- within Corporate/Commercial Law topic(s)
- in Australia
- with readers working within the Media & Information industries
- within Corporate/Commercial Law, Immigration and Technology topic(s)
Türkiye'de iş yapmak, yerli ve yabancı yatırımcılar için önemli fırsatlar sunmaktadır. Doğru şirket türünün seçilmesinden bağlayıcı sözleşmelerin hazırlanmasına, mevzuata uyumdan ticari uyuşmazlıkların çözümüne kadar yatırım sürecinin her aşaması, Türkiye'deki ticaret hukuku kurallarının doğru şekilde anlaşılmasını gerektirir. Türk hukuk sistemi kapsamlı düzenlenmiş olduğundan; müdür atanması, çalışan istihdam edilmesi veya tedarikçi sözleşmesi yapılması gibi basit görünen kararlar bile uzun vadeli hukuki ve mali sonuçlar doğurabilir. Pek çok yabancı girişimci için asıl zorluk, iş ortamının kendisinden ziyade Türkiye'de ticari işletme hukukunun uygulamada nasıl işlediğini anlamaktır.
Bu nedenle, yerli ve yabancı şirketler çoğunlukla Türkiye'de ticaret hukuku alanında danışmanlık alarak faaliyetlerinin hukuka uygun ve güvenli şekilde yürütülmesini sağlamaya çalışır. Türkiye'de şirket kurmak istiyor, mevcut bir işletmeyi genişletiyor veya bir uyuşmazlıkla ilgileniyor olun; Türkiye'de deneyimli bir ticaret avukatı veya köklü bir uzman hukuk bürosu ile çalışmak riski önemli ölçüde azaltır. Profesyonel hukuki destek, yatırımcıların sık yapılan hatalardan kaçınmasını, mevzuatı doğru yorumlamasını ve ticari menfaatlerini en başından itibaren korumasını sağlar. Bu rehber, Türkiye'de iş hukuku ve ticaret hukukunun temel prensiplerini, yabancı yatırımcıların sık karşılaştığı hukuki sorunları ve Türkiye'de şirketler hukuku alanında uzman danışmanların yatırım sürecine nasıl katkı sağladığını açıklamaktadır.
Türkiye'de Ticaret Hukukunu Anlamak
Türkiye'de ticari faaliyetler; şirketlerin nasıl kurulacağı, yönetileceği ve şirket müdürünün sorumluluğu konularına ilişkin açık kurallar içeren yapılandırılmış bir hukuk sistemi tarafından şekillendirilir. Yabancı yatırımcılar çoğu zaman hukuki ortamın kendi ülkelerindeki sisteme benzeyeceğini varsayar; ancak Türk ticaret hukuku, kendine özgü kavramlara, prosedürlere ve uyulması zorunlu emredici hükümlere sahiptir. Bu temel yapıyı anlamak; yatırımı korumak, uyuşmazlıkları önlemek ve günlük operasyonların mevzuata uygun şekilde yürütülmesini sağlamak açısından kritik öneme sahiptir. Bu aşamada birçok şirket, ticaret hukuku avukatı desteğine ya da Türkiye'de ticaret hukuku danışmanlığı sunan hukuk bürolarına ihtiyaç duyar.
Türk Ticaret Hukukunun Kapsamı Nedir?
Türkiye'nin hukuk sistemi; şirket kuruluşundan ticari sözleşmelere, yatırımcı haklarının korunmasından ticari faaliyetlerin düzenlenmesine kadar geniş bir çerçeve sunar. Türk ticaret hukukunun temelini, Türk Ticaret Kanunu (TTK), Türk Borçlar Kanunu, iş hukuku mevzuatı, vergi düzenlemeleri, kişisel verilerin korunması kuralları ve çeşitli sektörlere özgü kanunlar oluşturur. Bu düzenlemeler; şirketlerin nasıl kurulacağı, ortakların ve yöneticilerin hangi yükümlülüklere tabi olduğu, sözleşmelerin nasıl kurulacağı ve uyuşmazlıkların nasıl çözüleceği konularında kapsamlı kurallar içerir. Yabancı yatırımcılar için bu yapıyı doğru anlamak, hem uyum süreçlerinin eksiksiz yürütülmesi hem de ticari istikrarın korunması adına zorunludur.
Birçok ülkede iş hukuku düzenlemeleri parçalı haldeyken, Türk ticaret hukuku şirket yönetimini, ticari işlemleri ve sözleşme ilişkilerini uyumlu bir sistem içinde birleştirir. Bu nedenle, ortak girişim sözleşmeleri, distribütörlük anlaşmaları, franchise sözleşmeleri veya teknoloji transferi gibi uluslararası işlemler dahi Türk hukukunun emredici hükümlerine uygun şekilde hazırlanmalıdır. Bu noktada, Türkiye'de şirketler hukuku ve ticaret hukuku alanında uzman avukatlardan destek almak büyük önem taşır; zira yerel uygulamalar, piyasa pratikleri ve yasal gereklilikler çoğu zaman yabancı hukuk sistemlerinden önemli ölçüde farklılık gösterir.
Şirketler İçin Temel Hukuki İlkeler
Yatırımcılar, Türkiye'de genellikle %100 yabancı ortaklık oranına izin verilmesi, yerel bir ortak zorunluluğunun bulunmaması ve çoğu ticari faaliyetin limited şirket veya anonim şirket üzerinden yürütülebilmesi sayesinde yatırım dostu bir ortamdan yararlanır. Bununla birlikte, lisans süreçleri, çalışma mevzuatı, vergisel yükümlülükler ve sektöre özel uyum kuralları söz konusu olduğunda hukuki çerçeve teknik ve ayrıntılıdır. Bu kuralların yanlış yorumlanması; idari para cezalarına, geçersiz sözleşmelere veya uzun vadeli hukuki sorumluluklara yol açabilir.
Bu nedenle birçok yatırımcı, pazara girmeden önce dahi Türkiye'de bir ticaret avukatı veya kurumsal hizmet sunan bir uzman hukuk bürosu ile çalışmayı tercih eder. Sözleşmelerin geçerliliğinin incelenmesi, ortakların korunmasına ilişkin hükümlerin değerlendirilmesi veya sektör bazlı uyum kurallarının kontrol edilmesi gibi erken aşama hukuki incelemeler, gelecekte ortaya çıkabilecek maliyetli uyuşmazlıkların önüne geçer. Benzer şekilde, Türkiye'de faaliyet gösteren çok uluslu şirketler, operasyonlarının hem Türk mevzuatına hem de uluslararası standartlara uygun ilerlemesi için çoğu zaman uluslararası nitelikte çalışan ticaret hukuku danışmanlarından destek alır. Bu iki katmanlı yaklaşım, yatırım güvenliğinin korunması, kurumsal yönetimin güçlendirilmesi ve uzun vadeli operasyonel başarı için kritik öneme sahiptir.
Türk Hukukuna Göre Şirket Kurulumu ve Faaliyet Gösterme
Türkiye'de şirket kurmak, yalnızca kuruluş belgelerinin tamamlanması anlamına gelmez; şirketlerin nasıl kurulacağı, yönetileceği ve faaliyet göstereceği konularında belirlenmiş hukuki kuralların ayrıntılı şekilde anlaşılmasını gerektirir. Şirket türünün belirlenmesinden iç yönerge ve sözleşmelerin hazırlanmasına kadar her karar, uzun vadeli hukuki ve mali sonuçlar doğurur. Türk ticari uygulamalarına aşina olmayan yabancı yatırımcılar, bu gerekliliklerin günlük operasyonlara, ortak ilişkilerine ve uyum süreçlerine etkisini çoğu zaman hafife alır. Bu nedenle birçok işletme, kuruluş aşamasından itibaren ve ticari faaliyetleri boyunca Türkiye'de ticaret hukuku avukatı ile çalışarak kararlarını Türk ticaret hukuku çerçevesine uygun şekilde verir.
Doğru Şirket Türünü Seçmek
Türk pazarına giren yabancı yatırımcıların karşısına genellikle dört seçenek çıkar: Limited Şirket (LLC), Anonim Şirket (JSC), Şube veya İrtibat Bürosu. Her yapının kendine özgü avantajları bulunsa da; esnek hisse yapısı, yönetim kolaylığı ve daha düşük sermaye gereksinimleri nedeniyle en çok tercih edilen model Limited Şirkettir. Anonim Şirketler ise daha büyük yatırımlar, halka arz planlanan projeler veya çok hissedarlı yapılarda öne çıkar. Şubeler, yabancı şirketin Türkiye'de doğrudan ticari faaliyette bulunmasına imkân tanırken, irtibat büroları yalnızca ticari nitelikte olmayan araştırma, pazar analizi ve koordinasyon gibi faaliyetlerde bulunabilir.
İlginizi çekebilir: Türkiye'de limited şirket kurmak
Başlangıçta doğru yapının seçilmesi son derece önemlidir; çünkü bu seçim, şirketin sorumluluklarını, vergisel yükümlülüklerini, yönetim yapısını ve gelecekteki yatırım planlarını doğrudan etkiler. Bu karar yalnızca maliyet veya pratiklik üzerinden verilmemelidir. Pek çok yabancı yatırımcı, her yapının Türk şirketler hukuku kapsamında nasıl işlediğini, ortaklık yapılarının nasıl düzenlendiğini ve ileride ortaya çıkabilecek riskleri anlamak için Türkiye'de deneyimli bir ticaret avukatına danışır. Bu sayede kar dağıtımı, ortak çıkışı, yönetim kurulu sorumlulukları gibi kritik konularda ileride yaşanabilecek uyuşmazlıkların önüne geçilir.
İlginizi çekebilir: Türkiye'de anonim şirket kurmak
Kurumsal Yönetim ve Hissedar Hakları
Şirket kuruluş işlemleri tamamlandıktan sonra, Türk ticaret hukuku şirketin nasıl yönetileceğine ilişkin açık kurallar öngörür. Limited şirketler müdürler aracılığıyla yönetilirken anonim şirketlerde yönetim kurulu görev yapar. Bu organların temsil yetkisine, karar alma süreçlerine, kayıt tutma yükümlülüklerine ve şirket menfaatlerine uygun hareket etmeye ilişkin yasal sorumlulukları bulunmaktadır. Bu yükümlülüklere uyulmaması durumunda yöneticilerin şahsi sorumluluğu, idari yaptırımlar veya ortaklar arasında uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir.
Hissedar hakları, oy kullanma usulleri ve pay devri süreçleri de Türk Ticaret Kanunu tarafından düzenlenmiştir. Uygulamada birçok yabancı yatırımcı, yalnızca hissedar sözleşmelerinin ortaklar arasındaki ilişkiyi düzenlemeye yeterli olduğunu düşünür; ancak bu sözleşmelerin geçerli olabilmesi için Türk hukukunun emredici kurallarına uygun olması şarttır. Bu nedenle özellikle yeniden yapılanma süreçlerinde, ortak çıkışlarında veya sermaye artırımlarında yabancı şirketlerin Türkiye'de şirketler hukuku ve ticaret hukuku danışmanlığı almasında büyük fayda vardır.
Türk Ticaret Hukukunda Temel Sözleşmeler
Türkiye'de ticari ilişkiler büyük ölçüde yazılı sözleşmelere dayanır. Distribütörlük anlaşmaları, franchise sözleşmeleri, tedarikçi sözleşmeleri, kira sözleşmeleri veya iş sözleşmeleri gibi tüm ticari belgelerin içeriği ve yapısı, geçerli olabilmesi için Türk hukukuna uygun olmalıdır. Birçok yabancı hukuk sisteminde sıkça kullanılan ceza koşulları, sorumluluk sınırlamaları veya rekabet yasağı hükümleri, Türk mevzuatında farklı şekilde yorumlanır ve bazı durumlarda sınırlandırılır.
Düzgün hazırlanmış sözleşmeler, uyuşmazlık riskini azaltır ve bir anlaşmazlık çıktığında şirketin güçlü hukuki dayanaklara sahip olmasını sağlar. Bu nedenle yabancı yatırımcılar, özellikle uzun süreli ticari ilişkileri veya yüksek mali yükümlülükleri düzenleyen sözleşmelerde Türkiye'de deneyimli bir ticaret avukatı ile çalışma gereği duyar.
Türk Ticaret Hukukunda Hukuki Riskler ve Yaygın Uyuşmazlıklar
Türkiye'de ticari faaliyetler, özellikle sözleşmeler, iç yönetim mekanizmaları veya uyum yükümlülükleri uygun şekilde yürütülmediğinde şirketleri çeşitli hukuki risklere maruz bırakabilir. Uyuşmazlıklar çoğu zaman ödenmeyen borçlar, sözleşmenin ihlali, ortaklar arası anlaşmazlıklar veya belirsiz sözleşme hükümlerinden kaynaklanır. Yerli ve yabancı yatırımcılar açısından asıl zorluk, Türk mahkemelerinin ticari ilişkileri nasıl yorumladığını ve hakların korunması için hangi adımların atılması gerektiğini bilmektir. Zamanında hukuki destek alınmaması, finansal kayıplara, operasyonel aksamalara veya uzun süren dava süreçlerine neden olabilir. Bu sebeple birçok şirket, riskleri azaltmak ve sorunlar ortaya çıktığında etkili biçimde hareket edebilmek adına Türkiye'de ticaret hukuku avukatı veya uluslararası nitelikte hizmet veren uzman hukuk büroları ile çalışmayı tercih eder.
Ticari Uyuşmazlıklar ve Dava Süreçleri
Hem yerel hem yabancı şirketlerin en sık karşılaştığı sorunlardan biri ticari uyuşmazlıklardır. Bu uyuşmazlıklar genellikle ödenmeyen faturalar, ayıplı mallar, söz verilen işin yerine getirilmemesi veya geç yerine getirilmesi ya da sözleşme ihlalleri gibi nedenlerden kaynaklanır. Türkiye'de ticari davalar sıkı usul kurallarına tabidir; sürelerin kaçırılması veya eksik belge sunulması davanın sonucunu önemli ölçüde etkileyebilir. Mahkemeler, tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini net şekilde ortaya koyan deliller talep eder; bu nedenle doğru hazırlanmış sözleşmeler uyuşmazlıkların önlenmesinde kritik bir rol oynar.
Bir uyuşmazlık büyüdüğünde şirketler genellikle ticaret mahkemelerinde dava açar veya uygun olduğu durumlarda tahkime başvurur. Tahkim, daha hızlı ve uzmanlaşmış bir çözüm yolu sunabilse de uygulanabilirliği ve uygunluğu dikkatle değerlendirilmelidir. Bu süreçte Türkiye'de ticaret hukuku konusunda uzman bir avukatın rehberliği; dava hazırlığı, uzlaşma seçeneklerinin değerlendirilmesi ve risk analizinin yapılması açısından büyük önem taşır.
Şirket ve Hissedar Uyuşmazlıkları
Ortaklar arasında yaşanan anlaşmazlıklar, özellikle görev ve sorumlulukların baştan net şekilde belirlenmediği şirketlerde sık karşılaşılan bir uyuşmazlık türüdür. Yönetim kararları, kâr dağıtımı, sermaye artırımları, pay devri süreçleri veya yöneticilerin yetki aşımı iddiaları bu tür anlaşmazlıkların başlıca sebepleridir. Türk Ticaret Kanunu; hissedar haklarına, azınlık ortakların korunmasına ve yöneticilerin şirket menfaatlerine aykırı davranması halinde başvurulabilecek hukuki yollara ilişkin ayrıntılı hükümler içerir.
Yabancı yatırımcılar, çoğu zaman kendi ülkelerinin hukukuna göre hazırlanan hissedar sözleşmeleri ile Türk hukukunun emredici hükümlerinin çatıştığını fark etmez. Bu tür durumlarda Türk mahkemeleri öncelikli olarak Türk hukukunu uygular; bu da sistemi bilmeyen yatırımcılar için beklenmeyen sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle yabancı ortaklı şirketlerin büyük bölümü, yönetim belgelerinin Türk hukukuna uygun hazırlanması ve ortaklar arasında uyuşmazlık çıktığında hızlı ve etkili aksiyon alınması için Türkiye'de ticaret hukuku alanında uzman avukatlardan destek alır.
Şirketler İçin Alacak Tahsili ve İcra Süreçleri
Ödenmeyen borçlar, Türkiye'deki ticari uyuşmazlıkların önemli bir bölümünü oluşturur. Türk icra sistemi, alacaklıların mahkeme kararı almadan ilamsız icra takibi başlatmasına imkân tanıdığı için hızlı alacak tahsili arayan şirketlere önemli bir avantaj sağlar. Ancak sistemin kendine özgü süreleri, itiraz prosedürleri, malvarlığı haciz kuralları ve yabancı belgeler için geçerli şekil şartları bulunmaktadır.
Şirketlerin en sık karşılaştığı sorunlar; hatalı düzenlenmiş faturalar, eksik teslim belgeleri veya Türk hukukuna uygun şekilde hazırlanmayan sözleşmelerdir. Bu tür eksiklikler ortaya çıktığında alacak tahsili beklenenden çok daha karmaşık hâle gelebilir. Bu nedenle icra sürecinde Türkiye'de deneyimli bir ticaret avukatı ile çalışmak büyük önem taşır. Avukat, doğru takip yolunun belirlenmesini, gerekli ihtiyati tedbirlerin alınmasını ve alacaklının haklarının süreç boyunca etkin biçimde korunmasını sağlar.
Yabancı Mahkeme Kararlarının Türkiye'de Uygulanması
Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı şirketler, çoğu zaman kendi ülkelerinde alınmış mahkeme kararlarına dayanarak alacak tahsili yapmak ister. Ancak bu kararlar Türkiye'de doğrudan icra edilemez; öncelikle tanıma ve tenfiz davası açılması gerekir. Bu süreç, MÖHUK (5718 sayılı Kanun) kapsamında teknik bir prosedürdür ve belgelerdeki en küçük bir hata veya tercüme eksikliği dahi sürecin gecikmesine veya kararın reddine sebep olabilir.
Bu nedenle, yabancı bir mahkeme kararına dayanarak alacak tahsil etmek isteyen yatırımcıların öncelikle bu kararın Türkiye'de nasıl icra kabiliyeti kazanacağını anlaması gerekir. Bu konuda ayrıntılı bilgiler, web sitemizde yer alan "Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi" başlıklı makalemizde sunulmuştur; makalede sürecin tüm aşamaları ve gerekli belgeler detaylı şekilde açıklanmaktadır.
Yabancı Hakem Kararlarının Türkiye'de Enformenti
Uluslararası ticari uyuşmazlıkların önemli bir bölümü tahkim yoluyla çözülmektedir ve yabancı hakem kararları, New York Sözleşmesi ve Türk hukukunun öngördüğü şartlar sağlandığı takdirde Türkiye'de icra edilebilir. Lehine hakem kararı bulunan ve borçlusu veya borçlunun malvarlığı Türkiye'de bulunan şirketlerin, haciz işlemlerine geçmeden önce Türk mahkemelerinden tenfiz kararı alması zorunludur. Tenfiz süreci; usulüne uygun tercümeleri, kararın kesinleşmesine ilişkin belgeleri ve hakem dosyasının usule uygun sunulmasını gerektiren sıkı bir prosedüre tabidir.
Yabancı hakem kararlarını Türkiye'de icra etmek isteyen şirketler, ayrıntılı bilgi için "Yabancı Hakem Kararlarının Tenfizi" başlıklı rehberimizi inceleyebilir; ilgili yazıda Türk mahkemelerinin uyguladığı hukuki standartlar ayrıntılı şekilde açıklanmaktadır.
Türkiye'de Ticaret Avukatının Yatırımcılara Sağladığı Destek
Türk pazarına giren yatırımcılar, hukuki detayların günlük iş süreçlerini ne kadar etkilediğini çoğu zaman gözden kaçırır. Sözleşme hazırlanmasından mevzuata uyuma, ihtilafların önlenmesinden resmi bildirimlere kadar uzanan geniş bir alanda Türk hukukuna uyum zorunludur. Türkiye'de ticaret hukuku avukatı, yabancı yatırımcılara hukuki yükümlülüklerini anlamalarında, riskleri öngörmelerinde ve uzun vadeli ticari istikrar sağlayacak kararlar almalarında kritik bir rol oynar. Birçok uluslararası şirket ayrıca, yerel operasyonlarını küresel standartlarla uyumlu hâle getirmek için uluslararası deneyime sahip uzman hukuk büroları ile çalışmayı tercih eder.
Şirketler İçin Süreklilik Arz Eden Hukuki Destek
Bir şirket Türkiye'de faaliyete başladıktan sonra sürekli hukuki danışmanlık ihtiyacı ortaya çıkar. İşveren–çalışan ilişkilerinin yönetimi, tedarikçi ve müşteri sözleşmeleri, vergi değişikliklerine uyum, yönetim kurulu veya genel kurul kararlarının hazırlanması ve resmi kurumlarla yazışmalar gibi konular düzenli takip gerektirir. Hizmet sözleşmesindeki hatalı bir hüküm veya ticaret siciline geç yapılan bir bildirim dahi ciddi hukuki ve mali sonuçlar doğurabilir.
Deneyimli bir ticaret avukatı, sözleşmelerin gözden geçirilmesi, şirket içi belgelerin güncellenmesi, uyum süreçlerinin takip edilmesi ve sorunlar büyümeden önce hukuki yol gösterilmesi gibi konularda şirketlere düzenli destek sağlar. Bu süreklilik özellikle yabancı yatırımcılar için önemli olup, operasyonlarının her aşamasında Türk ticaret hukuku ayrıntılarını bizzat öğrenmek zorunda kalmadan sağlıklı bir şekilde ilerleme imkânı sunar.
Mahkemeler ve Resmi Makamlar Nezdinde Temsil
Bir hukuki sorun ortaya çıktığında hızlı ve doğru şekilde hareket etmek kritik önem taşır. Bir şirketin dava açması, kendisine yöneltilen bir talebe yanıt vermesi, idari bir cezaya itiraz etmesi veya hissedarlar arasındaki bir anlaşmazlığı çözmesi gerekebilir. Bu tür durumlarda yabancı şirketler, mahkemeler, icra daireleri, vergi daireleri, iş müfettişleri veya ticaret sicili gibi kurumlar nezdinde temsil sağlayabilecek bir Türkiye'de ticaret avukatı veya uzman hukuk bürosu ile çalışır.
Temsil yalnızca dava süreçleriyle sınırlı değildir. Pek çok işletme, resmi denetimler, mevzuata uyum kontrolleri veya sözleşme müzakereleri sırasında da hukuki desteğe ihtiyaç duyar. Hukuki danışmanın sürece erken aşamada dâhil olması; sorunların ihtilafa dönüşmesini engeller ve şirketin resmi işlemlerdeki pozisyonunun doğru şekilde ortaya konmasını sağlar.
İlgili makale: Türkiye'de Avukat Bulundurma Zorunluluğu
Uzun Vadeli Hukuki Rehberlik ve Risk Önleme
Yabancı yatırımcılar için öngörülebilirlik son derece değerlidir; özellikle de ticari kararların hukuki kuralların nasıl yorumlandığına bağlı olduğu bir düzende. Sürekli hukuki danışmanlık alan bir şirket, uyuşmazlıkları daha kolay önler, kurumsal yapısını doğru şekilde sürdürür ve faaliyetlerini Türk hukukuna uygun biçimde yürütür. Süreklilik arz eden bu destek sayesinde şirketler büyüme planlarını, yeniden yapılanma süreçlerini, ortaklık değişikliklerini veya lisans gerektiren yeni sektör girişlerini daha sağlıklı bir zemine oturtabilir.
Bu nedenle birçok işletme, Türkiye'de ticaret hukuku danışmanları ile uzun vadeli çalışma tercih eder. Böylece faaliyetlerin mevzuata uygun kalması, sözleşmelerin güncel düzenlemelere göre revize edilmesi ve şirket içi prosedürlerin en iyi uygulamalara göre düzenlenmesi sağlanır. Yabancı ortaklı şirketler açısından bu yaklaşım büyük bir güvence sunar: hukuki sorunlar büyümeden çözümlenir, riskler doğru yönetilir ve kararlar yargı sistemine özgü doğru bilgiler ışığında alınır.
Türkiye'de İş Yapacak Yatırımcılar İçin Pratik Öneriler
Yatırımcılar, en sık karşılaşılan hukuki ve operasyonel sorunların çoğundan, sürecin başında bilinçli adımlar atarak kaçınabilir. Sözleşmelerin Türk hukukuna göre nasıl işlediğini anlamak, hangi faaliyetler için lisans gerektiğini bilmek ve denetim mekanizmalarına hazırlıklı olmak şirketlere sağlam bir başlangıç sağlar. Hazırlıklı şirketler için Türkiye'de iş yapmak oldukça verimli ve öngörülebilir olsa da, yerel prosedürlere aşina olmayanlar için gereksiz gecikmeler veya uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir. Bu nedenle birçok yabancı şirket, ticari faaliyetlerinin ilk aşamalarında Türkiye'de ticaret hukuku avukatı ile çalışarak tüm kararlarını hukuki zemine oturtur.
Pazara Girmeden Önce
Yatırımcılar, Türkiye'de hukuki varlık oluşturmadan önce kapsamlı bir ön değerlendirme yaparak önemli ölçüde avantaj elde eder. İlk hukuki inceleme sayesinde seçilen şirket yapısının uygunluğu, hangi lisansların gerektiği ve planlanan faaliyetlerin kısıtlı veya düzenlemeye tabi bir alana girip girmediği tespit edilir. Yurt dışında hazırlanmış sözleşmelerin gözden geçirilmesi de bu aşamada önemlidir; zira uluslararası sözleşmelerde yaygın olan birçok hüküm Türk hukukunda uygulanabilir olmayabilir.
Bu hazırlığın Türk ticaret hukuku danışmanları ile birlikte yürütülmesi, şirket kuruluşu ve pazara giriş sürecinin açık ve öngörülebilir olmasını sağlar. Bu adımları atlamayan şirketler, lisans gecikmeleri, sicil başvurusu retleri veya beklenmedik vergisel yükümlülüklerle karşılaşma riskini önemli ölçüde azaltır.
Faaliyet Sırasında
Şirket faaliyete başladıktan sonra belgelerin doğru tutulması ve sözleşmelerin düzenli olarak güncellenmesi kritik önem taşır. Ticari ilişkiler zaman içinde değişir; aynı şekilde hukuki gereklilikler de güncellenir. Standart sözleşme şablonlarının yeni mevzuata uyarlanması, şirketlerin iş hukuku, veri koruma ve sektörel düzenlemelere uygun hareket etmesi gerekir. Net görev tanımları, usulüne uygun düzenlenmiş iş sözleşmeleri ve zamanında alınan yönetim kararlarıyla desteklenen kurumsal bir yapı, uyuşmazlık riskini önemli ölçüde azaltır.
Bu aşamada şirketler çoğu zaman, sözleşmeleri inceleyen, uyum süreçlerini takip eden ve günlük hukuki sorulara çözüm üreten bir Türkiye'de ticaret avukatı ile çalışmanın faydasını görür. Sorunların erken aşamada ele alınması, maliyetli uyuşmazlıkların önüne geçilmesini sağlar.
Bir Hukuki Sorun Ortaya Çıktığında
Şirket ne kadar iyi yönetilirse yönetilsin, beklenmedik hukuki sorunlar veya anlaşmazlıklar her zaman ortaya çıkabilir. Bir tedarikçinin sözleşmeyi ihlal etmesi, iş hukukuyla ilgili sorunlar, müşterinin ödeme yapmaması, bir hissedarın yönetim kararına itiraz etmesi veya bir kamu otoritesinin yazılı bildirim göndermesi gibi durumlar hızlı ve doğru çözüm gerektirir.
Hukuki sorunla karşılaşan şirketler genellikle bir ticaret hukuku avukatına başvurarak en etkili çözüm yolunu belirler—müzakere, arabuluculuk, dava veya icra takibi. Erken hukuki müdahale, çoğu durumda uyuşmazlıkların hızlı ve verimli şekilde çözülmesini sağlar. Türk usul kurallarının, delil sisteminin ve mahkeme beklentilerinin doğru anlaşılması, olumlu sonuç elde etmenin temel unsurlarındandır.
Hukuk Büromuzun Türkiye'de Faaliyet Gösteren Şirketlere Sağladığı Destek
Türkiye'de faaliyet gösteren şirketler, ticari menfaatlerini koruyabilmek için çoğu zaman düzenli ve güvenilir hukuki desteğe ihtiyaç duyar. Türk hukuk sistemi teknik detaylar içerdiğinden ve bazı prosedürler yabancı yatırımcılar için alışılmadık olabileceğinden, özellikle operasyonlarını yurt dışından yöneten şirketler açısından belirsizlikler ortaya çıkabilir. Hukuk büromuz, uluslararası müvekkillere açık ve anlaşılır hukuki rehberlik, gerekli belgelerin hazırlanması, ticari faaliyetlerin Türk hukukuna uygun yürütülmesi gibi konularda destek sağlar. Müvekkillerimiz, İngilizce iletişim kurabilme imkânını, sorularına hızlı dönüş alabilmeyi ve hem uluslararası iş dünyasını hem de Türk hukuk sistemini bilen bir ekiple çalışmanın avantajını önemser.
Danışmanlık Hizmetleri
Şirketlerin günlük faaliyetlerini güvenle sürdürebilmesi için düzenli hukuki danışmanlık hizmeti sunuyoruz. Bu kapsamda ticari sözleşmelerin incelenmesi, iş hukuku konularında görüş verilmesi, yönetim kurulu ve genel kurul kararlarının hazırlanması, uyum süreçlerinde ortaya çıkabilecek sorunların henüz büyümeden tespit edilmesi gibi alanlarda destek sağlıyoruz.
Yatırımcılar özellikle şu konularda büromuza başvurmaktadır:
- Şirket kuruluşu (LLC – JSC)
- Hisse devri ve pay yapısının yeniden düzenlenmesi
- Yönetici sorumlulukları ve kurumsal yönetim
- KVKK, iş sözleşmeleri ve çeşitli ticari sözleşmelerin incelemesi ve hazırlanması
- Uyuşmazlık çözümü
- Hukuki mütalaa talepleri
- Sektöre özgü lisans ve izin süreçleri
Hukuki görüşün zamanında alınması, şirketlerin gereksiz risklerden uzak durmasını sağlar ve uzun vadeli büyüme için ihtiyaç duyulan istikrarı yaratır.
Dava ve Uyuşmazlık Çözümü
Ödenmeyen borçlar, sözleşme ihlalleri, hissedar anlaşmazlıkları veya idari yaptırımlar gibi uyuşmazlıklar ortaya çıktığında, büromuz müvekkillerini Türk mahkemeleri, icra daireleri ve düzenleyici kurumlar nezdinde temsil eder.
Gerekli belgelerin hazırlanması, net bir hukuki stratejinin belirlenmesi ve sürecin her aşamasında müvekkilin bilgilendirilmesi bu hizmetin temel unsurlarıdır. Uluslararası müvekkiller için, hem ticari beklentileri hem de Türk mahkemelerinin usul kurallarını bilen bir ticaret hukuku avukatı ile çalışmak özellikle değerlidir. Pek çok durumda erken hukuki müdahale, hakların korunmasını ve uyuşmazlığın daha hızlı, daha verimli şekilde çözülmesini sağlar.
Uzun Süreli Hukuki Destek Paketleri
Birçok uluslararası şirket, operasyonlarının tüm aşamalarında yanında olacak bir hukuk bürosu ile uzun vadeli çalışma ilişkisi kurmayı tercih eder. Bu kapsamda sunduğumuz aylık danışmanlık paketleri, hukuki danışmanlığı, dava takibini, rutin sözleşme kontrollerini, uyum süreçlerinin izlenmesini, iç yönetim belgelerinin güncellenmesini ve resmi denetim veya incelemelerde sağlanan hukuki desteği içerir.
Bu yaklaşım, şirketlerin güvenli biçimde faaliyet göstermesine, hukuki risklerini azaltmasına ve ticari hedeflerine odaklanabilmesine imkân tanır. Özellikle Türkiye'deki operasyonlarını uzaktan yöneten yabancı yatırımcılar açısından, düzenli iletişim ve güvenilir koordinasyon önemli bir avantaj sağlar.
Sıkça Sorulan Sorular
Türkiye'de bir yabancı yatırımcı şirket kurabilir mi?
Evet. Yabancı yatırımcılar Türkiye'de %100 yabancı ortaklıkla limited şirket (LLC) veya anonim şirket (JSC) kurabilir. Yerli ortak zorunluluğu bulunmaz. Ancak kuruluş belgelerinin Türk Ticaret Kanunu'na uygun hazırlanması ve lisans gerektiren faaliyetlerde ek yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekir.
Türkiye'de ticaret avukatı hangi durumlarda gerekli olur?
Şirket kuruluşu, sözleşme hazırlanması, hisse devri, uyum süreçleri, icra takibi, uyuşmazlık çözümü ve resmi kurumlarla işlemlerde ticaret hukuku avukatı desteği kritik önem taşır. Yabancı yatırımcılar özellikle Türk hukukunun emredici kurallarını doğru uygulayabilmek için profesyonel destek alır.
Yabancı mahkeme ve hakem kararları Türkiye'de doğrudan uygulanabilir mi?
Hayır. Yabancı ilamlar ve hakem kararları Türkiye'de doğrudan icra edilemez. Önce tanıma ve tenfiz davası açılması ve kararın Türk mahkemelerince icra kabiliyeti kazanması gerekir. Usule uygun tercüme, belgelerin onayı ve kesinlik şartları büyük önem taşır.
Türkiye'de ticari sözleşmelerin geçerli sayılması için nelere dikkat edilmelidir?
Ceza koşulları, sorumluluk sınırlamaları, rekabet yasağı gibi birçok hükmün Türk hukukunda farklı yorumlanması mümkündür. Bu nedenle sözleşmeler Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'na uygun şekilde hazırlanmalı; özellikle uzun vadeli sözleşmeler ticaret hukuku uzmanı tarafından incelenmelidir.
Türkiye'de faaliyet gösteren şirketler için uzun vadeli hukuki danışmanlık neden önemlidir?
Düzenli hukuki danışmanlık; sözleşmelerin güncel tutulmasını, uyum süreçlerinin kontrol edilmesini, kurumsal yönetim belgelerinin doğru hazırlanmasını ve olası uyuşmazlıkların büyümeden çözülmesini sağlar. Bu sayede yabancı yatırımcılar hem risklerini azaltır hem de ticari faaliyetlerinde sürdürülebilirlik elde eder.
Sonuç
Türkiye'de iş yapmak, hukuki çerçeveyi doğru anlayan ve faaliyetlerini Türk ticaret kurallarına uygun yürüten yatırımcılar için önemli fırsatlar sunmaktadır. Sözleşmelerden şirket yapısına, çalışma ilişkilerinden lisans süreçlerine ve uyuşmazlık çözümüne kadar tüm alanlar ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Bu nedenle yatırımın ilk aşamalarında verilen kararlar, şirketin uzun vadeli istikrarını doğrudan etkiler. Doğru hukuki destek alan yabancı yatırımcılar; uyuşmazlıklardan kaçınma, mevzuata uyumu sürdürme ve ticari ilişkilerini sağlıklı bir şekilde yönetme konusunda çok daha güçlü bir konuma sahip olur. En önemlisi ise, hukuki süreçlerin doğru biçimde yürütüldüğünden emin olarak işlerini geliştirmeye odaklanabilirler.
Uluslararası yatırımcılar için Türkiye'de bir ticaret avukatı ile çalışmak veya uluslararası deneyime sahip bir hukuk bürosundan danışmanlık almak, yatırım döngüsünün her aşamasında netlik ve güven sağlar. Şirket kuruluşundan günlük operasyonlara, sözleşme yönetiminden uyuşmazlık çözümüne kadar profesyonel hukuki destek; risklerin azaltılmasına ve ticari kararların doğru bilgiye dayalı olarak verilmesine yardımcı olur.
Türkiye'de şirket kurmayı planlıyor, mevcut faaliyetlerinizi genişletmeyi düşünüyorsanız veya hukuki bir sorunla karşı karşıyaysanız, güvenilir hukuki danışmanlık almak sürecin sonucunu doğrudan etkileyebilir.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.