ARTICLE
12 June 2026

7582 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla Yapılan Değişiklikler Hakkında

Türkiye’ye belirli şartlar altında yerleşen gerçek kişilerin yurt dışı kazanç ve iratlarına ilişkin gelir vergisi istisnası ile bağlantılı tamamlayıcı bir vergi avantajı sağlanmış,
Turkey Tax
Esenyel Partners are most popular:
  • within Criminal Law, Environment and Privacy topic(s)

4 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”) ile başta 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (“AATUHK”), 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu (“GVK”), 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu

(“VİVK”), 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu (“KVK”), 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu (“DYYK”), 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun (“Ar-Ge Kanunu”) ve 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu (“İFMK”) olmak üzere çeşitli kanunlarda önemli değişiklikler yapılmıştır.

Söz konusu değişiklikler özetle aşağıdaki gibidir:  

  • kamu borçlarında tecil süresi ve tecil edilebilecek miktarlar yükseltilmiş,
  • Türkiye’ye belirli şartlar altında yerleşen gerçek kişilerin yurt dışı kazanç ve iratlarına ilişkin gelir vergisi istisnası ile bağlantılı tamamlayıcı bir vergi avantajı sağlanmış,
  • teknogirişim şirketlerinde çalışanlara daha yüksek tutarda pay bazlı menfaat sağlanması vergisel açıdan daha avantajlı hale getirilmiş,
  • özellikle start-up ve scale-up niteliğindeki teknogirişim şirketlerinde çalışan bağlılığını ve pay bazlı teşvik modellerini destekleyen bir değişiklikler getirilmiş,
  • Türkiye’de yerleşmiş sayılmadan önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgâhı ve vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin, Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratları bakımından 20 yıl süreyle gelir vergisi istisnasından yararlanabilmesi öngörülmüş ve istisna kapsamındaki kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetlerin vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınmayacağına dair hüküm eklenmiş,
  • DYYK kapsamında tanımlanan nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerine ilişkin yeni bir gelir vergisi istisnası getirilmiş,
  • yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım-satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançların %95’inin kurum kazancından indirilebileceği düzenlenmiş,
  • nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyet gösteren kurumların, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’inin kurum kazancından indirilebileceği veTürkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratları bakımından 20 yıl süreyle gelir vergisi istisnasından yararlanabilmesi öngörülmüş,
  • üretim ve zirai üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlara uygulanacak kurumlar vergisi oranı yeniden belirlenmiş,
  • yurt içi asgari kurumlar vergisi düzenlemesinde dikkate alınacak indirim ve istisna kalemlerine ilişkin kapsam genişletilmiş,
  • gerçek ve tüzel kişilerce yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi mümkün kılınmış,
  • Varlık bildirimi kapsamında ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamayacak ve başka bir vergiden mahsup edilemeyeceği düzenlenmiş.

Aşağıda ilgili düzenlemelerin uygulama şart ve koşulları dikkatinize sunulur.  

6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da Yapılan Değişiklikler

  • Kanun ile öncelikle kamu alacaklarının teciline ilişkin AATUHK’un 48. maddesinde değişiklik yapılmıştır. Bu kapsamda, kamu alacaklarının tecilinde azami süre 36 aydan 72 aya çıkarılmış; ayrıca teminat aranmaksızın tecil edilebilecek tutar 50.000 TL’den 1.000.000 TL’ye yükseltilmiştir. Bu düzenleme, kamu borçlarının ödenmesinde zor durumda bulunan borçlular bakımından daha uzun vadeli ödeme imkânı ve daha yüksek tutarda teminatsız tecil kolaylığı sağlamaktadır. Bu değişilklik Resmi Gazete yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir.

7338 Sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

  • VİVK’nin 16. maddesinde yapılan değişiklik ile GVK’ye eklenen mükerrer 20/D maddesi kapsamındaki gelir vergisi istisnasından yararlanan kişiler bakımından özel bir veraset ve intikal vergisi oranı öngörülmüştür. Buna göre, söz konusu istisna için öngörülen süre içerisinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikallerinde vergi oranı %1 olarak uygulanacaktır. Bu düzenleme, Türkiye’ye belirli şartlar altında yerleşen gerçek kişilerin yurt dışı kazanç ve iratlarına ilişkin gelir vergisi istisnası ile bağlantılı tamamlayıcı bir vergi avantajı niteliğindedir. Bu madde Resmi Gazete yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

  • GVK’nin 17. maddesinde yapılan değişiklik ile hizmet erbabına pay senedi verilmek suretiyle sağlanan menfaatlerde uygulanan ücret istisnasının kapsamı genişletilmiştir. Söz konusu madde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen kriterleri taşıyan teknogirişim şirketleri tarafından hizmet erbabına bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerine ilişkin gelir vergisi istisnasını düzenlemektedir. Değişiklik ile istisna kapsamına alınabilecek menfaatin üst sınırı, hizmet erbabının ilgili yıldaki bir yıllık brüt ücret tutarından, ilgili yıldaki bir yıllık tutarın iki katına çıkarılmıştır. Bu suretle teknogirişim şirketlerinde çalışanlara daha yüksek tutarda pay bazlı menfaat sağlanması vergisel açıdan daha avantajlı hale getirilmiştir.  

Aynı madde kapsamında, hizmet erbabına verilen pay senetlerinin belirli süreler içinde elden çıkarılması halinde, daha önce istisna edilen verginin işverenden gecikme faiziyle birlikte tahsil edilmesine ilişkin süreler de kısaltılmıştır. Önceki düzenlemede üç tam yıl içinde elden çıkarma halinde istisna edilen verginin tamamı, dört ila altı yıl içinde elden çıkarma halinde %75’i, yedi ila on iki yıl içinde elden çıkarma halinde ise %25’i işverenden tahsil edilmekteydi. Yeni düzenleme ile bu süreler sırasıyla iki tam yıl, üç ila dört yıl ve beş ila altı yıl olarak belirlenmiştir. Düzenlemeye göre, pay senetlerinin iktisap tarihinden itibaren iki tam yıl içinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı, üç ila dört yıl içinde elden çıkarılması halinde %75’i, beş ila altı yıl içinde elden çıkarılması halinde ise %25’i, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte işverenden tahsil edilecektir. Bu düzenleme, özellikle start-up ve scale-up niteliğindeki teknogirişim şirketlerinde çalışan bağlılığını ve pay bazlı teşvik modellerini destekleyen bir değişiklik olarak değerlendirilmektedir. Bu değişiklik Resmi Gazete yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir.

  • GVK’ye eklenen mükerrer 20/D maddesi ile Türkiye’de yerleşmiş sayılmadan önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgâhı ve vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin, Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratları bakımından 20 yıl süreyle gelir vergisi istisnasından yararlanabilmesi öngörülmüştür. Bu kapsamda, söz konusu kişiler tarafından Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratlar için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecek; diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecektir.
  • Bununla birlikte, istisna kapsamındaki kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetlerin vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınmayacağı; ayrıca bu istisna kapsamındaki kazanç ve iratlar nedeniyle yabancı ülkelerde ödenen vergilerin, Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilemeyeceği düzenlenmiştir. İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının sonradan tespit edilmesi halinde ise tahakkuk ettirilmeyen vergiler vergi ziyaına uğramış sayılacaktır. Bu değişiklik, 1/1/2026 tarihinden itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
  • GVK’nin 23. maddesinde yapılan değişiklik ile DYYK kapsamında tanımlanan nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerine ilişkin yeni bir gelir vergisi istisnası getirilmiştir. Buna göre, nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna tutulacaktır. 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan ve bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri ile İstanbul Finans Merkezi’nde katılımcı belgesi alarak faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri bakımından ise bu sınır brüt asgari ücretin beş katı olarak uygulanacaktır. Cumhurbaşkanı, söz konusu üç ve beş kat tutarlarını birlikte veya ayrı ayrı bir kata kadar indirmeye ve iki katına kadar artırmaya yetkili kılınmıştır. Bu değişiklik Resmi Gazete yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir.

4875 Sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

  • DYYK’ye eklenen düzenleme ile “nitelikli hizmet merkezi” kavramı mevzuata kazandırılmıştır. Buna göre, en az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren ilişkili şirket veya şirketler topluluğuna hizmet sunmak üzere kurulan ve yıllık hasılatının en az %80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden veya şirketler topluluğundan elde eden sermaye şirketleri nitelikli hizmet merkezi olarak tanımlanmıştır. Bu merkezlerin; finansal danışmanlık, stratejik yönetim danışmanlığı, risk yönetimi, bütçeleme, finansal raporlama, denetim, dijital dönüşüm, teknoloji danışmanlığı, yatırım ve veri analizi, hukuk danışmanlığı, marka yönetimi, insan kaynakları, eğitim, satış, satış sonrası destek, teknik destek, Ar-Ge koordinasyonu ve benzeri grup içi hizmetleri sunabileceği düzenlenmiştir. Türk hukukuna veya yurt içi faaliyetlere yönelik hukuk danışmanlığı hizmetlerinin ise yalnızca 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında hizmet verebilecek avukat veya avukat ortaklığından alınabileceği belirtilmiştir. Bu hizmetleri doğrudan ifa eden ve destek personeli dışında kalan çalışanlar ise “nitelikli hizmet personeli” olarak kabul edilmiştir. Bu değişiklik Resmi Gazete yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir.

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

  • KVK’nin 10. maddesinde yapılan değişiklik ile yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım-satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançların %95’inin kurum kazancından indirilebileceği düzenlenmiştir. 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan ve bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgeleri ile İFMK hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesi’nde faaliyette bulunan kurumlar bakımından bu oran %100 olarak uygulanacaktır. Bu indirimden yararlanılabilmesi için kazancın, elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması ve aracılık faaliyetine konu malların satıcısı ile alıcısının Türkiye’de bulunmaması gerekmektedir. Cumhurbaşkanı, söz konusu oranları sıfıra kadar indirmeye ve %100’e kadar artırmaya yetkilidir.
  • Aynı maddeye eklenen yeni bent ile nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyet gösteren kurumların, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’inin kurum kazancından indirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Endüstri bölgeleri kapsamında kurulan ve Cumhurbaşkanınca uygun bulunan bölgelerde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri ile İstanbul Finans Merkezi Bölgesi’nde katılımcı belgesi alarak nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyet gösteren kurumlar bakımından bu oran %100 olarak uygulanacaktır. Söz konusu indirim, kazancın ilgili hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, nitelikli hizmet merkezinin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren 20 hesap dönemi boyunca uygulanacaktır. Cumhurbaşkanı, bu oranları %50’ye kadar indirmeye ve %100’e kadar artırmaya yetkilidir. Bu değişiklik, 1/7/2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
  • KVK’nin 32. maddesinde yapılan değişiklik ile üretim ve zirai üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlara uygulanacak kurumlar vergisi oranı yeniden belirlenmiştir. Buna göre, sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları bakımından kurumlar vergisi oranı %12,5 olarak uygulanacaktır. Ayrıca bu kapsamda indirimli orandan faydalanılan kazançlar için KVK’nin 32. maddesinin yedinci fıkrası kapsamında ayrıca indirim uygulanmayacaktır. Bu düzenleme, 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara uygulanacaktır. Bu değişiklik, 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara, özel hesap dönemine tabi olan kurumların ise 2027 takvim yılında başlayan özel hesap dönemi ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
  • KVK’nin 32/C maddesinde yapılan değişiklik ile yurt içi asgari kurumlar vergisi düzenlemesinde dikkate alınacak indirim ve istisna kalemlerine ilişkin kapsam genişletilmiştir. Bu kapsamda, KVK’nin 10. maddesinin birinci fıkrasının daha önce yalnızca belirli bentlerine yapılan atıf, yeni eklenen transit ticaret ve nitelikli hizmet merkezi indirimlerini de kapsayacak şekilde değiştirilmiştir. Ayrıca İFMK’nin 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan kazanç indirimi de yurt içi asgari kurumlar vergisi bakımından dikkate alınacak kalemler arasına eklenmiştir. Bu değişiklik, 1/7/2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir
  • KVK’nin eklenen geçici 19. madde ile yeni bir varlık bildirimi düzenlemesi getirilmiştir. Bu kapsamda, gerçek ve tüzel kişilerce yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi mümkün kılınmıştır. Bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda bildirimi yapanlar adına açılan hesaplara transfer edilmesi veya yurt dışından fiziki olarak getirilen varlıkların bu hesaplara yatırılması gerekmektedir. Fiziki olarak yurt dışından getirilen varlıkların yurda getirildiği, Gümrük İdaresine yapılacak beyana ilişkin belgelerle tevsik edilecektir.
  • Ayrıca gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının da 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi mümkündür. Bu varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunludur. Bildirilen varlıkların, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler tarafından bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilmesi gerekecektir. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler bakımından bu varlıklar için pasifte özel fon hesabı açılacak; söz konusu fon hesabı bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemeyecek, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacaktır.
  • Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan kişiler de yurt dışındaki varlıklarını süresi içinde Türkiye’ye getirmeleri veya yurt içindeki varlıklarını bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırmak suretiyle tevsik etmeleri halinde, söz konusu düzenlemeden yararlanabilecektir. Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden %5 oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edip ödeyecektir. Bununla birlikte, bildirilen varlığın vadeli hesaplarda, devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında belirli sürelerle tutulacağının taahhüt edilmesi halinde vergi oranı; taahhüt edilen süreye göre %0 ila %4 arasında değişecektir. 1 Ocak 2027 tarihinden 31 Temmuz 2027 tarihine kadar yapılacak bildirimlerde ise bu oranlara yarım puan artırım uygulanacaktır.
  • Varlık bildirimi kapsamında ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamayacak ve başka bir vergiden mahsup edilemeyecektir. Bildirime konu edilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar da gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir. Düzenlemede öngörülen şartlara uyulması kaydıyla, bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Ancak bildirilen varlıkların süresinde Türkiye’ye getirilmemesi veya ilgili hesaplara transfer edilmemesi, yurt içindeki varlıkların süresinde banka ya da aracı kurumlara yatırılmaması, tahakkuk eden vergilerin süresinde ödenmemesi, verilen taahhütlere uyulmaması veya maddede öngörülen diğer şartların yerine getirilmemesi halinde bu korumadan yararlanılamayacaktır. Bildirim süresi sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin düzeltme yapılamayacaktır. Bu değişiklik Resmi Gazete yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir.

5746 Sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun’da Yapılan

Değişiklikler

  • Ar-Ge Kanunu’nda yapılan değişiklik ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilen teknogirişim rozetine sahip halka açık olmayan şirketlerin, paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayanarak yapacakları şarta bağlı sermaye artırımlarında Türk Ticaret Kanunu’nun şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda yer alan şirketlerin şarta bağlı sermaye artırımlarına ilişkin usul ve esaslar, Ticaret Bakanlığının görüşü alınarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenecektir. Bu düzenleme, özellikle teknogirişim şirketlerinin yatırım alma süreçlerinde kullanılan paya dönüştürülebilir borç sözleşmeleri bakımından özel bir sermaye artırımı rejimi oluşturması nedeniyle önem taşımaktadır.
  • Aynı Kanun kapsamında ayrıca, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında kuluçka girişimcisi olmaya hak kazanmış girişimciler tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenecek dijital şirket tanımına uygun olarak kurulan ve işletilen şirketlerin, kuruluş tarihinden itibaren üç yıla kadar 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 24. maddesinde tanımlı ücret ve aidat ödemelerinden muaf tutulacağı düzenlenmiştir. Bu düzenleme, erken aşama teknoloji girişimlerinin kuruluş ve faaliyet dönemindeki mali yüklerinin azaltılmasına yönelik bir teşvik niteliğindedir. Bu değişiklik Resmi Gazete yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir.

7412 Sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

  • İFMK’de yapılan değişiklik ile 6. maddede yer alan “katılımcı belgesi almış finansal kuruluşların” ibaresi “katılımcıların” şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklikle, ilgili istisna düzenlemesinin kapsamı yalnızca finansal kuruluşlarla sınırlı olmaktan çıkarılarak İstanbul Finans Merkezi katılımcıları bakımından genişletilmiştir. Ayrıca nitelikli hizmet merkezlerinin bu istisnadan yararlanan personeline, GVK’nin 23. maddesinin birinci fıkrasının 20 numaralı bendinde yer alan nitelikli hizmet personeli ücret istisnasının ayrıca uygulanmayacağı düzenlenmiştir. Bu hüküm, aynı personele ilişkin mükerrer gelir vergisi istisnası uygulanmasının önüne geçmeyi amaçlamaktadır.
  • İFMK’nin geçici 1. maddesinde yapılan değişiklik ile bazı geçiş süreleri de uzatılmıştır. Bu kapsamda, ilgili maddede yer alan 2031 yılı ibaresi 2047 olarak değiştirilmiş; beş yıllık süre ise yirmi yıl olarak yeniden belirlenmiştir. Bu düzenleme, İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren veya faaliyet göstermeyi planlayan katılımcılar bakımından teşviklerden yararlanma süresinin önemli ölçüde uzatılması anlamına gelmektedir. Bu değişiklik Resmi Gazete yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Sonuç olarak 7582 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeler, özellikle kamu borcu bulunan mükellefler, teknogirişim şirketleri ve bu şirketlerin çalışanları, Türkiye’ye yerleşen gerçek kişiler, yabancı sermayeli grup şirketleri, Türkiye’de bölgesel veya grup içi hizmet merkezi kurmayı planlayan şirketler, İstanbul Finans Merkezi katılımcıları, üretim ve zirai üretim faaliyeti yürüten kurumlar, yurt dışı varlıkları bulunan gerçek ve tüzel kişiler ile teknoloji girişimleri bakımından önemli sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Bu nedenle şirketlerin faaliyet alanları, mevcut organizasyon yapıları, yurt dışı bağlantılı gelirleri, teşviklerden yararlanma koşulları, çalışanlara sağlanan pay bazlı menfaatler ve vergi planlamaları özelinde ayrıca değerlendirme yapılması faydalı olacaktır.

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

See More Popular Content From

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More