- within Tax topic(s)
- in United States
- within Privacy, Technology and Finance and Banking topic(s)
24 Nisan 2026 tarihinde kamuoyuna açıklanan “Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı”, Türkiye’nin uluslararası yatırım, finans, hizmet ve yönetim faaliyetleri bakımından bölgesel bir merkez olarak konumunun güçlendirilmesini amaçlayan kapsamlı bir reform programı niteliği taşımaktadır. Program; nitelikli insan kaynağının ülkeye kazandırılması, yüksek katma değerli faaliyetlerin teşvik edilmesi, uluslararası sermayenin Türkiye’de konumlandırılması ve yatırım ortamının daha rekabetçi hale getirilmesi gibi stratejik hedefler üzerine inşa edilmiştir.
Program kapsamında öngörülen düzenlemelerin bir bölümü, 4 Haziran 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile mevzuata aktarılmıştır. Kanun ile getirilen başlıca değişiklikler aşağıda özetlenmektedir.
I.7582 Sayılı Kanun ile Ne Değişti?
• "Nitelikli Hizmet Merkezi" kavramı yeniden tanımlanarak uluslararası grup şirketlerine hizmet sunan ve gelirlerinin önemli bölümünü yurt dışından elde eden yapıların Türkiye'de konumlandırılması için yasal altyapı oluşturulmuştur.
• Nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan personelin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katına kadar olan kısmı gelir vergisinden istisna edilmiş; Cumhurbaşkanına bu sınırı belirli bölgelerde beş katına kadar artırma yetkisi verilmiştir.
• Türkiye'ye yerleşen belirli gerçek kişilerin yurt dışı kaynaklı kazançlarına yirmi yıl süreyle gelir vergisi istisnası tanınmıştır.
• Bu kişilere yönelik veraset yoluyla intikallerde %1 oranında indirimli veraset ve intikal vergisi uygulaması getirilmiştir.
• Yurt dışına yönelik ticaret ve hizmet kazançlarında kurumlar vergisi indirim oranları önemli ölçüde artırılarak belirli faaliyetlerde %95'e, bazı bölgelerde %100'e ulaşan indirimler sağlanmıştır.
• Doğrudan yabancı yatırımlar, İstanbul Finans Merkezi, Ar-Ge teşvikleri ve kamu alacaklarına ilişkin mevzuatta da kapsamlı değişiklikler yapılmıştır.
II. Nitelikli Hizmet Merkezleri
7582 sayılı Kanun ile yeniden tanımlanan “Nitelikli Hizmet Merkezi” kavramı, yeni teşvik sisteminin temel unsurlarından birini oluşturmaktadır. Uluslararası grup şirketlerine hizmet sunan ve gelirlerinin önemli bölümünü yurt dışından elde eden yapıların Türkiye’de konumlandırılması suretiyle ülkenin bölgesel yönetim ve hizmet merkezi niteliğinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Söz konusu düzenleme, yalnızca yeni bir şirket modeli tanımlamakla sınırlı kalmamakta; gelir vergisi istisnaları, kurumlar vergisi indirimleri ve nitelikli personel teşvikleri bakımından ortak bir uygulama zemini oluşturmaktadır. Bu yönüyle nitelikli hizmet merkezleri, Kanun kapsamında getirilen teşvik mekanizmalarının merkezinde yer almaktadır.
III. Nitelikli Personele Yönelik Gelir Vergisi İstisnası
Gelir Vergisi Kanunu’nun 23. maddesine eklenen düzenleme ile nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen personele ödenen ücretlerin belirli bir kısmı gelir vergisinden istisna edilmiştir.
Düzenleme kapsamında, personel ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katına kadar olan kısmı gelir vergisinden müstesna tutulmuştur. Cumhurbaşkanına bu tutarı belirli bölgeler bakımından brüt asgari ücretin beş katına kadar artırma yetkisi verilmiştir.
İstisna uygulaması, nitelikli hizmet merkezi statüsüne sahip işletmelerde istihdam edilen ve ilgili mevzuatta tanımlanan nitelikli hizmet personeline uygulanmaktadır.
IV. Türkiye’ye Yerleşen Gerçek Kişilere Yönelik Vergi Rejimi
Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen mükerrer 20/D maddesi ile belirli şartları sağlayan gerçek kişilerin yurt dışında elde ettikleri kazanç ve iratlara yönelik uzun süreli bir gelir vergisi istisnası öngörülmüştür.
Düzenleme; yatırımcılar, girişimciler, fon yöneticileri, teknoloji sektörü profesyonelleri ve üst düzey yöneticiler bakımından önem taşımaktadır. Yirmi yıllık istisna süresi, Türkiye’de uzun vadeli yerleşim ve yatırım kararlarının desteklenmesi bakımından öngörülebilir bir vergi rejimi sunmaktadır.
Bu kapsamda getirilen, veraset yoluyla intikallere uygulanan %1 oranındaki veraset ve intikal vergisi uygulaması da servet planlaması ve kuşaklar arası varlık transferleri bakımından tamamlayıcı bir unsur niteliğindedir.
V. Yurt Dışı Ticaret ve Hizmet Kazançlarına Yönelik Kurumlar Vergisi Düzenlemeleri
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinde yapılan değişikliklerle yurt dışına yönelik ticaret ve hizmet faaliyetlerinden elde edilen kazançlara ilişkin indirim oranları önemli ölçüde artırılmıştır.
Belirli faaliyetler bakımından %95’e, bazı bölgelerde ise %100’e kadar ulaşabilen indirim oranları, Türkiye merkezli yapıların uluslararası faaliyetlerde daha etkin şekilde kullanılmasını teşvik etmektedir.
Bu yaklaşım, uluslararası ticaret, transit ticaret ve hizmet ihracatı faaliyetlerinin Türkiye’de yapılandırılmasını destekleyerek ülkenin bölgesel merkez konumunu güçlendirmeyi hedeflemektedir.
VI. Sonuç
7582 sayılı Kanun ile hayata geçirilen düzenlemeler, Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı kapsamında öngörülen politika hedeflerinin vergi ve yatırım mevzuatına yansıtılması bakımından önemli bir adım niteliği taşımaktadır. Gelir vergisi, kurumlar vergisi, doğrudan yabancı yatırımlar, İstanbul Finans Merkezi ve kamu alacaklarına ilişkin düzenlemelerde yapılan değişiklikler birlikte değerlendirildiğinde, uluslararası yatırım ve hizmet faaliyetlerinin teşvik edilmesine yönelik bütüncül bir çerçevenin oluşturulduğu görülmektedir.
Özellikle nitelikli hizmet merkezlerine ilişkin düzenlemeler, nitelikli personele sağlanan gelir vergisi istisnası, yurt dışı ticaret ve hizmet kazançlarına tanınan kurumlar vergisi avantajları ile Türkiye’ye yerleşen gerçek kişilere yönelik özel vergi rejimi, yeni teşvik sisteminin temel unsurlarını oluşturmaktadır. Söz konusu düzenlemelerin uygulama kapsamı ve yararlanma şartları bakımından ikincil mevzuatın belirleyici rol oynayacağı değerlendirilmektedir.
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan tebliğ taslaklarının kesinleşmesiyle birlikte uygulamaya ilişkin birçok hususun açıklığa kavuşması beklenmektedir. Bu çerçevede, mevcut veya planlanan yatırım ve organizasyon yapılarının yeni düzenlemeler kapsamında değerlendirilmesi, ilgili teşvik ve istisnalardan yararlanma imkanlarının gözden geçirilmesi önem arz etmektedir.
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.