Giriş
Yenilenebilir enerji kaynaklarının iklim koşullarına bağımlı ve kesintili üretim karakteri, elektrik iletim ve dağıtım şebekelerinde anlık arz ve talep dengesinin korunmasında ciddi teknik sorunlar yaratmaktadır. Şebeke esnekliğini sağlamada ve frekans salınımlarını önlemede kilit bir rol üstlenen elektrik depolama tesisleri, sisteme enerji verirken üretici, enerjiyi depolamak amacıyla şebekeden çekerken ise tüketici niteliği sergilemektedir. Pozitif enerji hukukunun tarihsel olarak katı biçimde üretim, iletim, dağıtım ve tüketim şeklinde kurguladığı dikey ayrım, depolamanın çift yönlü fiziksel ve ticari yapısını karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Bu sui generis karakterin mevzuatta doğru konumlandırılamaması, depolanan elektriğin şebekeden çekilişi ve sisteme yeniden verilişi aşamalarında mükerrer sistem kullanım bedeli ve vergilere tabi tutulması anlamına gelen "çifte ücretlendirme ve çifte vergilendirme" sorununu ortaya çıkarmaktadır.
ABD ve AB’de Depolama Düzenlemeleri
Amerika Birleşik Devletleri enerji hukukunda Federal Enerji Düzenleme Komisyonu (FERC) tarafından 2018 yılında kabul edilen 841 Sayılı Karar, elektrik depolama kaynaklarının toptan enerji, kapasite ve yan hizmetler piyasalarına tam ve ayrım gözetmeyen koşullarla katılımını emrederek toptan piyasalarda dönüm noktası oluşturmuştur. FERC Karar 841, depolamanın teknik sınırlarını tanıyan özel piyasa modelleri geliştirilmesini zorunlu kılmış; ardından çıkarılan FERC, Karar ile dağıtık batarya sistemlerinin toplayıcılar aracılığıyla toptan piyasalara entegrasyonu sağlanarak depolamaya çoklu gelir akışı imkânı tanınmıştır.
Avrupa Birliği ise depolama faaliyetini 2019/944 Sayılı Elektrik İç Pazarı Direktifi ile bağımsız bir kavram olarak mevzuata dahil etmiştir. AB düzenlemesinin en belirleyici hukuki boyutu, mülkiyet ayrıştırması ilkeleri doğrultusunda iletim sistemi işletmecileri ile dağıtım sistemi işletmecilerinin kural olarak elektrik depolama tesislerine sahip olmasını, bunları kurmasını veya işletmesini yasaklamış olmasıdır. Sistem işletmecilerinin depolama yatırımı yapabilmesi; piyasada bu hizmeti sunacak ticari aktörün bulunmaması ve düzenleyici otoritenin açık onayı gibi sıkı istisnalara tabi tutulmuş, depolama hizmetlerinin serbest piyasada rekabetçi aktörlerce sunulması ve çifte şebeke bedellerinin kaldırılması ilkesi güvence altına alınmıştır.
Türk Hukukunda Mevzuat ve Kurulum Modelleri
Türk elektrik piyasasında depolama faaliyetlerinin yasal dayanağını 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve bu kanuna dayanılarak yürürlüğe konulan Elektrik Piyasasında Depolama Faaliyetleri Yönetmeliği oluşturmaktadır. Yönetmelik m. 1/2 uyarınca pompaj depolamalı hidroelektrik santraller ile enerji kesintisi sırasında devreye giren kesintisiz güç kaynakları düzenlemenin kapsamı dışında bırakılmıştır. Yönetmeliğin 3. maddesi elektrik depolama tesisini; elektrik enerjisini başka bir enerji türüne çevirerek depolayabilen ve depolanan enerjiyi kullanılmak üzere tekrar elektrik enerjisine çevirerek sisteme verebilen tesis olarak tanımlamaktadır. Kullanılacak teçhizat ve performans kriterlerinde ise öncelik sırasıyla TS, EN, IEC ve ISO standartları esas alınmıştır.
Yönetmeliğin 4. maddesi depolama faaliyetlerinin yürütülebileceği beş temel model öngörmektedir. Bunlar; üretim tesisine bütünleşik elektrik depolama üniteleri, tüketim tesisine bütünleşik elektrik depolama tesisleri, müstakil elektrik depolama tesisleri, şebeke işletmecileri tarafından kurulan depolama tesisleri ve lisanssız elektrik üretim tesisleri tarafından kurulan depolama tesisleridir. Ayrıca depolama ünitelerinin kabulünde yüzde onluk tolerans payı getirilmiştir.
Üretim tesisine bütünleşik üniteler ve depolamalı elektrik üretim tesisleri bakımından Yönetmeliğin 5. maddesi çok sıkı kurallar koymuştur. Depolama ünitesine şebekeden çekilip tekrar şebekeye verilen enerji ile ünitedeki çevrim kayıpları, ana üretim tesisine sağlanan YEKDEM veya alım garantisi teşviklerinin kapsamı dışında tutulmuş ve depolama ünitesinin ayrı bir uzlaştırmaya esas veriş-çekiş birimi (UEVÇB) olarak kaydedilmesi zorunlu kılınmıştır. Yönetmelik m. 5/11 ile getirilen düzenlemeye göre, herhangi bir uzlaştırma döneminde şebekeden enerji çekilmesi halinde çekişin öncelikle depolama tesisi tarafından yapıldığı, şebekeye enerji verilmesi halinde ise verişin öncelikle depolama tesisi tarafından gerçekleştirildiği yönünde yasal bir karine kabul edilmiştir. Bu ünitelerin yan hizmetler ve dengeleme güç piyasasına katılımı da ilişkili oldukları UEVÇB üzerinden mümkün kılınmıştır.
Tüketim tesisine bütünleşik depolama tesisleri ise Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca yalnızca tüketicinin kendi ihtiyacı için kurulabilmekte olup, bu tesislerden şebekeye enerji verilmesi durumunda sisteme verilen enerji uzlaştırma hesaplamalarında dikkate alınmamaktadır. Organize sanayi bölgeleri ve endüstri bölgeleri tüzel kişilikleri tarafından kendi sınırları içinde kurulan depolama tesisleri de bu kapsamda değerlendirilmektedir. Lisanssız üretim tesislerinde kurulan depolama sistemlerinde ise mahsuplaşma sonrası depodan verilen ihtiyaç fazlası enerji için herhangi bir ödeme yapılmamakta, bu enerji YEKDEM'e bedelsiz katkı sayılmaktadır.
Müstakil elektrik depolama tesisleri, Yönetmeliğin 7. maddesi kapsamında doğrudan iletim veya dağıtım şebekesine bağlı olarak faaliyet göstermektedir. Bu tesislerin kurulabilmesi için tedarik veya toplayıcı lisansına sahip olunması ve tesisin en az 2 MW kurulu gücünde olması zorunlu tutulmuştur. Müstakil tesislerin kabulü yapılmış elektriksel kurulu gücünden fazla sisteme enerji vermesi halinde, aşan kısım YEKDEM'e bedelsiz katkı kaydedilmektedir.
Lisanslama Süreçlerindeki Düzenleyici Boşluklar ve Hukuki Aksaklıklar
Mevzuatın çizdiği bu ayrıntılı teknik çerçeveye rağmen, uygulamada ciddi hukuki ve idari belirsizlikler varlığını sürdürmektedir. Karşılaşılan ilk temel düzenleyici boşluk, 6446 sayılı Kanun m. 7/10 uyarınca depolamalı elektrik üretim tesislerine sağlanan yarışmasız önlisans imtiyazıdır. Kanunun ana omurgası kıt iletim kapasitelerinin yarışma usulüyle en yüksek katkı payını veren yatırımcıya tahsisini emrederken, kurmayı taahhüt ettiği depolama kapasitesi kadar rüzgâr veya güneş santrali kurmak isteyenlere yarışmasız önlisans hakkı tanınması devasa bir başvuru yığılmasına yol açmıştır. TEİAŞ'ın bölgesel trafo kapasite tahsislerindeki öncelik sıralamaları ve teknik değerlendirme raporlarının gerekçeleri piyasa aktörleri açısından yeterince şeffaf değildir ve bu durum idari işlemlerin yargısal denetimini zora sokmaktadır.
İkinci ve en somut uyuşmazlık kaynağı, kamulaştırma ve mülkiyet edinimi rejiminde yaşanmaktadır. Yönetmeliğin 10. maddesinde yer alan kamulaştırma hükmü 19 Kasım 2022 tarihli Resmî Gazete düzenlemesiyle bütünüyle mülga edilmiştir. Bu durum, özellikle müstakil elektrik depolama tesisi kuracak yatırımcıların kamu gücüne dayalı irtifak veya mülkiyet edinimi imkânından yoksun kalmasına yol açmış; kamu yararı niteliği taşıyan bu yatırımlar tamamen özel mülkiyet sahiplerinin fahiş bedel taleplerine ve arazi spekülasyonlarına açık hale getirilmiştir. Bununla birlikte mekânsal planlama mevzuatında depolama tesislerinin imar planı lejantlarındaki statüsü tanımlanmamıştır. Tesislerin teknik altyapı alanı, enerji üretim alanı veya sanayi alanı sayılıp sayılmayacağı konusundaki belirsizlik, yerel idareler nezdinde keyfi imar uygulamalarına ve yapı ruhsatı süreçlerinin kilitlenmesine neden olmaktadır.
Sonuç
Elektrik depolama tesisleri, şebeke kararlılığı ve yenilenebilir enerjinin sürekliliği bakımından vazgeçilmez bir hukuki ve teknik enstrümandır. Türk hukukunda Elektrik Piyasasında Depolama Faaliyetleri Yönetmeliği ile kurulan modeller sektöre önemli bir yön vermiş, şebeke işletmecilerinin ticari faaliyet yasağı ve YEKDEM sınırlandırmaları gibi ilkelerle piyasa dengesi gözetilmiştir. Bununla birlikte depolamanın 6446 sayılı Kanun düzeyinde açık bir sui generis statüye kavuşturulması, mülga edilen kamulaştırma hükümlerinin dengeli bir kamu yararı yaklaşımıyla yeniden ele alınması, imar mevzuatındaki tanımların netleştirilmesi ve bataryalara özgü yangın/atık rejiminin oluşturulması; depolama yatırımlarının hukuki öngörülebilirlik içinde sürdürülebilmesi için elzemdir.
Kaynakça:
- Cameron, Peter D.:International Energy Investment Law: The Pursuit of Stability, Oxford University Press, Oxford, 2010.
- CEER Short paper on the ownership of Storage Facilities in the Electrical Distribution System, Ref: C23-DS-84-04, 28 June 2023
- https://tr.linkedin.com/pulse/t%C3%BCrk-mevzuat%C4%B1nda-elektrik-depolama-faaliyeti-ile-ege-polat-ll-m--nzoff
- Hammerschlag, R., Schaber, C. P., 2007, Chapter 15 Energy Storage Technologies, Energy Conversion, Taylor & Francis Group, LLC.
- Gemici, S. S., 2006, “Elektrikli Ulaşım Sistemlerinde Enerji Depolama Yöntemlerinin İncelenmesi” Yüksek Lisans Tezi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Elektrik Mühendisliği Anabilim Dalı, İstanbul.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.