- within Government and Public Sector topic(s)
- in European Union
I. GİRİŞ
12/05/2019 tarihli ve 30772 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği (“Yönetmelik”), lisanssız elektrik üretim faaliyetlerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen temel mevzuat niteliğindedir. Söz konusu Yönetmelik’te, 02/04/2026 tarihli ve 33212 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Değişiklik Yönetmeliği”) ile önemli ve sistematik değişiklikler yapılmıştır.
Değişiklik Yönetmeliği ile getirilen düzenlemeler, lisanssız üretim modelinin temel parametrelerini yeniden şekillendiren bir nitelik arz etmektedir. Bu kapsamda, özellikle mahsuplaşma mekanizmasının aylık esaslardan saatlik bazda yeniden kurgulanması, üretim ve tüketim arasındaki ilişkinin daha sıkı teknik ve hukuki kriterlere bağlanması ve depolama faaliyetlerine ilişkin çerçevenin netleştirilmesi dikkat çekmektedir.
II. TEMEL ESASLAR
1. Değişiklik Yönetmeliği ile Saatlik Mahsuplaşma Sistemine Geçiş Nasıl Düzenlenmiştir?
Değişiklik Yönetmeliği öncesinde, mahsuplaşma işlemleri (normlar hiyerarşisi bir kenara dursun, özel – genel düzenleme niteliği gözetilerek) (i) Yönetmelik, (ii) 24/06/2023 tarihli ve 32231 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11917 karar numaralı Kurul Kararı (“Kurul Kararı”) ve (iii) 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun (“YEK Kanunu”) uyarınca yürütülmekteydi.
Aylık mahsuplaşma kurgusunun geçerli olduğu dönemde, Kurul Kararı’nın tesis ettiği düzen, üretim ve tüketim noktası iki ayrı dağıtım / tedarik bölgesinde bulunuyorsa öz tüketim maksadıyla kurulan GES’in, bir tür “IPP - independent power producer” karakteri taşıması sonucunu yaratıyordu. Buna göre tüketim ile eşleşen oranda elektrik, şayet ilgili tüketici son kaynak tedarik tarifesi kapsamındaysa bu tarife üzerinden değerlendirilirken; yıllık olarak izlenen satış limiti dahilinde kalması şartıyla aşkın üretim bakımından ise tarife tablolarında belirlenen birim fiyat esas alınmaktaydı.
Dolayısıyla birim fiyat yönünden bir ayrışma cari olsa bile, üretilen elektriğin tümü için fatura kesiliyor ve belirlenen vade dahilinde karşılığı görevli tedarik şirketinden tahsil ediliyordu. Diğer taraftan, tüketici, tüketim noktasındaki elektriğin karşılığını, ikili anlaşma hükümleri çerçevesinde tedarikçisine ödemekle yükümlüydü.
Değişiklik Yönetmeliği ile birlikte, daha önce uygulamada “aylık” esaslara göre yürütülen mahsuplaşma mekanizmasının, “saatlik” zaman dilimini temel alacak şekilde yeniden düzenlendiği görülmektedir. Amaçsal yorumla, bu köklü değişimin esasen, çatı üzeri GES’e benzer bir “sayaç önü mahsuplaşma” paradigmasını sentetik olarak inşa etmek beklentisiyle sevk edildiği kanaatindeyiz. Gerçekten de Değişiklik Yönetmeliği ile birlikte mahsuplaşma kavramı yeniden tanımlanmış ve “saatlik zaman dilimi içinde gerçekleşen, üretim ve tüketimin birbirinden düşülmesi sonucu kWh cinsinden net üretim veya net tüketim değerinin bulunması işlemi” olarak ifade edilmiştir.
Hal böyleyken, lisanssız GES’in ilk 10 yıllık operasyonu döneminde, saatlik mahsuplaşma mekanizmasının işleyişi çerçevesinde Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi’nin (“EPİAŞ”) topladığı, yönettiği ve koordine ettiği veri seti üzerinden, Değişiklik Yönetmeliği’nin lafzı dikkate alındığında teorik olarak üç farklı durum ortaya çıkabileceği kanaatindeyiz; ancak bu kurgunun uygulamada aynı şekilde hayata geçirilip geçirilmeyeceği, EPDK tarafından güncellenerek yayımlanacak usul ve esaslar ile uzlaştırma süreçlerine ilişkin açıklayıcı ek düzenlemeler çerçevesinde netlik kazanacaktır:
- ilgili saat diliminde tüketimin üretimden fazla olması halinde aradaki fark net tüketim olarak nitelendirilecek; üretim için ayrı bir fatura düzenlenmemekle beraber net tüketim miktarı üzerinden tedarik şirketi tarafından tüketiciye o anki elektrik tüketim maliyeti esas alınarak fatura kesilecektir.
- üretim ile tüketimin eşit olması halinde herhangi bir faturalama söz konusu olmayacaktır.
- üretimin tüketimi aşması halinde ise aradaki fark “ihtiyaç fazlası enerji” olarak değerlendirilecek; bu enerjiye ilişkin bedel YEK Kanunu’na ekli I Sayılı Cetvel kapsamında (tarife tablolarında belirlenen birim fiyat üzerinden) tespit edilecek ve ilgili mevzuat çerçevesinde görevli tedarik şirketi tarafından satın alınmasına bağlı olarak tüketici tarafından faturalandırılacaktır.
Her durumda, mahsuplaşma konusu elektriğin sağladığı birim fayda, ilgili emtianın birim tedarik maliyetine eşit kabul edilmelidir.
Görülüyor ki, saatlik mahsuplaşmanın “mucizesi” üretilen elektriğin değerlendirileceği birim fiyat yönünde değildir. Bilakis, ilgili tüketicinin tüketim profili esas alınmak kaydıyla, bu uygulama, aşkın elektriğin satışına ilişkin yıllık sınıra (tüketimin 1 katı kadar satışa izin verilmesi) daha hızlı ulaşılması sonucunu doğurabilecektir. Zira aylık mahsuplaşma kurgusu içinde, kabaca 720 saat esas alınarak bir nötrleme gerçekleştirilmektedir. Şüphesiz ki aylık mahsuplaşma düzeninde örneklem grubunun genişliği, belirsizliği ve dengesizliği azaltıcı bir işlev görmektedir. Bu esneklik yeni düzende mevcut değildir.
Yukarıda kısaca değinildiği üzere, Değişiklik Yönetmeliği ile getirilen saatlik mahsuplaşma sisteminde hesaplama ve uzlaştırma süreçlerinin piyasa işletmecisi olan EPİAŞ tarafından yürütüleceği ve bu kapsamda ilgili şebeke işletmecileri tarafından sağlanan üretim ve tüketim tek kaynakta uzlaştırmaya esas hale getirileceği anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede, mahsuplaşma işlemleri EPİAŞ tarafından gerçekleştirilecek ve buna bağlı olarak ödeme tutarları hesaplanacak olup hesaplanan tutarlar doğrultusunda ödeme ve faturalama süreçleri görevli tedarik şirketleri aracılığıyla yürütülmeye devam edecektir. Bu kapsamda EPİAŞ tarafından yürütülen uzlaştırma sürecinin, her bir saat için üretim ve tüketim verilerinin karşılaştırılması suretiyle teknik bir dengeleme ve netleştirme fonksiyonu gördüğü açıktır.
Mevcut düzenlemeler çerçevesinde, Kurul Kararı ile tesis edilen mevcut yapının değişimine yönelik bir yönelimin bulunduğu anlaşılmaktadır. Eş deyişle, mahsuplaşma sistemine ilişkin uygulama esaslarının, bu doğrultuda alınacak yeni bir kurul kararı ile belirlenmesi ve netleştirilmesi beklenmektedir. Bu itibarla, konuya ilişkin nihai ve sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi bakımından, EPDK tarafından yayımlanması öngörülen usul ve esasların takip edilmesi gerekmektedir.
Yeri gelmişken belirtmek isteriz ki, piyasanın evrimi ve kural koyucunun tarihsel eğilimleri gözlemlendiğinde; mevcut durumda aşkın enerjinin satışı bakımından tarife tablosuna yapılan atfın, zaman içerisinde bir kanun değişikliği veya Cumhurbaşkanı kararı yoluyla PTF yönünde güncellenmesi ihtimal dahilindedir. Zira tarife, eşyanın tabiatı gereği sübvanse edilen grupları kapsayan bir şemsiyedir. Piyasa oluşumuna (dolayısıyla PTF’ye) paralel bir fiyat mekanizması, öz tüketim yatırımlarının temel mantrasıyla da örtüşecektir.
2. Lisanssız Üretim Tesislerinde Depolama Faaliyetlerine İlişkin Getirilen Düzenlemeler Nelerdir?
Lisanssız üretim tesisleri kapsamında depolama faaliyetlerine ilişkin düzenlemeler bir bütün olarak incelendiğinde, depolama ünitesi kurulmasına imkân tanınmasının yeni bir yaklaşım olmadığı, bu imkânın daha önce de mevcut olduğu görülmektedir. Nitekim, 09/05/2021 tarihli ve 31479 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasasında Depolama Faaliyetleri Yönetmeliği uyarınca; Yönetmelik kapsamında çağrı mektubu alan ve ihtiyaç fazlası enerji için mahsuplaşma yapılan lisanssız üretim tesislerinde elektrik depolama tesisi kurulabilmekteydi. Bununla birlikte, söz konusu depolama tesislerinin belirli teknik ve hukuki şartları sağlaması zorunlu tutulmuş; özellikle depolama tesislerinden şebekeye verilen enerji bakımından, mahsuplaşma sonrasında ihtiyaç fazlası olarak kalan enerji için herhangi bir ödeme yapılmayacağı açıkça düzenlenmiştir. Hatta depodan verilen enerji miktarının ayrı olarak tespit edilememesi halinde, ihtiyaç fazlası enerjinin tamamının bedelsiz olarak değerlendirilmesi öngörülerek, bu enerji YEKDEM kapsamında görevli tedarik şirketi tarafından üretilmiş kabul edilmiş ve sisteme bedelsiz katkı olarak yansıtılmıştır.
Bu çerçevede, Değişiklik Yönetmeliği ile getirilen düzenlemelerin tamamen yeni bir sistem ihdas etmekten ziyade, mevcut yapıyı daha açık ve sistematik hale getirdiği anlaşılmaktadır. Nitekim yeni düzenleme ile lisanssız üretim tesislerine bütünleşik depolama ünitesi kurulmasına açıkça imkân tanınmış ve bu ünitelerin kapasitesinin üretim tesisinin elektriksel gücünü aşamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, depolama ünitelerinden şebekeye verilen enerjinin destekleme mekanizması kapsamında değerlendirilmemesi yönündeki yaklaşım korunmuş; bu kapsamda depolama ünitesinden sisteme verilen ve mahsuplaşma sonrasında ihtiyaç fazlası olarak kalan enerji için herhangi bir ödeme yapılmayacağı açıkça düzenlenmiştir. Ayrıca, depodan verilen enerjinin ayrı olarak tespit edilememesi halinde ihtiyaç fazlası enerjinin tamamı bakımından ödeme yapılmaması öngörülerek önceki yaklaşım teyit edilmiş ve uygulama bakımından daha net bir çerçeve çizilmiştir.
Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, lisanssız üretim tesislerine bütünleşik depolama ünitesi kurulması mümkün olmakla birlikte, depolama ünitesinden şebekeye verilen enerjinin herhangi bir ödeme mekanizması kapsamında değerlendirilmemesi nedeniyle, düşük fiyatlı saatlerde depolanan enerjinin yüksek fiyatlı saatlerde şebekeye verilmesi suretiyle gelir elde edilmesine imkân bulunmadığı anlaşılmaktadır. Eş deyişle, lisanssız elektrik üretimi kapsamında bir esneklik mekanizması sunacak depolama üniteleri, temelde “tepe düzleme - peak shaving” amacıyla kullanılacak olup; mevcut durumda bunların arbitraja tahsis edilmesi mümkün görünmemektedir.
3. Tüketim Tesislerinin Üretim Tesisi ile İlişkilendirilmesine Yönelik Getirilen Düzenlemeler Nelerdir?
Değişiklik Yönetmeliği ile birlikte, devir işlemleri kapsamında üretim tesisi ile ilişkilendirilmek istenen yeni tüketim tesis veya tesislerinin aşağıdaki nitelikleri haiz olması gerekmektedir:
- Üretim tesisinin bağlantı anlaşmasına çağrı mektubu aldığı tarih esas alınarak ilgili tüketim tesislerinin bağlantı anlaşmasındaki sözleşme güçleri toplamının;
- çağrı mektubunun 12/05/2019 tarihinden sonra alınmış olması hâlinde, (i) Yönetmelik’te öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla üretim tesisi kurulu gücünden az olmaması, (ii) üretim tesisinin Yönetmelik’in 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında bulunması ve ilişkili tüketim tesis veya tesislerinin belediyeler, bunların bağlı kuruluşları, sanayi tesisleri veya tarımsal sulama aboneliklerine ait olması durumunda ise, söz konusu toplamın; üretim tesisi kurulu gücünün bu toplamdan büyük olması hâlinde başvuruya esas sözleşme gücünden, sözleşme güçleri toplamının üretim tesisi kurulu gücünden büyük olması hâlinde ise üretim tesisi kurulu gücünden az olmaması.
- çağrı mektubunun 12/05/2019 tarihinden önce alınmış olması hâlinde, ilgili tüketim tesis veya tesislerinin bağlantı anlaşmasındaki sözleşme güçleri toplamının; üretim tesisi kurulu gücünün başvuruya esas sözleşme gücünden büyük olması durumunda başvuruya esas sözleşme gücünden, başvuruya esas sözleşme gücünün üretim tesisi kurulu gücünden büyük olması durumunda ise üretim tesisi kurulu gücünden az olmaması.
- Öncelik değerlendirmesi sonucunda bağlantı anlaşmasına çağrı mektubuna hak kazanan ve bağlantı anlaşması imzalanan üretim tesisleri için, üretim tesisi ile ilişkilendirilecek yeni tüketim tesis veya tesislerinin yıllık toplam elektrik enerjisi tüketiminin, başvuruya esas tüketim miktarından az olmaması.
III. SONUÇ
Değişiklik Yönetmeliği ile lisanssız üretim sisteminin temel kurgusu korunmakla birlikte, mahsuplaşma mekanizmasının saatlik esaslara taşınması, depolama faaliyetlerine ilişkin düzenlemelerin daha açık bir çerçeveye oturtulması ve üretim tesisleri ile ilişkilendirilecek tüketim tesislerine yönelik şartların başvuruya esas alınan teknik ve tüketim verileri temelinde yeniden belirlenmesiyle sistemin işleyişine ilişkin kurallar daha belirgin hale getirilmiştir. Bu kapsamda, özellikle saatlik mahsuplaşma sisteminin faturalama ve uzlaştırma süreçlerine yansımasının, uygulamaya yönelik düzenlemelerle birlikte netlik kazanacağı anlaşılmaktadır.
Değişiklik Yönetmeliği’ne bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.