ARTICLE
21 July 2026

Limited Şirket Müdürleri İle Ortaklarının Kamu Borçlarından Sorumluluğu

SO
Sakar Law Office

Contributor

Sakar is a client and solution oriented, investigative and innovative law firm based in Istanbul. Our Firm is committed to provide our clients with high-quality legal services and business-minded approach. We are a full service law firm to clients across a wide range of areas including Mergers and Acquisitions, Corporate and Commercial, Contracts, Banking and Finance, Competition, Litigation, Employment, Real Estate, Energy, Capital Markets, Foundations, E-commerce, Media and Technology, Data Privacy and Data Protection and Intellectual Property. In order to offer the best possible service for our clients, we harness the latest market developments in legal technology and innovation and we closely follow the legislative changes in Turkish Law. Our lawyers are multi-specialists, equipped to handle a broad range of legal matters. In addition to our depth of experience and awareness of market practice, clients know they will benefit from our team’s innovative mindset and willingness.
Limited şirketlerin tercih edilmesindeki başlıca nedenlerden biri, şirket ile şirket ortaklarının malvarlıklarının birbirinden ayrılması ve ortakların kural olarak şirket borçlarından şahsen sorumlu olmamasıdır. Nitekim 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 602. maddesi uyarınca limited şirket, borç ve yükümlülüklerinden yalnızca kendi malvarlığıyla sorumludur.
Turkey Corporate/Commercial Law
Gözde Esen Sakar’s articles from Sakar Law Office are most popular:
  • in Turkey
Sakar Law Office are most popular:
  • within Energy and Natural Resources, Employment and HR and Real Estate and Construction topic(s)

      I.         Giriş

Limited şirketlerin tercih edilmesindeki başlıca nedenlerden biri, şirket ile şirket ortaklarının malvarlıklarının birbirinden ayrılması ve ortakların kural olarak şirket borçlarından şahsen sorumlu olmamasıdır. Nitekim 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 602. maddesi uyarınca limited şirket, borç ve yükümlülüklerinden yalnızca kendi malvarlığıyla sorumludur.

Bununla birlikte, şirketin kamu borçları söz konusu olduğunda bu temel ilkeye önemli istisnalar getirilmektedir. Şirketten tahsil edilemeyen vergi, harç, idari para cezası, gecikme zammı ve diğer kamu alacakları belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde limited şirket ortaklarının veya şirket müdürlerinin şahsi malvarlıklarından tahsil edilebilir.

Ancak ortakların ve müdürlerin sorumlulukları aynı hukuki sebebe dayanmadığı gibi sorumluluğun kapsamı ve sınırları da birbirinden farklıdır. Bu nedenle, kişinin yalnızca şirket ortağı mı, yalnızca müdür mü, yoksa hem ortak hem müdür mü olduğunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

   II.         Limited Şirketin Borçlarından Öncelikle Şirket Sorumludur

Limited şirket, ticaret siciline tescil edilmesiyle birlikte ortaklarından ayrı bir tüzel kişilik kazanır. Şirketin malvarlığı ile ortakların ve müdürlerin kişisel malvarlıkları birbirinden bağımsızdır.

TTK’nın 602. maddesine göre şirket, borç ve yükümlülüklerinden sadece kendi malvarlığıyla sorumludur. Dolayısıyla limited şirketin ticari faaliyetlerinden doğan kira, mal veya hizmet alımı, kredi ya da sözleşme borçları bakımından şirket alacaklıları kural olarak doğrudan ortakların kişisel malvarlığına başvuramaz.

Ortakların şirkete karşı temel yükümlülüğü, üstlendikleri esas sermaye payını ödemektir. Şirket sözleşmesinde ayrıca ek ödeme veya yan edim yükümlülükleri öngörülmüşse ortakların bu yükümlülükleri de yerine getirmeleri gerekir. Ancak bu yükümlülükler, ortağı genel olarak şirketin tüm borçlarından sorumlu hâle getirmez.

Kamu borçları ise kanun koyucu tarafından şirket alacaklılarına karşı geçerli olan bu sınırlı sorumluluk ilkesinden farklı bir rejime tabi tutulmuştur.

 III.         Limited Şirket Ortaklarının Kamu Borçlarından Sorumluluğu

Limited şirket ortaklarının kamu borçlarından sorumluluğu, ortak sıfatına bağlı özel bir sorumluluktur. Bu sorumluluğun doğması için ortağın aynı zamanda şirket müdürü, temsilcisi veya imza yetkilisi olması gerekmez.

Şirketin yönetimine hiç katılmayan, şirket adına işlem yapmayan ve yalnızca sermaye payına sahip olan bir ortak da kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde şirketin kamu borçlarından sorumlu tutulabilir.

 IV.         Sorumluluğun Doğması İçin Borcun Şirketten Tahsil Edilememesi Gerekir

Ortağın şahsi malvarlığına başvurulabilmesi için kamu alacağının öncelikle limited şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememiş ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmış olması gerekir.

Bu nedenle ortakların sorumluluğu, şirketin borcuyla aynı anda ve kendiliğinden doğan bir birincil borçluluk değildir. Kamu borcunun asıl borçlusu limited şirkettir. Ortağa başvurulması, şirketten tahsil imkânının bulunmaması veya yeterli olmaması hâlinde gündeme gelir.

    V.         Ortak Sermaye Payı Oranında Sorumludur

Limited şirket ortağının sorumluluğu, şirkette sahip olduğu sermaye payı oranıyla sınırlıdır.

Örneğin, limited şirketin ödenmeyen kamu borcunun 1.000.000 Türk lirası olduğu ve ortağın şirket sermayesindeki payının yüzde 30 olduğu varsayılırsa, ortağın ortak sıfatıyla sorumluluğu kural olarak 300.000 Türk lirası üzerinden değerlendirilecektir.

Buradaki ölçüt, ortağın şirketten fiilen elde ettiği gelir, kâr payı veya şirket yönetimine katılım düzeyi değil, sermaye payı oranıdır.

Ayrıca ortakların kamu borçlarından sorumluluğu, yalnızca ödenmemiş sermaye borcuyla sınırlı değildir. Ortağın şirkete karşı sermaye borcunu tamamen ödemiş olması, kamu borçlarından doğabilecek şahsi sorumluluğu tek başına ortadan kaldırmaz.

 VI.         Pay Devri Geçmiş Dönem Borçlarını Kendiliğinden Ortadan Kaldırmaz

Limited şirket payının devredilmesi, kamu borçları bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken önemli sonuçlar doğurur.

Payı devreden ve devralan kişiler, devirden önceki dönemlere ait kamu borçlarından sermaye payı oranında birlikte sorumlu tutulabilir. Bu nedenle bir kişinin şirket payını devretmesi, geçmiş dönemlere ilişkin kamu borçları bakımından tüm risklerinin sona erdiği anlamına gelmez.

Benzer şekilde, kamu alacağının doğduğu tarih ile ödenmesi gereken tarihte şirket ortaklarının farklı kişiler olması hâlinde, ilgili dönemlerde ortak sıfatını taşıyan kişilerin sorumluluğu gündeme gelebilir.

Bu sebeple limited şirket payı devralınmadan önce yalnızca şirketin finansal tablolarının değil, vergi, sosyal güvenlik ve diğer kamu borçlarının da kapsamlı biçimde incelenmesi önem taşır.

Pay devir sözleşmesine, geçmiş dönem kamu borçlarının devreden ortak tarafından karşılanacağına ilişkin hükümler konulabilir. Ancak taraflar arasındaki bu tür sözleşmesel düzenlemeler, kamu idaresinin kanundan doğan takip yetkisini ortadan kaldırmaz. Bu hükümler esas olarak taraflar arasındaki iç ilişki ve rücu talepleri bakımından sonuç doğurur.

VII.         Limited Şirket Müdürlerinin Kamu Borçlarından Sorumluluğu

Limited şirket müdürlerinin sorumluluğu ortaklık sıfatına değil, şirketin kanuni temsilcisi ve yöneticisi olmalarına dayanır.

TTK’nın 623. maddesine göre limited şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesiyle düzenlenir. Yönetim ve temsil yetkisi bir veya birden fazla ortağa, tüm ortaklara veya üçüncü kişilere verilebilir. Bununla birlikte, en az bir ortağın şirketi yönetim ve temsil yetkisine sahip olması gerekir.

Dolayısıyla şirket müdürü olmak için mutlaka şirket ortağı olmak gerekmez. Dışarıdan atanan ve şirkette herhangi bir sermaye payı bulunmayan bir kişi de müdür sıfatıyla kamu borçlarından sorumlu tutulabilir.

VIII.         Müdürlerin Yönetim ve Gözetim Yükümlülüğü

TTK’nın 625. maddesi, müdürlerin devredemeyecekleri ve vazgeçemeyecekleri görevleri düzenlemektedir. Bu kapsamda müdürler özellikle:

  • Şirketin üst düzeyde yönetilmesinden,
  • Şirket yönetim örgütünün oluşturulmasından,
  • Gerekli muhasebe, finansal denetim ve finansal planlama sistemlerinin kurulmasından,
  • Yetki devredilen kişilerin kanuna, şirket sözleşmesine ve talimatlara uygun hareket edip etmediklerinin gözetilmesinden,
  • Finansal tabloların ve yıllık faaliyet raporunun hazırlanmasından,
  • Genel kurul kararlarının uygulanmasından ve
  • Şirketin borca batık olması hâlinde gerekli bildirimlerin yapılmasından

sorumludur.

TTK’nın 626. maddesi uyarınca müdürler görevlerini gerekli özeni göstererek yerine getirmek ve şirket menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle de yükümlüdür.

Vergi beyannamelerinin verilmesi, tahakkuk eden vergilerin ve primlerin ödenmesi, kamu kurumlarından gelen bildirimlerin takip edilmesi ve şirketin mali yükümlülüklerinin zamanında yerine getirilmesi, müdürlerin yönetim ve gözetim sorumluluğuyla doğrudan bağlantılıdır.

 IX.         Müdürün Sorumluluğu Sermaye Payı Oranıyla Sınırlı Değildir

Ortakların sorumluluğunun aksine, müdürlerin kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu sahip oldukları sermaye payı oranına göre belirlenmez.

Müdürün şirkette hiç payı bulunmasa dahi, kanuni temsilci olduğu döneme ilişkin kamu borcunun tamamı bakımından şahsi sorumluluğu gündeme gelebilir. Bu nedenle yüzde 10 oranında pay sahibi olan bir ortak, ortak sıfatıyla borcun yüzde 10’undan sorumlu olabilecek iken aynı kişinin şirket müdürü olması hâlinde müdürlük sıfatına dayanan sorumluluğu daha geniş bir kapsamda değerlendirilebilir.

Bir kişinin hem ortak hem müdür olması durumunda sorumluluk iki ayrı hukuki sıfata dayanır. Ancak aynı kamu borcu idare tarafından mükerrer biçimde tahsil edilemez.

    X.         Vergi Borçları Bakımından Müdürlerin Sorumluluğu

Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca tüzel kişilerin vergi ödevleri kanuni temsilcileri tarafından yerine getirilir.

Kanuni temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri nedeniyle şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni temsilcilerin kişisel malvarlıklarından tahsil edilebilir.

Bu sorumluluk bakımından yalnızca kişinin ticaret sicilinde müdür olarak kayıtlı olup olmadığı değil, ilgili vergisel yükümlülüğün hangi dönemde doğduğu, beyan ve ödeme yükümlülüklerinin hangi tarihlerde yerine getirilmesi gerektiği ve kişinin bu tarihlerde şirketi temsil yetkisine sahip olup olmadığı önem taşır.

Kanuni temsilci, şahsi malvarlığından ödediği asıl vergi tutarları bakımından şirkete rücu edebilir. Bununla birlikte, sorumluluğun kapsamı her somut olayda borcun türüne, dönemine ve kanuni temsilcinin görev süresine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

 XI.         Diğer Kamu Alacakları Bakımından Müdürlerin Sorumluluğu

Vergi ve buna bağlı alacaklar dışında kalan kamu alacakları bakımından kanuni temsilcilerin sorumluluğu 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun çerçevesinde gündeme gelir.

Şirket malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacakları, kanuni şartların bulunması hâlinde şirket müdürlerinin şahsi malvarlıklarından tahsil edilebilir.

Bununla birlikte, sosyal güvenlik primleri gibi bazı kamu alacakları bakımından özel kanunlarda ayrıca sorumluluk hükümleri bulunabilir. Dolayısıyla sorumluluğun kapsamı belirlenirken kamu borcunun türü ve dayandığı özel mevzuat da incelenmelidir.

XII.         Görev Dağılımı ve Genel Kurul Onayı Müdürün Sorumluluğunu Kaldırır mı?

Birden fazla müdürün bulunduğu limited şirketlerde müdürler arasında iş bölümü yapılabilir. Örneğin bir müdür satış ve operasyonlardan, diğer müdür ise finans ve muhasebe süreçlerinden sorumlu tutulabilir.

Ancak şirket içindeki bu görev paylaşımı, kamu idaresine karşı sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Özellikle TTK’nın 625. maddesinde düzenlenen üst düzey yönetim, muhasebe ve finansal sistemlerin kurulması ile gözetim görevleri devredilemez niteliktedir.

Aynı şekilde, belirli işlemlerin genel kurulun onayına sunulmuş veya genel kurul tarafından kabul edilmiş olması da müdürlerin sorumluluğunu otomatik olarak kaldırmaz. TTK’nın 625. maddesi, genel kurul onayının müdürlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını veya sınırlandırmayacağını açıkça düzenlemektedir.

Bu nedenle müdürlerin, “muhasebe işlemleri mali müşavire bırakılmıştı”, “ödemeyi diğer müdür takip ediyordu” veya “genel kurul bu yönde karar almıştı” şeklindeki şirket içi düzenlemelere dayanarak kamu borçlarından doğan sorumluluktan kendiliğinden kurtulmaları mümkün değildir.

Bununla birlikte, müdürlerin görev dönemleri, temsil yetkilerinin kapsamı, imza düzeni, fiilî görev dağılımı ve gerekli özenin gösterilip gösterilmediği somut olayın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

XIII.         Müdürlükten İstifa Sorumluluğu Sona Erdirir mi?

Müdürlük görevinin sona ermesi, kişinin görevden ayrıldığı tarihten sonraki tüm kamu borçlarından otomatik olarak sorumlu olmayacağı anlamına gelmekle birlikte, geçmiş dönemlere ilişkin sorumlulukları ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle müdürlükten ayrılma kararının usulüne uygun şekilde alınması, ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi ve şirket kayıtlarının yeni yönetime eksiksiz biçimde teslim edilmesi önemlidir.

Görevden ayrılan müdür bakımından özellikle aşağıdaki belgelerin saklanması faydalı olacaktır:

  • İstifa veya görevden alma yazısı,
  • Genel kurul kararı,
  • Ticaret sicili tescil ve ilan belgeleri,
  • Devir ve teslim tutanağı,
  • Şirketin görevden ayrılma tarihindeki vergi ve kamu borcu durumu,
  • Verilmiş beyannameler ve ödeme kayıtları,
  • Devam eden inceleme, tebligat ve uyuşmazlıklara ilişkin belgeler.

Ticaret sicilindeki müdürlük kaydının güncel tutulmaması, kişinin fiilen görevden ayrılmış olmasına rağmen dış dünyada müdür olarak görünmeye devam etmesine ve sorumluluk tartışmalarına neden olabilir.

XIV.         Ortak ve Müdür Sorumluluğunun Temel Farkları

Limited şirket ortağının sorumluluğu, esas olarak ortaklık sıfatına ve sermaye payı oranına dayanır. Ortağın şirket yönetimine katılması veya şirketi temsil etmesi zorunlu değildir.

Müdürün sorumluluğu ise yönetim ve kanuni temsil yetkisinden kaynaklanır. Müdürün şirkette pay sahibi olup olmaması önem taşımaz ve sorumluluğu sermaye payı oranıyla sınırlandırılmaz.

Özetle:

  • Ortak, şirketten tahsil edilemeyen kamu borçlarından sermaye payı oranında sorumlu olabilir.
  • Müdür, kanuni temsilci sıfatıyla ilgili kamu borcunun tamamı bakımından sorumlu tutulabilir.
  • Payını devreden ortakların geçmiş dönem borçları bakımından sorumluluğu devam edebilir.
  • Görevden ayrılan müdürlerin kendi görev dönemlerine ilişkin sorumluluğu sona ermeyebilir.
  • Hem ortak hem müdür olan kişiler bakımından her iki sorumluluk rejimi birlikte değerlendirilir.
  • Şirket içi görev paylaşımı veya genel kurul onayı, kamu idaresine karşı sorumluluğu kendiliğinden kaldırmaz.

XV.         Sonuç

Limited şirketlerde şirket ile ortakların malvarlıklarının ayrılığı ve şirketin kendi borçlarından yalnızca kendi malvarlığıyla sorumlu olması temel ilkedir. Ancak kamu alacaklarının korunması amacıyla limited şirket ortakları ve müdürleri bakımından bu ilkeye istisna teşkil eden şahsi sorumluluk hükümleri öngörülmüştür.

Ortakların sorumluluğu ortaklık sıfatına bağlı olup sermaye payı oranıyla sınırlıyken, müdürlerin sorumluluğu kanuni temsil ve yönetim görevinden kaynaklanmakta ve daha geniş bir kapsama ulaşabilmektedir.

Bu nedenle limited şirketlerde ortak veya müdür sıfatının kazanılması, pay devri yapılması ya da müdürlük görevinin sona erdirilmesi sırasında yalnızca şirketler hukuku işlemlerinin değil, şirketin mevcut ve muhtemel kamu borçlarının da ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerekmektedir.

***

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More