- with readers working within the Oil & Gas industries
- within Accounting and Audit, Cannabis & Hemp and International Law topic(s)
- in United Kingdom
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun E:2025/21, K:2026/1 sayılı kararı, 8 Nisan 2026 tarihli ve 33218 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Karar'a ilişkin inceleme ve değerlendirmelerimiz aşağıda bilginize sunulmaktadır.
Karara Konu Olay
Karara konu olay, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun ("ÖTVK") 7. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında engelli istisnasından yararlanılarak muris adına satın alınan bir aracın, aracın satış bedeline ilişkin faturanın düzenlenmesi, vergi beyannamesinin verilerek satış bedelinin ödenmesinden sonra ancak tescil işlemi tamamlanmadan hemen önce tescil günü murisin vefat etmesi nedeniyle, aracın satın alınması sırasında istisna edilen vergilerin varislere re'sen tarh edilmesiyle ortaya çıkmıştır.
Somut olayda araç faturası düzenlenmiş, satış işlemleri tamamlanmış; ancak araç muris adına tescil edilmeden önce muris hayatını kaybetmiştir.
Vergi idaresi, istisnanın uygulanabilmesi için gerekli şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle, ilk iktisap aşamasında ödenmeyen ÖTV ve diğer vergiler bakımından mirasçılar adına resen tarhiyat yapmıştır. Buna karşılık varislerce başvurulan yargı yolunda farklı yargı mercileri nezdinde aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesi, nezdinde görülen davada İstanbul 9. Vergi Mahkemesi'nin,
- işlemin murisin sağlığında ekonomik olarak tamamlandığını,
- bu sebeple vergiyi doğuran olaya ilişkin işlemlerin gerçek mahiyetinin murisin vefatından önce gerçekleştiğini,
- aracın tescil işlemi gerçekleşmeden hak sahibinin vefatından sonra verginin sorumluluğuna dair kanuni bir düzenleme olmadığını,
- ilgili tebliğde yapılan açıklamaların hükme esas alınamayacağını
ifade ederek cezalı tarhiyatın terkinine hükmetmiş olduğu kararını Türk Medeni Kanunu'nun 7. ve 8. maddeleri çerevesinde yorumlayarak murisin tescil tarihinde hayatta olmaması sebebiyle tescilin hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığı dolayısıyla tescil tarihi itibariyle istisna hükümlerinden faydalanılmayacağına; ancak vergi ziyaı cezasının, cezaların mükellefin yerine getirmediği yükümlülüklerinden kaynaklanabileceğinden hareketle kaldırılmasına karar vermiştir.
Öte yandan aynı murisin bir diğer varisine yapılan cezalı tarhiyatın terkinine ilişkin açılan davada ise İstanbul 2. Vergi Mahkemesi,
- vergiyi doğuran olayın aracın ilk iktisap tarihinde gerçekleşmediğine dair bir iddianın ileri sürülmediği,
- tescil işleminin kurucu değil açıklayıcı nitelikte olduğu,
- vergiyi doğuran olayın asıl mahiyetinin esas alınması gerektiği,
- bu sebeple vergiyi doğuran olayın murisin vefatından önce gerçekleştiği
gerekçesiyle cezalı tarhiyatın terkinine karar vermiştir.
İstinaf incelemesi sebebiyle dosyaya bakan İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'nin 8. Vergi Dava Dairesi yerel Vergi Mahkemesi'nin kararını hukuka uygun bulmuştur.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu Kararı
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, bölge idare mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığı ÖTV bakımından "vergiyi doğuran olay"ın ne zaman gerçekleştiği ekseninde değerlendirmiştir. Kurul, kayıt ve tescile tabi taşıtlarda ilk iktisabın ve dolayısıyla vergiyi doğuran olayın kural olarak tescil ile tamamlandığını; istisna uygulamasının da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur.
Bu kapsamda, engelli istisnasından yararlanılabilmesi için kanunda öngörülen şartların birlikte gerçekleşmesi gerektiği, tescil işlemi tamamlanmadan murisin vefat etmesi halinde aracın engelli tarafından iktisap edilmiş sayılmayacağı ve dolayısıyla istisna şartlarının gerçekleşmediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle, istisna nedeniyle ödenmeyen vergiler bakımından mirasçılar adına re'sen tarhiyat yapılmasının hukuka uygun olduğu yönünde içtihat birliği sağlanmıştır.
Karşı oy açıklamasında ise, vergiden müstesna olarak araç tescilinin yapıldığı anda, adına tescilin yapıldığı kişinin hayatta olmaması sebebiyle tescilin hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığı, tescile tabi aracın trafik siciline tescil edildiği tarihin mükellefiyet açısından esas kabul edilmesi gerektiği, bu sebeple istisnadan faydalanılamayacağından yapılan tarhiyat işleminde hukuka aykırılık olmadığı ifade edilmiştir.
Değerlendirme ve Sonuç
Karar, engelli araç alımlarında ÖTV istisnasının uygulanmasında tescil işlemini belirleyici unsur olarak konumlandırmakta ve vergisel sonuçları şekli bir aşamaya bağlamaktadır. Bu yaklaşım, özellikle uygulamada sıkça karşılaşılan "fatura düzenlenmiş ancak tescil henüz yapılmamış" durumlar bakımından önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Bu çerçevede, Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ("Tebliğ") ile değiştirilen açıklama uyarınca engelli istisnasından yararlanılarak yapılan araç alımlarında tescil sürecinin tamamlanması önem taşımakta; tescil öncesinde ortaya çıkabilecek ölüm gibi durumlarda istisnanın uygulanamayacağı ve vergi yükümlülüğünün mirasçılara yansıyabileceği kabul edilmektedir.
Ancak maddi olay incelendiğinde vergiyi doğuran olaya ilişkin bir işlemin esas mahiyetinin vefattan önce gerçekleştirildiğinin kabulü hâlinde, satış işlemiyle verginin doğduğu ve söz konusu yükümlülüğün yerine getirildiği açıktır. Öte yandan vergi mükellefinin tescilden önce ölmesi halinde özel tüketim vergisinin sorumlusunun varisler olacağına dair herhangi bir kanuni düzenleme de bulunmamaktadır. Hukuk devleti gereği olan normlar hiyerarşisi ve Anayasa'nın 73. maddesinde yer alan verginin kanuniliği ilkesi gereğince de Tebliğ gibi bir ikincil mevzuata dayanarak cezalı tarhiyat düzenlenmesinin de hukuki olmayacağı kanaatindeyiz.
Konuyla ilgili herhangi bir sorunuz olması halinde bizimle temasa geçebilirsiniz.
Saygılarımızla
The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.