- within Litigation, Mediation & Arbitration and Consumer Protection topic(s)
- with readers working within the Construction & Engineering industries
22 Haziran 2026 tarihinde TBMM'ye sunulan ve komisyon aşamasından geçen 12. Yargı Paketi "Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"1 adını taşımaktadır. 2025–2029 dönemini kapsayan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi2 ; yargı süreçlerinin dijitalleştirilmesinde yasal çerçeveyi şekillendirmeyi ve mevcut usuli yavaşlıkları yasal değişikliklerle gidermeyi hedefleyen bir politika metni olup Teklif bu Belge çerçevesinde hazırlanmıştır ve 29 madde, 1 geçici maddeden oluşmaktadır.
Bu doğrultuda; İcra ve İflas Kanunu (“İİK”), Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”), Ceza Muhakemesi Kanunu (“CMK”), İdari Yargılama Usulü Kanunu (“İYUK”), Hakimler ve Savcılar Kanunu (“HSK”), Türk Medeni Kanunu (“TMK”) Türk Borçlar Kanunu (“TBK”), Noterlik Kanunu (“NotK”), Danıştay Kanunu (“DK”), Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve
Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun (“2576 sayılı Kanun”), Adli Tıp
Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun (“2659 sayılı Kanun”), Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun (“3095 sayılı Kanun”), Türk Ceza Kanunu (“TCK”) olmak üzere birçok temel kanunda değişiklik yapılması planlanmaktadır.
Paketin temel hedefleri şunlardır:
- Yargılamaların makul sürede tamamlanması,
- Usul ekonomisinin güçlendirilmesi,
- Anayasa Mahkemesi iptal kararlarından doğan hukuki boşlukların doldurulması, (iv) Dijitalleşmenin yargı alanında yaygınlaştırılması.
Meclis onayından geçerse maddelerin çoğunluğu yayım tarihinde yürürlüğe girecekse de;
- Madde 12 (TMK m. 440 — kısıtlıya ait taşınır malların elektronik satışı),
- Madde 13 (TMK m. 444 — kısıtlıya ait taşınmaz malların elektronik satışı) ve
- Madde 23 (HMK m. 149 — SEGBİS imza düzenlemesi)
yayım tarihinden itibaren üç ay sonra; Danıştay daire sayısına ilişkin Madde 4 ise 23 Temmuz 2026 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girecektir.
İCRA VE İFLAS KANUNU DEĞİŞİKLİKLERİ
İİK m. 34/A: Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemeleri ve İlk Derece Mahkemeleri kararlarında idare aleyhine hükmedilen alacaklar için icra takibinden önce idareye başvuru zorunluluğu getirilmektedir.
|
|
✅ YENİ DÜZENLEME |
|
Yargı kararlarına dayanan alacaklar doğrudan icra takibine konu edilebilmekte idareye önceden bildirim yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır. |
Alacaklının, önce idareye yazılı bildirimde bulunması ve banka hesap numarasını iletmesi zorunlu olacaktır. İdare bu bildirimin ardından 1 ay içinde ödeme yapmazsa ilamlı icra yoluna gidilebilecektir. |
İİK m. 2: Miras yoluyla edinilen taşınmazların satışında ilk artırma yalnızca mirasçılar için açılmakta; teminat veya ihale bedelini yatırmama hâllerinde yeni yaptırımlar öngörülmektedir.
|
|
✅ YENİ DÜZENLEME |
|
Ortaklığın satış yoluyla giderilmesinde birinci artırmaya mirasçı olmayanlar da katılabilmektedir. Teminat muafiyeti pay oranına göre uygulanmakta, ihale bedeli yatırılmazsa teminat iade edilmektedir. |
Miras yoluyla edinilen taşınmazlarda birinci artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak ve teklif tabanı muhammen bedelin tamamı olacaktır. Pay sahipleri de artık teminat yatırmak zorunda olacak ve gerekli bedeli yatırmayan ihale alıcısına teklif bedelinin %5'i oranında idari para cezası uygulanacaktır. |
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU DEĞİŞİKLİKLERİ
HMK m. 107: Belirsiz alacak davası kurumu yürürlükten kaldırılarak işlevleri kısmi dava çerçevesinde karşılanacaktır.
|
|
✅ YENİ DÜZENLEME |
|
Alacağın tam ve kesin olarak belirlenemediği durumlarda belirsiz alacak davası açılması mümkündür. |
Belirsiz alacak davası artık açılamayacak, kısmi davaya tanınan haklar bu kurumun işlevini üstlenecektir. Daha önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski hükümler uygulanmaya devam edecektir. |
HMK m. 109: Kısmi dava açan taraf, ıslah hakkını kullanmaksızın tahkikat aşamasının sonuna kadar iddia ettiği alacağın kalan kısmını da talep edebilecektir. Zamanaşımı ise tutarın tamamı için dava başından itibaren kesilmiş sayılacaktır.
|
|
✅ YENİ DÜZENLEME |
|
Kısmi davada davacının alacağın kalan kısmını talep edebilmesi ıslah yoluyla gerçekleşmektedir. Zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım için kesilmektedir. |
Kısmi dava açan davacı, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikat sonuna kadar alacağın tamamını talep edebilecektir. Artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacaktır. |
HMK m. 147: Yazılı yargılama usulüne tabi davalarda duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ay ile sınırlandırılmaktadır.
|
|
✅ YENİ DÜZENLEME |
|
Duruşmalar arasındaki süre için kanunda belirli bir üst sınır bulunmamaktadır. |
Kural: Duruşmalar arasında üç aydan fazla süre bırakılmayacaktır. İstisna: Bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek daha uzun süre için duruşma günü tayin edebilecektir. |
HMK m. 149: Ses ve görüntü nakli yoluyla (“SEGBİS”) duruşmaya katılan taraflara imza zorunluluğunun uygulanmayacağı düzenlemeler getirilmektedir.
To view the full article please click here.
Footnotes
1. https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/28702068-8336-454a-a986-019eee6025e6
2. https://yargireformu.adalet.gov.tr/Yrs/Details?pageId=22.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.