- within Litigation and Mediation & Arbitration topic(s)
İhtiyati haciz; alacaklının para veya teminat alacağının zamanında ödenmesini garanti altına alabilmek amacıyla kesin haciz aşamasından önce borçlunun malvarlığı değerlerine geçici olarak el konulmasını sağlayan bir emniyet tedbiridir. Kural olarak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için vadesi gelmiş bir para alacağının bulunması ve alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması gerekmektedir. İşbu yazımızda kısaca ihtiyati haciz müessesine değinilecek olup rehinle teminat altına alınmış olan kambiyo alacaklarının ihtiyati haczi değerlendirilecektir.
Precautionary attachment is a security measure that enables the temporary seizure of a debtor’s assets before the stage of final attachment, in order to secure the timely payment of the creditor’s monetary claim or claim for security. As a general rule, for a precautionary attachment order to be granted, there must be a due and payable monetary claim, and such claim must not be secured by a pledge or other collateral. In this article, the legal mechanism of precautionary attachment will be briefly discussed, and the applicability of precautionary attachment of claims arising from negotiable instrument secured by a pledge will be evaluated.
1. İhtiyati Haciz Müessesi ve Şartları
İhtiyati haciz, alacağın zamanında ödenmesini güvence altına alabilmek için alacaklının talebi üzerine mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulması olarak tanımlanmaktadır. İhtiyati haciz müessesi ile alacaklı, icra takibi akabinde ödeme veya icra emrinin kesinleşmesini beklemeyerek kesin haciz aşamasından önce borçlunun mallarını ihtiyaten haczettirebilmektedir. Dolayısıyla alacaklı, henüz dava veya icra takibi açmadan alacağını teminat altına alarak durumunun daha fazla kötüleşmesini önleyebilmektedir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu (“Kanun”,”İİK”)’nun 257. maddesi ve devamı maddelerinde ihtiyati haciz talebinin şartlarına yer verilmiştir. İlgili madde uyarınca ihtiyati haciz talebinde bulunulabilmesi için istisnaları mevcut olmakla birlikte;
1- Alacağın vadesinin gelmiş olması,
2- Söz konusu alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması gerekmektedir.
2. Alacağın Rehinle Temin Edilmemiş Olması Şartı ve İstisnai Durumlar
Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, kural olarak ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın rehinle teminat altına alınmamış bir alacak olması gerekmektedir. Bilindiği üzere; rehin hakkı, borcun ifa edilmemesi halinde rehin konusu malın icra marifetiyle satılarak alacaklının alacağını satım bedeli üzerinden tahsil edebilme yetkisi veren sınırlı bir ayni haktır. Bu durumda alacağını rehinle teminat altına almış olan alacaklının ayrıca ihtiyati haciz müessesine başvurma ihtiyacı bulunmamaktadır. Zira alacak hâlihazırda rehinle güvence altına alınmış olduğundan zamanında ödenmemesi nedeniyle meydana gelebilecek herhangi bir zarar bulunmayacağı kabul edilmektedir.
Nitekim, İİK’nın 45. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca rehinle teminat altına alınmış bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilmektedir1. Her ne kadar genel kural rehinle teminat altına alınmış alacak yönünden öncelikle rehne başvurulması gerektiğini ve ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği yönünde ise de alacak, rehinle temin edilmiş olsa bile istisnai durumlarda ihtiyati haciz müessesine başvurulması mümkündür.
3. Rehinle Teminat Altına Alınmış Kambiyo Alacağının İhtiyati Haczi
Kambiyo senedi; belirli miktardaki para borcunun, kayıtsız ve şartsız olarak ödenmesinin taahhüt edildiği veya emredildiği, mevzuatta düzenlenen şekil şartlarına sıkı sıkıya bağlı kıymetli evrak türüdür. Kambiyo alacağı bulunan alacaklının da alacağını güvence altına alabilmek amacıyla ihtiyati hacze başvurması mümkündür. Kambiyo senetleri geneli itibarıyla belirli bir vade içerdiğinden mahkemelerin ihtiyati haciz kararı verebilmesi için senedin vadesinin gelmiş olması yeterli kabul edilmektedir. Ancak alacaklının müracaat borçlularına karşı ihtiyati haciz talebinde bulunabilmesi için ödememe protestosunun çekilmiş olması gerekmektedir.
Daha önce de belirttiğimiz üzere, ihtiyati haciz talebinde bulunabilmek için alacağın rehinle temin edilmiş bir alacak olmaması gerekmektedir. Ancak söz konusu kural mutlak olmayıp hem Kanun hem de özel düzenlemeler sebebiyle birtakım istisnalar da içermektedir. Kanun’un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca söz konusu istisnai durumlardan biri de rehinle teminat altına alınmış kambiyo alacaklarının ihtiyati hacze konu olabileceği hususudur.
Rehin ve ipotekle temin edilmiş alacaklar yönünden hüküm ihtiva eden Kanun’un 45. maddesinin 3. fıkrası rehinle veya ipotekle temin edilmiş poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki düzenlemesinde aynı Kanun’un 167. maddesine atıf yapmaktadır. İlgili düzenleme uyarınca alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede dayanan alacaklı, alacağı rehinle temin edilmiş olsa bile kambiyo senetlerine özgü icra takibi usullerine göre haciz yolu ile veya borçlu iflasa tabi şahıslardan ise iflas yoluyla icra takibinde bulunabilmektedir.
Söz konusu durum rehinle teminat altına alınmış alacaklarda öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapılması gerektiği yönündeki düzenlemenin bir istisnası olduğundan kambiyo senetlerine özgü icra takibi yolunu seçen alacaklarının ihtiyati haciz talebinde bulunması mümkündür. Zira alacaklı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi dışında bir takip yolunu seçmiş olduğundan artık rehnin alacağı güvence altına aldığından söz edilemeyecektir.
Sonuç:
1.İhtiyati haciz; alacaklının para veya teminat alacağının zamanında ödenmesini garanti altına alabilmek amacıyla kesin haciz aşamasından önce borçlunun malvarlığı değerlerine geçici olarak el konulmasını sağlayan bir emniyet tedbiridir.
2.Kural olarak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için vadesi gelmiş bir para alacağının bulunması ve alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması gerekmektedir.
3.Kanun’un 45. maddesinin 3. fıkrası ve 167. maddesinin 1. fıkrası uyarınca rehinle teminat altına alınmış olan kambiyo senetlerinde alacaklı kambiyo senelerine özgü icra takibi yolunu seçerek ihtiyati haciz talebinde bulunabilmektedir.
Footnote
1 Kanun’un 23. maddesi uyarınca sadece “rehin” tabiri, “ipotek” ve “taşınır rehni” tabirlerine giren bütün taşınır ve taşınmaz rehinlerini kapsamaktadır.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.
[View Source]