermeyecek şekilde açık ve kesin olması gerektiği yönündeki klasik içtihada dayanıyordu. Bu karar, o dönemde benzer Med-Arb düzenlemeleri bulunan sözleşmelerde ciddi belirsizlik yaratmış ve birçok hakem kararının iptal riskini artırmıştı.
Sonuç
Bu karar yalnızca avukatlık ücret sözleşmeleri için değil, ticari hayatta ve diğer sözleşmelerde sıkça kullanılan Med-Arb (arabuluculuk sonrası tahkim) tipi anlaşmalar açısından da büyük önem taşımaktadır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu Karar'ıyla Med-Arb tipi tahkim şartlarının geçerliliğini teyit etmiştir.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.
[View Source]