ARTICLE
21 April 2026

Zorunlu Arabuluculuk Halleri

SO
Sakar Law Office

Contributor

Sakar is a client and solution oriented, investigative and innovative law firm based in Istanbul. Our Firm is committed to provide our clients with high-quality legal services and business-minded approach. We are a full service law firm to clients across a wide range of areas including Mergers and Acquisitions, Corporate and Commercial, Contracts, Banking and Finance, Competition, Litigation, Employment, Real Estate, Energy, Capital Markets, Foundations, E-commerce, Media and Technology, Data Privacy and Data Protection and Intellectual Property. In order to offer the best possible service for our clients, we harness the latest market developments in legal technology and innovation and we closely follow the legislative changes in Turkish Law. Our lawyers are multi-specialists, equipped to handle a broad range of legal matters. In addition to our depth of experience and awareness of market practice, clients know they will benefit from our team’s innovative mindset and willingness.
Türk hukukunda arabuluculuk, başlangıçta ihtiyari bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak düzenlenmişken, zaman içerisinde bazı uyuşmazlıklar bakımından dava açılmadan önce tüketilmesi gereken zorunlu bir aşama hâline gelmiştir.
Turkey Litigation, Mediation & Arbitration
Sakar Law Office are most popular:
  • within Energy and Natural Resources topic(s)

Giriş

Türk hukukunda arabuluculuk, başlangıçta ihtiyari bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak düzenlenmişken, zaman içerisinde bazı uyuşmazlıklar bakımından dava açılmadan önce tüketilmesi gereken zorunlu bir aşama hâline gelmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun (“HUAK”) 18/A maddesi, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurunun dava şartı sayıldığı hâllerde uygulanacak ortak usulü düzenlemekte; 18/B maddesi ise belirli özel hukuk uyuşmazlıklarını doğrudan dava şartı arabuluculuk kapsamına almaktadır.

Dava şartı arabuluculuğun temel sonucu şudur: Kanunun arabulucuya başvurmayı zorunlu kıldığı bir uyuşmazlıkta bu yol tüketilmeden dava açılırsa, mahkeme davayı dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddeder. 6325 sayılı Kanun m. 18/A/2’de bu husus açıkça düzenlenmiştir. Aynı yaklaşım, iş uyuşmazlıkları bakımından 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nda da benimsenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2023/995, 2023/1251 sayılı ilamında zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvurunun bir dava şartı olduğunu hatta sonradan tamamlanmasının da mümkün olmadığını ortaya koyarak davanın usulden reddi gerektiğine karar vermiştir.

HUAK Madde 18/A ve 18/B Kapsamında Zorunlu Arabuluculuk Halleri

HUAK m.18/B’ye göre zorunlu arabuluculuğa tabi haller şu şekildedir:

İlamsız icra ile tahliye durumları dışında taşınmazların kira uyuşmazlıkları. Bu duruma örnek olarak kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle yapılan icra takipleri ve takibe dayanılarak açılan tahliye davaları ile kiracı tarafından verilen tahliye taahhütnamesine uymayarak evden çıkmaması üzerine yapılan takip veya açılacak davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığını söyleyebiliriz.

Taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar.

Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar.

Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar

Diğer Zorunlu Arabuluculuk Halleri

Bir üst paragrafta yalnızca 18/A ve 18/B maddeleri bulunduğu için, burada yer almayan fakat güncel mevzuatta açıkça dava şartı arabuluculuğa bağlanan diğer alanların ayrıca belirtilmesi gerekir. Güncel kanuni düzenlemeler tarandığında üç ana başlık daha öne çıkmaktadır: iş uyuşmazlıkları, ticari uyuşmazlıklar ve tüketici uyuşmazlıkları.

İlk olarak, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3 uyarınca bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade taleplerinde arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bununla birlikte, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi-manevi tazminat davaları ile bunlara bağlı tespit, itiraz ve rücu davaları bu zorunluluğun dışındadır. Dolayısıyla iş hukukunda her uyuşmazlık değil, kanunda belirtilen belirli dava türleri zorunlu arabuluculuk kapsamındadır.

İkinci olarak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 7155 sayılı Kanun ile eklenen 5/A maddesi gereğince, TTK m. 4’te ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu düzenleme 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı kanun kapsamında getirilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2021/6591 E, 2021/10586 K sayılı ilamında kaçak elektrik kullanımından doğan alacağa ilişkin itirazın iptali istemi hakkında ticari dava olarak kabul edilemeyen uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvurusunun dava şartı olmadığına hükmetmiştir. Bu durum sadece bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir durum olması sebebiyle ticari dava sayılmayacağı ve bundan ötürü arabuluculuğun ihtiyari olacağını ortaya koymaktadır. Bu şart tüm ticari davaları değil, özellikle para alacağı veya tazminat talebine ilişkin olan ticari davaları kapsar. Bu nedenle örneğin her ticari nitelikli çekişme otomatik olarak değil, kanundaki koşulları taşıyan ticari davalar zorunlu arabuluculuğa tabidir. iflas davaları, konkordato işlemleri, çekişmesiz yargı işleri, ihtiyadi tedbir talebi gibi durumlar ticari davalarda zorunlu arabuluculuk sürecinin kapsamına girmemektedir. Fakat ticari davalarda zorunlu arabuluculuk, yalnız “tazminat/alacak” değil; 2023 değişikliği sonrası açıkça itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat gibi icra-odaklı dava türlerini de kapsayacak biçimde genişletilmiştir.

Üçüncü olarak, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a eklenen 73/A maddesi ile tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda da arabuluculuk dava şartı hâline getirilmiştir. Ancak kanun burada önemli istisnalar tanımıştır. Tüketici hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar, tüketici hakem heyeti kararlarına itirazlar, 6502 sayılı Kanun m. 73/6’da düzenlenen Tüketici örgütleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık; haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümler dışında, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve bu Kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi olan hâllerde bunun önlenmesine veya durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı alınması veya hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulmasına ilişkin davalar ve m. 74 kapsamındaki davalar ile tüketici işlemi niteliğinde olup taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuğa tabi değildir. Ayrıca tüketici bakımından bazı ücret ve gider sonuçları da özel olarak düzenlenmiştir.

5488 sayılı Tarım Kanunu m.13/2-(e), “tarımsal üretim sözleşmesinden doğan davalarda” arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı olarak düzenler. 
Bu düzenleme, genel zorunlu arabuluculuk rejiminden iki açıdan ayrılır: (i) “sözleşmeli üretim” alanında uzmanlık eğitimi almış arabulucuların görevlendirilmesi (yoksa diğer arabulucular) ve (ii) sürenin kural olarak iki hafta olarak öngörülmesi. 

Ayrıca, bu alan için Tarımsal Üretim Sözleşmesinden Doğan Hukuk Uyuşmazlıklarına İlişkin Arabuluculuk Yönetmeliği adında özel bir yönetmelik çıkarılmış; yönetmelik hem dava şartı rejimini (m.4), hem uzman arabulucunun görevlendirilmesi ve süreleri düzenlemiştir.

Sonuç

HUAK 18/A ve 18/B maddeleri zorunlu arabuluculuk rejiminin yalnızca bir bölümünü göstermektedir. Bunlara ek olarak iş uyuşmazlıkları, belirli ticari uyuşmazlıklar ve istisnalar dışındaki tüketici uyuşmazlıkları da güncel hukuk sistemimizde dava şartı arabuluculuk kapsamındadır. Sistem, farklı kanunlara yayılan parçalı bir yapı gösterse de ortak mantık aynıdır: Uyuşmazlık mahkemeye taşınmadan önce taraflara uzlaşma imkânı tanınması. Bununla birlikte zorunlu arabuluculuğun kapsamı her alanda aynı genişlikte değildir. İş hukukunda yalnızca belirli alacak, tazminat ve işe iade talepleri; ticaret hukukunda para alacağı ve tazminata ilişkin ticari davalar; tüketici hukukunda ise kanundaki istisnalar dışında kalan uyuşmazlıklar kapsam içindedir.

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More