- within International Law topic(s)
- with readers working within the Automotive and Metals & Mining industries
4857 sayılı İş Kanunu’nun 109 no.lu maddesi hemen hemen bir (1) sene önce değişti. Bu değişiklik ile özellikle de belirli belgelerin çalışanlara kayıtlı e-posta (KEP) ile gönderilebileceği kesinleşmiş oldu.
Bu geçen süre içinde, bu değişiklik ile İş Kanunu’ndan kaynaklı belgelerin tebliği ve bu belgelerin kabulünün hükümlerine dair bir hukuki belirsizliğin ortaya çıktığını değerlendirmekteyiz.
Bu konuyu detaylandırmak gerekirse, KEP, aslında bir tebligat yöntemi. Yani, İş Kanunu’nun 109 no.lu maddesindeki diğer şartların varlığı halinde KEP ile yapılan bir tebligatın geçerli bir tebligat olması gerekir. Bunun pratik karşılığı şu: çalışanın kabulüne tabi olmayan bir belgenin KEP aracılığı ile tebliği belgenin hüküm doğurması açısından yeterli olur. Örneğin şirket içi bir davranış kuralı politikasının bu şekilde tebliği ile bu politika artık çalışan için bağlayıcı olur.
Öte yandan, çalışanın kabulüne bağlı bir belgede aynı yorumu yapmak mümkün olmaz. Yani, yürürlüğü çalışanın kabulüne bağlı bir belgeyi çalışana KEP aracılığı ile göndermek, bu belgenin yine, yalnızca tebliğ edildiği anlamına gelir, yoksa kabul edildiği değil.
Bu ayrımın, pratikte, fazla çalışma hükmü içeren bordroların KEP ile çalışana tebliği halinde bir yanlış anlaşılmaya yol açtığını gözlemliyoruz.
Bordro konusu şu açıdan önemli: Yargıtay içtihadı gereği, içinde fazla çalışmaya ilişkin girdi olan bordroların işçi tarafından kabulü halinde, artık çalışanın daha da fazla çalışma yaptığını kanıtlaması için ek yazılı delil sunması gerek. Yani, usule uygun hazırlanmış bordronun kabulünün işverene (özellikle de bir iş hukuku ihtilafı halinde) gerçekten bir faydası var.
Fakat, burada bahsi geçen konu bordro içeriğinin çalışan tarafından kabulü. Buna rağmen, KEP ile bordro göndermenin, bordro içerisindeki fazla çalışma hükümlerinin kabul edildiği anlamına geldiği yönünde bir fikrin oluştuğunu gözlemliyoruz. Bu konuda yargı kararlarına da rastlanıyor.
Bu yöndeki mahkeme kararlarının kanuna uygun olmadığı ve bu yönde yerleşmiş bir içtihat oluşmayacağı kanısındayız.
Dolayısıyla işverenlerin de buna güvenerek KEP ile bordro göndermelerinin yahut kendi kullandıkları elektronik uygulamalar aracılığı ile bordroya onay almalarının bir ihtilafta işverenler adına yeterli delil oluşturmayabileceğini değerlendiriyoruz.
Bu yüzden de bordrolara bir kabul beyanı almak isteyen işverenlerin bunu ya ıslak imza yapmalarını yahut çalışanın kendilerine bir kabul beyanını KEP üzerinden iletebileceği bir sistem kurmalarını öneriyoruz.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.