- within Energy and Natural Resources and Criminal Law topic(s)
Anayasa Mahkemesi ("AYM"), 17 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan, 6 Kasım 2025 tarihli ve E.2023/174, K.2025/224 sayılı kararı ile, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un ("RKHK") 15. maddesinde düzenlenen yerinde inceleme yetkisinin Anayasa'ya aykırı olmadığına oyçokluğuyla hükmetti. Karar, özellikle Rekabet Kurulu'nun ve onun icra organı olan Rekabet Kurumu uzmanlarının şirket nezdinde gerçekleştirdiği yerinde incelemelerin hukuki sınırları bakımından önem taşıyor.
I. Yerinde İnceleme Yetkisi Ne Anlama Geliyor?
RKHK 15. maddesi, Rekabet Kurumu uzmanlarına soruşturma ve ön araştırma süreçlerinde oldukça geniş bir inceleme yetkisi tanır. Bu yetki, rekabet ihlallerinin çoğu zaman yazılı ve dijital izler üzerinden ortaya çıkarılabilmesi nedeniyle, uygulamanın en kritik araçlarından biridir. İlgili düzenleme ise aşağıdaki şekildedir:
Kurul, bu Kanunun kendisine verdiği görevleri yerine getirirken gerekli gördüğü hallerde, teşebbüs ve teşebbüs birliklerinde incelemelerde bulunabilir. Bu amaçla teşebbüslerin veya teşebbüs birliklerinin:
- fiziki ve elektronik ortam ile bilişim sistemlerinde tutulan her türlü verilerini ve belgelerini inceleyebilir, bunların kopyalarını ve fiziki örneklerini alabilir,
- Belirli konularda yazılı veya sözlü açıklama isteyebilir,
- Teşebbüslerin her türlü mal varlığına ilişkin mahallinde incelemeler yapabilir.
İnceleme, Kurul emrinde çalışan uzmanlar tarafından yapılır. Uzmanlar incelemeye giderken yanlarında incelemenin konusunu, amacını ve yanlış bilgi verilmesi halinde idari para cezası uygulanacağını gösteren bir yetki belgesi bulundururlar.
İlgililer istenen bilgi, belge, defter ve sair vasıtaların suretlerini vermekle yükümlüdür. Yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme olasılığının bulunması durumunda sulh ceza hakimi kararı ile yerinde inceleme yapılır.
- Fiziksel ve Yazılı Belgelerin İncelenmesi
Uzmanlar, şirketlerin:
- Defterlerini,
- Muhasebe kayıtlarını,
- Sözleşmelerini,
- Teklif dosyalarını,
- İç yazışmalarını
yerinde inceleyebilir. Bu belgelerin kopyalarını veya örneklerini alabilir. Amaç, özellikle kartel, fiyat tespiti, pazar paylaşımı veya hâkim durumun kötüye kullanılması gibi ihlallere ilişkin delillere ulaşmaktır.
- Dijital Verilere Erişim
Günümüzde en kritik alan dijital incelemelerdir. Yetki yalnızca basılı evrakla sınırlı değildir; şirket bilgisayarları, sunucular, harici diskler ve hatta kurumsal e-posta hesapları inceleme kapsamına girebilir.
Uzmanlar:
- Bilgisayar içeriklerini tarayabilir,
- Belirli anahtar kelimelerle arama yapabilir,
- E-posta yazışmalarını inceleyebilir,
- Gerekli gördükleri verilerin imajını (kopyasını) alabilir.
Bu nokta, özel hayatın gizliliği ve haberleşme hürriyeti bağlamında en yoğun tartışmaların yaşandığı alanı oluşturur. Özellikle çalışanların kurumsal e-posta hesaplarında bulunan kişisel nitelikli içerikler uygulamada hassasiyet yaratmaktadır.
II. Anayasa Mahkemesi'nin Değerlendirmesi
Somut norm denetimi yoluyla yapılan başvurular, Danıştay 13. Dairesi ile Ankara 11. İdare Mahkemesi tarafından ileri sürülmüş; inceleme, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 15. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarıyla sınırlı olarak gerçekleştirilmiştir.
Mahkeme, söz konusu iki düzenlemeyi birbirinden ayrıştırarak değerlendirmiş; üçüncü fıkra yönünden usulî sebeplerle, birinci fıkra yönünden ise esas incelemesi yaparak sonuca ulaşmıştır. Üçüncü fıkranın, bakılmakta olan uyuşmazlıklarda doğrudan uygulanma imkânı bulunmadığı sonucuna varılmış; bu nedenle itiraz, başvurucu mahkemelerin yetkisizliği gerekçesiyle usulden reddedilmiştir.
- Birinci Fıkra Yönünden Esas İncelemesi
Esas inceleme, RKHK m. 15/1'de yer alan "gerekli gördüğü hâllerde" ibaresinin Anayasa'ya uygunluğu ile sınırlı olarak yürütülmüştür.
Mahkeme değerlendirmesini ağırlıklı olarak:
- Anayasa'nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesi,
- Anayasa'nın 167. maddesinde Devlete yüklenen rekabetin korunmasına ve piyasaların sağlıklı ve düzenli işlemesinin sağlanmasına ilişkin pozitif yükümlülük
çerçevesinde gerçekleştirmiştir.
- Anayasal Amaç ve Kamu Yararı
AYM, rekabetin korunmasının anayasal bir yükümlülük olduğunu vurgulamış; serbest ve etkin işleyen bir piyasa düzeninin sağlanmasının kamu yararına hizmet eden bir amaç teşkil ettiğini belirtmiştir. Yerinde inceleme yetkisi, bu anayasal amacın gerçekleştirilmesine hizmet eden bir denetim aracı olarak değerlendirilmiştir.
- Belirlilik ve Öngörülebilirlik İlkesi
Hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak, kanuni düzenlemelerin belirli ve öngörülebilir olması gerekir. AYM, itiraz konusu kuralın Rekabet Kurumu'na sınırsız bir takdir alanı tanımadığını; yerinde inceleme yetkisinin Kanun'da Kurum'a verilen görevlerle bağlantılı ve rekabet ihlallerinin tespiti amacına bağlı olduğunu ifade etmiştir.
Bu bağlamda "gerekli gördüğü hâllerde" ibaresinin, soyut ve keyfî bir müdahale yetkisi yaratmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
- Usulî Güvenceler ve Yetkinin Sınırları
AYM ayrıca, yerinde incelemenin:
- Kurum adına yetkilendirilmiş uzmanlar tarafından,
- Yetki belgesi ibraz edilerek,
- Kanuni çerçeve içinde
gerçekleştirildiğini; fiilî zor kullanma yetkisinin ise ancak sulh ceza hâkimi kararıyla mümkün olduğunu vurgulamıştır. Bu yönüyle Kurum'un kendiliğinden cebir kullanma yetkisine sahip olmadığı belirtilmiştir.
- Takdir Yetkisi ve Rekabet İhlallerinin Niteliği
AYM, rekabet ihlallerinin çoğu zaman gizli ve önceden öngörülmesi güç davranış biçimleriyle ortaya çıkabildiğine dikkat çekmiş; bu nedenle kanun koyucunun her somut ihtimali ayrıntılı biçimde düzenlemesinin mümkün olmadığını ifade etmiştir. Yerinde inceleme gerekip gerekmediğinin somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi, kanun koyucuya tanınan takdir yetkisinin doğal bir sonucu olarak kabul edilmiştir.
Bu gerekçelerle AYM, RKHK m. 15/1'de yer alan "gerekli gördüğü hâllerde" ibaresinin:
- Hukuk devleti ilkesine aykırı bir belirsizlik içermediğine,
- Anayasa'nın 2. ve 167. maddelerine aykırı olmadığına
karar vermiş ve itirazı reddetmiştir.
***
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.