ARTICLE
17 September 2026

5953 Sayılı Basın İş Kanunu İle 4857 Sayılı İş Kanunu Arasındaki Temel Farklar

U
Urey Law Firm

Contributor

Ürey Law Firm, founded by Ali Ürey with 40 years of experience, provides comprehensive legal services across various industries. With a team of 15+ experts, we offer tailored, result-oriented solutions in consultancy and litigation. Our client-focused, dynamic approach ensures effective legal and commercial support both nationally and internationally.
Basın faaliyetinin esnek çalışma düzeni gerektirmesi ve kamuoyunun haber alma hakkıyla doğrudan bağlantılı olması, bu alanda çalışanların çalışma koşulları ve mesleki haklarının özel olarak düzenlenmesini gerekli kılmıştır. 5953 sayılı Basın İş Kanunu, gazetecilerin iş sözleşmelerinin kurulması, çalışma sü
Turkey Employment and HR
Öyküm Koruca’s articles from Urey Law Firm are most popular:
  • in United States
Urey Law Firm are most popular:
  • within International Law and Criminal Law topic(s)

Basın faaliyetinin zaman ve mekan bakımından esnek bir çalışma düzeni gerektirmesi ve kamuoyunun haber alma hakkıyla doğrudan bağlantılı olması, bu alanda çalışanların çalışma koşulları ve mesleki haklarının özel olarak düzenlenmesini gerekli kılmıştır. Bu doğrultuda, basın faaliyeti yürütenler ile bunları çalıştıranlar arasındaki çalışma ilişkileri, genel iş mevzuatından ayrı olarak 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun (“Kanun”) kapsamında düzenlenmiştir. İşbu bilgi notunda, 5953 sayılı Kanun kapsamındaki çalışma koşulları ve başlıca mesleki haklar, 4857 sayılı İş Kanunu ile karşılaştırmalı olarak ele alınmaktadır.

The flexible nature of press activities in terms of working time and place, as well as their direct connection to the public’s right to receive information, has necessitated specific regulations governing the working conditions and professional rights of those employed in this field. Accordingly, employment relationships between those engaged in press activities and their employers are regulated separately from general labor legislation under Law No. 5953 on the Regulation of Relations Between Employees and Employers in the Press Profession. This legal brief examines the working conditions and principal professional rights of employees covered by Law No. 5953 in comparison with those governed by Labor Law No. 4857.

  1. Kişi Bakımından Kapsam

Basın İş Kanunu olarak da bilinen 5953 sayılı Kanun'un kişi bakımından kapsamı Kanun'un 1. maddesinde düzenlenmektedir. Madde, Kanun'un Türkiye'de yayımlanan gazete, internet haber siteleri ve mevkute ile haber ve fotoğraf ajanslarında fikir ve sanat işlerinde çalışan ve İş Kanunu'ndaki "işçi" tanımının dışında kalan kişiler ile bunların işverenleri hakkında uygulanacağını öngörmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında ise Kanun'un kapsamına giren fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışan kişiler "gazeteci" olarak tanımlanmaktadır. Bu nedenle "gazeteci" kavramı, yalnızca mesleki bir unvanı değil, 5953 sayılı Kanun'un uygulanması bakımından kanuni bir statüyü ifade etmektedir.

Bu kapsamda muhabir, yazar, editör, foto muhabiri ve benzeri görevlerde fikir ve sanat işi faaliyetleri yürüten çalışanlar kural olarak 5953 sayılı Kanun kapsamında gazeteci olarak değerlendirilirken basın kuruluşlarında çalışmakla birlikte fikir ve sanat işi niteliğinde bir faaliyet yürütmeyen çalışanlar kural olarak 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabi olmaktadır.

  1. İş Sözleşmesinin Kurulması ve Çalışma Koşulları

4857 sayılı İş Kanunu’ndan farklı olarak 5953 sayılı Kanun’un 4. maddesinde iş sözleşmelerinin yazılı şekle tabi olduğu düzenlenmektedir. Bununla birlikte iş sözleşmesinde yapılacak işin türünün, ücret miktarının ve gazetecinin kıdeminin de belirtilmesi gerekmektedir.

Aynı maddede iki yıl gazetede çalışmış olan gazetecinin terfiye hak kazanacağı ve terfinin sözleşmede tespit edilen yüzde oranında yapılacağı hükme bağlanmıştır. Buna karşılık 4857 sayılı İş Kanunu’nda çalışanlar bakımından belirli bir çalışma süresinin sonunda terfi veya buna bağlı olarak belirli bir oranda ücret artışı öngören genel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda, söz konusu işçilerin terfi veya ücret artışı hakkı kural olarak iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi, işyeri uygulaması veya işverenin bu yöndeki taahhüdünden kaynaklanmaktadır.

  1. Çalışma Süreleri ve Fazla Çalışma

5953 sayılı Kanun uyarınca gazetecilerin günlük çalışma süresi 8 saat olarak belirlenmiştir. Gazetecilik faaliyetinin niteliği gereği gündüz veya gece çalışma süresinin artırılması ile ulusal bayram, genel tatil ve hafta tatili günlerinde yapılan çalışmalar “fazla saatlerde çalışma” olarak kabul edilmekte ve fazla çalışma süresinin günlük 3 saati geçemeyeceği düzenlenmektedir. Fazla çalışma karşılığında normal saatlik ücretin %50 fazlası; saat 00.00’dan sonraya denk gelen fazla çalışmalar bakımından ise normal saatlik ücretin bir misli fazlası ödenmektedir.

4857 sayılı İş Kanunu’nda ise fazla çalışma, esas olarak haftalık 45 saati aşan çalışmalar üzerinden düzenlenmiş olup fazla çalışma karşılığında normal saatlik ücretin %50 zamlı ödenmesi öngörülmektedir. Bu nedenle 5953 sayılı Kanun, özellikle gece yarısından sonraki fazla çalışmalar bakımından 4857 sayılı İş Kanunu’ndan farklı bir ücretlendirme rejimi öngörmektedir.

  1. İzin Hakları

5953 sayılı Kanun’a tabi çalışanların yıllık izin hakları bakımından günlük ve günlük olmayan mevkutelerde çalışan gazeteciler arasında ayrıma gidilmiştir. Bununla birlikte, yıllık izin haklarının kıdeme bağlı olarak artmasında aynı işveren nezdinde geçirilen sürenin değil, gazetecilik mesleğindeki toplam hizmet süresinin dikkate alınması, 5953 sayılı Kanun’un 4857 sayılı İş Kanunu’ndan ayrıldığı önemli noktalardan biridir.

5953 sayılı Kanun’da hafta tatili bakımından da gazetecilerin çalışma koşullarının niteliği dikkate alınmıştır. Buna göre, her altı günlük fiili çalışmayı takip eden bir günlük ücretli dinlenme izni verilmesi zorunlu olup gazetecinin görevinin devamlı gece çalışmasını gerektirdiği hallerde hafta tatili iki gün olarak uygulanmaktadır. Bu yönüyle düzenleme, 4857 sayılı İş Kanunu’ndaki genel hafta tatili rejiminden ayrılmaktadır.

5953 sayılı Kanun’da gazeteciler bakımından olağanüstü ücretli izinler de özel olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda, çocuğun doğumu ile eş veya belirli yakınların ölümü ve çocuğun evlenmesi gibi hallerde ücretli izin hakkı tanınmakta ve bu izinlerin yıllık izinden sayılmayacağı açıkça düzenlenmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu’nda düzenlenen mazeret izinlerine kıyasla, 5953 sayılı Kanun’da izin süreleri ve izin kapsamına alınan yakınlar bakımından farklı düzenlemeler öngörülmektedir.

  1. İş Sözleşmesinin Sona Ermesi

5953 sayılı Kanun, iş sözleşmesinin sona ermesi bakımından da gazetecilik mesleğinin özelliklerini dikkate alan özel düzenlemeler içermektedir. Kanun’un 5. maddesi uyarınca, belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshi bakımından bildirim sürelerine uyulması gerekmektedir.

5953 sayılı Kanun, gazetecinin mesleki ve manevi menfaatlerini de özel olarak korumaktadır. Kanun’un 11. maddesine göre, çalışılan mevkutenin yönü veya karakterinde gazetecinin şeref, şöhret veya genel olarak manevi menfaatlerini ihlal edecek nitelikte belirgin bir değişiklik meydana gelmesi halinde gazeteci, ihbar süresini beklemeksizin iş sözleşmesini feshedebilmekte ve işverenin kusuru nedeniyle iş sözleşmesini feshetmiş olması halinde alacağı tazminata denk gelen tutarı talep edebilmektedir.

Hastalık haline özgü olarak da 5953 sayılı Kanun özel bir koruma getirmektedir. Gazetecinin hastalığı sebebiyle iş sözleşmesi kural olarak işveren tarafından feshedilememekte; ancak hastalığın altı aydan fazla sürmesi halinde tazminat verilmek suretiyle feshe imkan tanınmaktadır. Ayrıca, bu nedenle görevini yerine getiremeyecek duruma düşerek işten çıkarılan gazetecinin bir yıl içinde iyileşmesi halinde eski işine tercihen yeniden alınması öngörülmektedir.

Kanun uyarınca gazetecinin kıdem hakkı mesleğe ilk giriş tarihinden itibaren hesaplanmaktadır. Bir başka anlatımla, işçinin başka işverenlere ait iş yerlerinde edindiği kıdemi sonraki işverenler açısından bazı yükümlülükler getirmektedir. Bu durum, kıdemli bir gazetecinin mesleki deneyiminden yararlanan işverenin, bu kıdemin doğurduğu hukuki sonuçları da üstlenmesi esasına dayanmaktadır.1 Gazeteci önceki çalışması için kıdem tazminatı aldıysa, yeni işyerindeki kıdemi yeni işe giriş tarihinden itibaren hesaplanmakta ve bu düzenleme ile gazetecinin aynı dönem için birden fazla kıdem tazminatı almasının önüne geçilmek istenmektedir.2

4857 sayılı Kanun’a tabi çalışmalar kapsamında kıdem tazminatı bakımından yasal bir tavan öngörülmüşken 5953 sayılı Kanun’da bu yönde bir üst sınır bulunmamakta ve kıdem tazminatı, kıdem tazminatı tavanına tabi olmaksızın hesaplanmaktadır.

5953 sayılı Kanun’un önceki düzenlemesinde gazetecilerin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için meslekte en az beş yıl çalışmış olma şartı aranmakta ve bu sürenin farklı işverenler nezdinde geçirilmiş olması hakkın doğumunu engellememekteydi. Ancak, Anayasa Mahkemesi söz konusu beş yıllık kıdem şartını gazeteciler aleyhine eşitsizlik yarattığı ve temel hakları ölçüsüz biçimde sınırladığı gerekçesiyle iptal etmiştir. Bu nedenle, güncel düzenleme bakımından gazetecilerin kıdem tazminatına hak kazanması için ayrıca beş yıllık mesleki kıdem şartı aranmamaktadır.3

5953 sayılı Kanun’un 6. maddesinde ise 4857 sayılı Kanun’un 18, 19, 20, 21 ve 29. maddelerinin kıyas yoluyla uygulanacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu nedenle, gazeteciler bakımından özel hükümlerin yanında, şartları mevcutsa 4857 sayılı Kanun’un iş güvencesine ilişkin hükümlerinin de dikkate alınması gerekmektedir. Bunun en önemli sonucu ise, haksız fesihlerde işe iade davası açabilmektir.

SONUÇ:

  1. 5953 sayılı Kanun, gazetecilerin mesleğin niteliğinden kaynaklanan özel çalışma koşullarını gözeterek iş sözleşmesinin kurulması, çalışma süreleri, izinler ve sözleşmenin sona ermesi bakımından 4857 sayılı İş Kanunu’na kıyasla özel düzenlemeler öngörmektedir. Özellikle iş sözleşmesinin sona ermesi bakımından gazetecilerin kıdemi ve mesleki menfaatleri ayrıca korunmaktadır.
  2. Bununla birlikte, 5953 sayılı Kanun kapsamındaki gazeteciler, özel hükümlerin yanı sıra şartları mevcut olduğu ölçüde 4857 sayılı Kanun’un iş güvencesine ilişkin hükümlerinden de yararlanabilmektedir.

Footnotes

1 Yargıtay HGK., E. 2015/3538 K. 2019/654 T. 13.6.2019. “Bunun nedeni, kıdemli gazeteciyi çalıştırmanın işveren için önemli bir fayda sağlaması ve yararlanan işverenin de bunun sonucuna katlanması şeklinde açıklanabilir. Kanun’da kıdem hakkının özel olarak korunması, gazetecilik mesleğinin belli bir birikimin sonucu edinilebildiğine işarettir.”

2 Yargıtay 9. HD., E. 2022/30 K. 2022/1796 T. 15.2.2022.

3 Anayasa Mahkemesi Kararı E. 2021/62 K. 2023/89 T. 4.5.2023.

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

[View Source]

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More