- within Energy and Natural Resources, Employment and HR and Environment topic(s)
- GİRİŞ
Limited şirketler, Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) kapsamında sermaye şirketi olarak düzenlenmiş olmakla birlikte, ortaklar arasındaki kişisel ilişkilerin ve karşılıklı güven unsurunun önem taşıdığı bir şirket yapısına sahiptir. Özellikle az sayıda ortağın bulunduğu limited şirketlerde, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin bozulması veya ortaklık ilişkisinin devamının taraflardan biri bakımından çekilmez hâle gelmesi, şirket faaliyetlerinin yürütülmesini önemli ölçüde güçleştirebilir.
Şirket ortaklığının devamlılığı esas olmakla birlikte, hiçbir ortağın koşullar ne olursa olsun şirket bünyesinde kalmaya zorlanması kabul edilemez. Benzer şekilde, davranışları veya içinde bulunduğu durum nedeniyle şirketin faaliyetlerini olumsuz etkileyen bir ortağın ortaklık sıfatını süresiz olarak koruması da şirketin ve diğer ortakların menfaatleriyle bağdaşmayabilir. Bu nedenle kanun koyucu, şirketin tamamen sona erdirilmesi yerine yalnızca ilgili ortak ile şirket arasındaki hukuki ilişkinin sona erdirilmesine imkân tanıyan çıkma ve çıkarılma kurumlarını düzenlemiştir.
Limited şirket ortağının şirketten çıkması TTK madde 638’de düzenlenmiştir. Anılan düzenleme uyarınca şirket sözleşmesiyle ortaklara şirketten çıkma hakkı tanınabileceği ve bu hakkın kullanılmasının belirli şartlara bağlanabileceği kabul edilmiştir. Bunun yanında her ortak, haklı sebeplerin varlığı hâlinde şirketten çıkmasına karar verilmesi amacıyla dava açabilir. Mahkeme, çıkma davası devam ederken talep üzerine davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tamamının dondurulmasına ya da gerekli diğer geçici önlemlerin alınmasına karar verebilir.
Ortağın şirketten çıkarılması ise TTK madde 640’ta hüküm altına alınmıştır. Buna göre şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararıyla şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir. Çıkarılan ortak, çıkarılma kararının noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde kararın iptali için dava açabilir. Ayrıca şirketin istemi üzerine, haklı sebeplerin bulunması hâlinde mahkeme kararıyla da ortağın şirketten çıkarılması mümkündür.
Çıkma ve çıkarılma, yalnızca ortaklık sıfatını sona erdiren işlemlerden ibaret değildir. Bu kurumlar; çıkma veya çıkarılma sebebinin haklı olup olmadığı, dava açma yetkisi, görevli ve yetkili mahkeme, dava süresince uygulanabilecek geçici hukuki korumalar, ayrılma akçesinin hesaplanması ve ödenmesi ile şirketin mali yapısının korunması gibi birçok hukuki sorunu beraberinde getirmektedir. Bu nedenle limited şirketlerde çıkma ve çıkarılma davalarının, TTK hükümleriyle birlikte öğretideki görüşler ve güncel yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
- ORTAĞIN ŞİRKETTEN ÇIKMASI
Çıkma, limited şirket ortağının ortaklıktan çıkma isteğini iradi olarak ileri sürmesidir. Bu irade beyanı ile ortak, ortaklıktan çıkıp ortaklık sıfatını kaybetmektedir. Çıkma iradesinin kullanılması dışında, ortaklık payının üçüncü kişiye devri de aynı sonucu doğurmaktadır. Ancak limited ortaklıklarda pay devri yasaklanmış olabilir veya genel kurul pay devrini onaylamayabilir. Dolayısıyla pay devrinin gerçekleştirilemeyeceği hâllerde ortağın başvurabileceği yol, çıkma hakkının kullanılması olacaktır.
Çıkma hakkı, TTK’nın 638. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre ortak, şirket sözleşmesinde yer alan çıkma hakkını kullanarak veya haklı sebepleri ileri sürmek suretiyle mahkeme kararına binaen ortaklık sıfatının sona erdirilmesini sağlayabilir. Başka bir deyişle çıkma, sözleşmeden doğan bir hakkın kullanılması veya mahkeme kararı ile doğabilir.
- Sözleşmeden Doğan Çıkma Hakkı
Şirket sözleşmesi, ortakların çıkma hakkını kullanarak ortaklıktan ayrılmalarını düzenleyebilir. Çıkma hakkı kuruluş sözleşmesinde düzenlenebileceği gibi, daha sonra şirket sözleşmesi değişikliği yoluyla sözleşmeye eklenebilir.
Çıkma hakkı herhangi bir koşula bağlanmaksızın kullanılabileceği gibi, hakkın kullanımı emredici kurallara ve ahlaka aykırı olmamak kaydıyla birtakım koşulların gerçekleşmesi esasına da bağlanabilir.
Sözleşmede belirtilen çıkma hakkının kullanılması için, çıkmak isteyen ortağın, ortaklığa yönelik olarak bir bildirimde bulunması yeterlidir. Kanun koyucu çıkma hakkının kullanılmasında şekil şartı öngörmemiştir. Bununla birlikte şirket sözleşmesinde bu hakkın kullanılması yazılı bildirim yapılmasına bağlanabilir.
Çıkma hakkı yenilik doğurucu bir hak olduğundan irade beyanının ortaklığa ulaşmasıyla birlikte hüküm ve sonuç doğacaktır. Bununla birlikte, sözleşmeden doğan çıkma hakkı birtakım koşullara bağlanmışsa, bu koşulların oluşup oluşmadığına dair taraflar arasında uyuşmazlık doğabilir. Bu hâlde taraflardan biri uyuşmazlığı mahkemeye taşıyabilecektir. Bu hâlde mahkeme, koşulun oluşup oluşmadığını karara bağlayacaktır.
- Mahkeme Yoluyla Çıkma
6102 s. TTK’nın 638. maddesinin ikinci fıkrasına göre, her ortak, haklı nedenlerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava yoluna başvurabilir. Bu hüküm ile sağlanan hak mutlaktır ve şirket sözleşmesi ile kaldırılması veya zorlaştırılması söz konusu olamaz. Ortaklar açısından haklı bir neden doğması hâlinde, ortaklar ortaklıktan çıkma kararı verilmesi için dava yoluna gidebileceklerdir. Burada sözü edilen haklı nedenin kusura dayalı olması şartı aranmaz; ancak çıkma talebini ileri süren ortağın kusuruyla oluşmamış bir haklı neden olması gerekir.
- Çıkmaya Katılma
TTK’nın 639. maddesi, “çıkmaya katılma” başlığı altında, şirket ortaklarından birinin şirketten çıkmasını takiben diğer ortakların da kendileri için çıkma koşullarının oluşması hâlinde çıkmaya katılabileceğini; böyle bir hâlde çıkan tüm ortakların esas sermaye payları ile orantılı olarak eşit işleme tabi tutulacaklarını düzenlemektedir. Çıkmaya katılma hakkı, çıkmaya katılmak isteyen ortak açısından sözleşmede belirtilen çıkma şartlarının oluşması veya haklı sebeplerin vuku bulması hâlinde ileri sürülebilir.
Çıkmaya katılmanın gerçekleşebilmesi için, bir ortak tarafından sözleşmeden doğan çıkma hakkının kullanıldığının veya haklı sebeple çıkma davası açıldığının müdür tarafından diğer ortaklara vakit kaybedilmeden bildirilmesi gerekir. Çıkmaya katılacak ortağın, aldığı bildirimden itibaren bir ay içerisinde çıkmaya katılma iradesini beyan etmesi veya önceki tarihli davaya katılması gerekir. Buradaki bir aylık süre hak düşürücü süredir. Bir ayın geçmesi hâlinde ortak çıkmaya katılamaz; ancak şartlar mevcut ise önceki tarihli çıkmadan bağımsız olarak çıkma hakkını kullanabilir.
- ORTAĞIN ŞİRKETTEN ÇIKARILMASI
TTK’nın 640. maddesi, bir ortağın şirket sözleşmesinde belirtilen koşulların oluşması hâlinde genel kurul kararı ile ortaklıktan çıkarılabileceğini belirtmektedir; ayrıca aynı maddenin üçüncü fıkrası, haklı sebebe dayanılarak mahkeme kararı ile bir ortağın ortaklıktan çıkarılmasını düzenlemektedir. Başka bir deyişle, sözleşmede belirtilen sebeplerin oluşması hâlinde genel kurul kararıyla veya haklı nedenlerin oluşması hâlinde mahkeme kararıyla ortak ortaklıktan çıkarılabilir.
- Sözleşmeden Doğan Çıkarma
TTK’nın 640. maddesinin birinci fıkrasına göre, şirket sözleşmesinde ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir. Buna göre, kuruluş aşamasında ya da daha sonra sözleşmede yapılacak bir değişiklikle şirket sözleşmesinde belirli sebeplerin gerçekleşmesi hâlinde ortakların genel kurul kararıyla şirketten çıkarılabilecekleri düzenlenebilir. Böylece, şirket açısından önemli kabul edilen noktaların sözleşmede vurgulanması; ortak açısından da hukuki güvenliğin sağlanması söz konusu olacaktır.
Sözleşmede belirtilen sebeplerden birinin gerçekleşmesi hâlinde ortaklardan birinin şirketten çıkarılabilmesi için genel kurul kararı alınması gerekir. Ayrıca karar, ortağa noter aracılığıyla bildirilmelidir. Kararın bildirilmesinden itibaren üç ay içinde çıkarılan ortak iptal davası açabilir. Üç aylık süre hak düşürücü süredir; dolayısıyla sürenin dolmasıyla iptal davası açılamayacak ve çıkarma kararı kesinleşmiş olacaktır.
- Mahkeme Kararıyla Çıkarma
Şirket sözleşmesinde belirtilen sebepler dışında, haklı nedenlerin oluşması hâlinde mahkeme kararıyla ortağın ortaklıktan çıkarılması, 640. maddenin üçüncü fıkrası gereği mümkündür. Haklı nedenlerin oluşması hâlinde şirket, çıkarma davası açıp bu durumun oluşmasına neden olan ortağın ortaklıktan çıkarılmasını sağlayabilir. Bu hüküm ile korunmak istenen varlık, ortaklığın kendisidir. Zira ortaklığın devamlılığını tehlikeye düşüren haklı nedenlerin oluşmasına sebep olan ortak, genel kurul kararını takiben açılacak bir dava ile ortaklıktan çıkarılabilecektir.
Çıkarma davası, ortaklık tarafından çıkarılmak istenen ortak aleyhine, ortaklığın merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılmalıdır. Mahkeme kararıyla ortağın ortaklıktan çıkarılabilmesi için davacı tarafın haklı nedenleri iddia ve ispat etmesi gerekir. Mahkeme kararının kesinleşmesi ile çıkarma hüküm ve sonuçlarını doğurur.
- Çıkarma Kararlarında Genel Kurul Karar Nisapları
Ortağın, şirket sözleşmesinde belirtilen sebeplerin gerçekleşmesi gerekçesi ile ortaklıktan çıkarılabilmesi ve ortak hakkında haklı nedenle çıkarma davası açılabilmesi için alınacak genel kurul kararında, 621. maddenin birinci fıkrasının (h) bendi gereği, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması gerekir.
- GÜNCEL UYGULAMA
Güncel yargı uygulamasında, limited şirket ortağının çıkması veya çıkarılması bakımından ileri sürülen haklı sebepler her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmektedir. Ortaklar arasındaki her anlaşmazlık veya güven sarsıcı davranış tek başına haklı sebep olarak kabul edilmemekte; uyuşmazlığın ortaklık ilişkisinin sürdürülmesini objektif olarak çekilmez hâle getirip getirmediği araştırılmaktadır. Bu kapsamda ortaklar arasındaki sürekli ve ciddi uyuşmazlıklar, şirket yönetiminin kilitlenmesi, ortağın bilgi alma ve inceleme haklarının sistematik biçimde engellenmesi, şirket kaynaklarının kişisel menfaatler için kullanılması, kâr payının haklı bir neden olmaksızın dağıtılmaması ve ortaklık amacının gerçekleştirilmesinin imkânsız hâle gelmesi gibi durumlar haklı sebep değerlendirmesinde dikkate alınabilmektedir. Bununla birlikte, haklı sebebin oluşmasına ağırlıklı olarak çıkmak isteyen ortağın kendi davranışlarıyla neden olması hâlinde, talebin dürüstlük kuralı çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Mahkeme kararıyla çıkarma davalarında ise davanın şirket tüzel kişiliği tarafından açılması ve dava açılmadan önce TTK’nın 621. maddesinde öngörülen nisaba uygun bir genel kurul kararı alınması önem taşımaktadır. Yargıtay uygulamasında, haklı sebeple çıkarma davası açılması yönündeki genel kurul kararı dava şartı niteliğinde değerlendirilmektedir. Bu nedenle yalnızca müdür veya diğer ortaklar tarafından, şirket adına alınmış usulüne uygun bir genel kurul kararı bulunmaksızın açılan davalarda usule ilişkin sorunlarla karşılaşılabilmektedir. Mahkeme, çıkarılması talep edilen ortağın davranışlarının şirketin faaliyetlerini ve ortaklar arasındaki güven ilişkisini ne ölçüde etkilediğini incelemekte; haklı sebebin varlığını ispat yükü ise davacı şirkete ait bulunmaktadır.
Uygulamada en fazla uyuşmazlık yaşanan konulardan biri de ayrılma akçesinin belirlenmesidir. TTK’nın 641. maddesi uyarınca çıkan veya çıkarılan ortak, esas sermaye payının gerçek değerine uygun bir ayrılma akçesi talep edebilir. Yargıtay, gerçek değerin yalnızca şirketin ticari defterlerinde yer alan bilanço değerleri esas alınarak belirlenmesini yeterli görmemekte; şirketin malvarlığı, taşınır ve taşınmazları, faaliyet kapasitesi, gelirleri, borçları, marka ve müşteri çevresi gibi ekonomik unsurların uzman bilirkişiler aracılığıyla değerlendirilmesini aramaktadır. Ayrıca ayrılma akçesinin, kural olarak dava veya ıslah tarihi yerine ortaklık sıfatının sona ermesine en yakın tarih olan karar tarihi itibarıyla hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Bununla birlikte ayrılma akçesinin belirlenmesi, bedelin derhâl ve tamamen ödeneceği anlamına gelmemekte; ödemenin muacceliyeti bakımından TTK’nın 642. maddesinde şirketin kullanılabilir öz kaynakları ve esas sermaye paylarının devredilebilirliği gibi koşullar ayrıca dikkate alınmaktadır.
- SONUÇ
Limited şirketlerde çıkma ve çıkarılma kurumları, ortaklık ilişkisinin sürdürülemez hâle geldiği durumlarda şirketin feshedilmesine alternatif oluşturan önemli hukuki imkânlardır. Çıkma hakkı, ortaklık ilişkisinin devamı kendisinden beklenemeyecek olan ortağın korunmasını sağlarken; çıkarma kurumu, davranışlarıyla şirketin işleyişini ve devamlılığını tehlikeye düşüren ortağın şirketten uzaklaştırılmasına hizmet etmektedir. Bununla birlikte bu yolların kullanılabilmesi, şirket sözleşmesinde öngörülen şartların veya haklı sebeplerin bulunmasına ve kanunda düzenlenen usul kurallarına uyulmasına bağlıdır.
Uygulamada davanın doğru tarafça açılması, gerekli genel kurul kararının usulüne uygun biçimde alınması, haklı sebeplerin somut delillerle ispatlanması ve ayrılma akçesinin gerçek değer üzerinden hesaplanması büyük önem taşımaktadır. Mahkemeler, bir taraftan çıkan veya çıkarılan ortağın mali haklarını korurken diğer taraftan şirketin sermayesinin ve faaliyetlerinin devamlılığını gözetmek zorundadır. Bu nedenle limited şirketlerde çıkma ve çıkarılma uyuşmazlıkları, yalnızca ortaklık sıfatının sona ermesi yönünden değil; şirketin ekonomik yapısı, ortaklar arasındaki menfaat dengesi ve ticari işletmenin devamlılığı birlikte dikkate alınarak çözümlenmelidir.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.