- within Energy and Natural Resources topic(s)
- within Energy and Natural Resources and Criminal Law topic(s)
- with readers working within the Banking & Credit industries
- Giriş
Elektrik piyasasında dengeleme, uzlaştırma ve sorumluluk mekanizmaları 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ("Kanun") ile bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan ikincil mevzuatın oluşturduğu bütüncül bir sistem içinde çalışmaktadır. Bu sistemde Dengeden Sorumlu Grup ("DSG"), özellikle Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği ("DUY"), Piyasa İşletim Usul ve Esasları ile Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi ("EPİAŞ") Piyasa Yönetim Sistemi ("PYS") düzenlemeleri çerçevesinde hukuki mahiyet kazanan, üretim ve tüketim tesislerinin dengesizlik sorumluluğunun tek bir portföy altında yönetilmesini sağlayan özel bir yapı olarak ortaya çıkmaktadır. Elektrik piyasasında DSG ile toplayıcılık kavramları çoğu zaman birlikte anılmakla birlikte, hukuki nitelikleri, sorumluluk kapsamları ve piyasa işleyişindeki fonksiyonları bakımından açık şekilde birbirinden ayrılmaktadır. İşbu yazımızda elektrik piyasasında DSG ve toplayıcılık ilişkisine, hukuki niteliklerine ve farklarına odaklanılacaktır.
- Dengeden Sorumlu Grup Kavramı ve Hukuki Niteliği
DSG, hukuki açıdan tüzel kişilikten yoksun bir yapı olup piyasa katılımcılarının dengesizlik sorumluluklarının bir "sorumluluk havuzu" altında konsolide edilmesine imkân veren bir mekanizma olarak tasarlanmıştır. DSG'nin yöneticisi konumundaki Dengeden Sorumlu Grup Sorumlusu ("DSGS"), Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi ("TEİAŞ"), EPİAŞ ve Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezi ("PMUM") nezdinde grubun muhatabı olup dengesizliğin tamamından sorumlu tutulabilen yegâne aktördür. DUY madde 99 ve devamı maddeleri uyarınca DSGS'nin PYS üzerinden dengeleme bildirimlerini yapması, tahmin ve program tebliğlerinde bulunması ve grup içi dengesizlik paylaşım mekanizmasını işletmesi zorunludur.
DSG'nin işlevi, grup kapsamındaki üretim ve/veya tüketim birimlerinden doğan sapmaların grup düzeyinde netleştirilerek daha düşük toplam dengesizlik maliyeti yaratılmasıdır; bu yapı özellikle küçük ölçekli üreticilerin ve kesintili tüketim tesislerinin piyasaya daha düşük operasyonel yükle katılmasını sağlar. DSG sistem dengesinin korunmasına ilişkin bir sorumluluk mekanizması olup bu durumun doğal sonucu olarak DSGS ile DSG'ye katılan tesis sahipleri arasındaki ilişkiler kamu hukuku ilişkisi değil, tamamen özel hukuk niteliğindedir; bu nedenle DSG'ye katılımın koşulları, dengesizlik paylaşım yöntemleri, tahakkuk süreçleri, veri paylaşımı, cezai şartlar ve ödeme yükümlülükleri katılım sözleşmesi ile belirlenecektir. EPİAŞ ve TEİAŞ, DSG içi özel hukuk ilişkisine müdahale etmediğinden; düzenlemeler bakımından kurumların tek muhatabı DSGS'dir.
- Toplayıcılık Mekanizması ve Mevzuattaki Yeri
Kanun'un 12/A maddesine 22 Aralık 2022 tarihinde yapılan ekleme ile yasal zemine oturtulan toplayıcılık 17 Aralık 2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Toplayıcılık Faaliyeti Yönetmeliği ile regüle edilmiştir. Toplayıcılık görece yeni bir kavram olup DSG kavramı ile amaçsal olarak kesişmekle birlikte birbirlerinden farklı piyasa rolleridir. Toplayıcılık, hukuki olarak Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği, DUY ve ilgili Talep Tarafı Katılımı düzenlemeleri içinde yer almakta; küçük ölçekli tesislerin ticari, teknik ve operasyonel süreçlerinin tek bir portföy altında toplanması ve PYS üzerinden merkezi olarak yönetilmesi anlamına gelmektedir. Bu bağlamda toplayıcı, veri toplama, sayaç okuma ve tahminleme süreçlerinin yürütülmesi, dengeleme bildirimi yapılması ve EPİAŞ ile TEİAŞ'a gerekli bildirimlerin iletilmesi gibi yükümlülükleri üstlenir. Bu süreçte işlenen tüzel kişilere ait üretim-tüketim verileri teknik anlamda kişisel veri niteliği taşımamakla birlikte, ticari sır kapsamında değerlendirilmesi gereken bilgilerin çokluğu nedeniyle katılım sözleşmelerinin gizlilik hükümleri büyük önem arz eder.
- DSG ve Toplayıcılık Arasındaki Fark
Belirtildiği üzere DSG, piyasa katılımcılarının dengesizliklerinin grup bazında netleştirilmesi amacıyla oluşturulan bir "sorumluluk havuzu" niteliğindedir; bu nedenle DSG'nin kendisi gelir üreten bir piyasa aktörü değil, esas itibarıyla dengesizlik maliyetlerini minimize etmeye yönelik bir operasyonel yapıdan ibarettir. Buna karşılık toplayıcılar, Kanun ve ikincil düzenlemelerle tanımlanan, talep tarafı katılımı, yan hizmetler ve dengeleme piyasasında ticari faaliyet gösterebilen bağımsız piyasa katılımcılarıdır. Bu temel ayrım, DSG'nin ekonomik getiriyi maliyet azaltımı üzerinden, toplayıcılığın ise doğrudan piyasa katılımı ve ticari işlem hacmi üzerinden yaratması sonucunu doğurmaktadır.
Buna karşılık toplayıcılık faaliyeti, özellikle küçük ölçekli tüketiciler ve/veya dağıtık üretim tesisleri adına talep tarafı katılımının organize edilmesi, portföyün bir havuz altında toplanması, esneklik kapasitesinin ticarete konu edilebilmesi ve dengeleme güç piyasasına katılımın kolaylaştırılması gibi işlevlere odaklanan hizmet niteliğinde bir faaliyettir. Dolayısıyla DSG sistem dengesini korumaya yönelik yükümlülük üstlenirken, toplayıcı daha çok talep tarafı katılımını ve esneklik hizmetlerini optimize eden bir arayüz işlevi görür. Bu fark, uygulamada sorumluluk zincirinin belirlenmesi, dengesizlik maliyetlerinin kime yansıtılacağı, PMUM işlemlerinin yürütülmesi ve EPİAŞ nezdindeki kayıt yükümlülüklerinin yönetimi bakımından kritik önem taşır. Bununla birlikte Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, aşırı piyasa yoğunlaşmasını önlemek amacıyla toplayıcı portföyleri için 2000 MW'lık bir üst sınır öngörmüştür; böylece geniş çaplı portföylerin rekabeti bozacak şekilde tek elde toplanmasının önüne geçmeyi amaçlamıştır.
- Sonuç
Sonuç olarak, DSG ve toplayıcılık mekanizmaları elektrik piyasasında farklı hukuki kimliklere, ekonomik motivasyonlara ve operasyonel işlevlere sahip iki ayrı yapıdır. DSG, dengesizliklerin grup bazında netleştirilmesi suretiyle maliyet etkinliği sağlamaya yönelik, tüzel kişiliği bulunmayan bir sorumluluk havuzu niteliğindedir ve DUY kapsamında belirlenen çerçevede DSGS'nin kamu otoritelerine karşı tek muhatap olduğu kapalı bir yapı olarak işler. Buna karşılık toplayıcılık, Kanun ve ilgili ikincil düzenlemeler doğrultusunda talep tarafı katılımının, dağıtık enerji kaynaklarının ve esneklik hizmetlerinin piyasa tarafından yönetilebilir hale getirilmesini amaçlayan, doğrudan ticari faaliyette bulunabilen bağımsız bir piyasa rolüdür. Son yıllarda hazırlanan düzenleme taslakları, sistem işletimi ve şebeke güvenliği açısından toplayıcılığın daha işlevsel bir araç olarak görüldüğünü ve DSG mekanizmasının uzun vadede sınırlanmasına yönelik bir politika eğilimi bulunduğunu göstermektedir. Bu nedenle Türk elektrik piyasasında önümüzdeki dönemin, DSG'nin operasyonel dengesizlik konsolidasyonundan ziyade, esneklik yönetimi ve talep tarafı katılımını merkeze alan toplayıcılık modeli etrafında şekillenmesi beklenmektedir.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.