ARTICLE
19 June 2026

Kişisel Verileri Koruma Kurumu'nun İş Yerlerinde Ve Sitelerde Güvenlik Kamerası Kullanımına İlişkin Güncel Yaklaşımı Hakkında

TA
Tunca Attorney Partnership

Contributor

Established by Sidar Tunca in 2006, Tunca Attorney Partnership provides service with more than 70 employees to the clients operating in various national and international sectors. Tunca Attorney Partnership, having a trustworthy business network in Turkey, notably in Ankara, İstanbul and İzmir, offers consultancy service for international companies which are leaders in their sectors in almost every continent including especially Europe, Asia and the Middle East.

Tunca family continues to stand for the sophistication and preventive law service with its mission to educate young and idealist lawyers and provide occupation, and to create an understanding which contributes to an egalitarian, accessible and fair judicial system.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu'nun 8 Haziran 2026 tarihli kamuoyu duyuruları, apartman ve iş yerlerinde güvenlik kamerası kullanımına ilişkin önemli sınırlamalar getirdi. KVKK'nın temel ilkeleri çerçevesinde, kamera sistemlerinin veri minimizasyonu, ölçülülük ve amaçla bağlantılılık prensiplerine uygun şekilde kullanılması gerektiği vurgulanıyor.
Turkey Privacy
Tunca Attorney Partnership are most popular:
  • within Antitrust/Competition Law topic(s)
  • with readers working within the Transport industries

I. GİRİŞ 

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ("KVKK"), gerçek kişilere ait görüntü kayıtlarını kişisel veri olarak kabul etmekte ve bu verilerin işlenmesini belirli ilke ve şartlara tabi tutmaktadır. Güvenlik kameraları aracılığıyla gerçekleştirilen görüntü işleme faaliyetleri de bu kapsamda değerlendirilmektedir. 08.06.2026 tarihinde Verileri Koruma Kurumu ("Kurum") resmi internet sitesinde, apartmanlarda ve iş yerlerinde kullanılan güvenlik kameralarına ilişkin iki ayrı kamuoyu duyurusu yayımlayarak uygulamada sıklıkla karşılaşılan sorunlara açıklık getirmiş ve veri sorumlularının uyması gereken temel prensipleri ortaya koymuştur.

Kurumun güncel yaklaşımı incelendiğinde, güvenlik amacıyla kamera kullanımının kural olarak mümkün olduğu; ancak bu faaliyetlerin KVKK'nın genel ilkelerine, özellikle hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma, belirli ve meşru amaçlarla işlenme, işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma ilkelerine uygun şekilde yürütülmesi gerekliliği tekrar vurgulanmıştır.

II. DEĞİŞİKLİKLER VE GÜNCEL YAKLAŞIM HAKKINDA DEĞERLENDİRMELER

A. Apartman ve Sitelerde Güvenlik Kamerası Kullanımı

Kurum tarafından yayımlanan "Apartmanlarda Güvenlik Kamerası Sistemi Kullanımında Dikkat Edilecek Hususlara Dair Kamuoyu Duyurusu", özellikle son yıllarda yaygınlaşan apartman ve site içi kamera uygulamalarına ilişkin önemli açıklamalar içermektedir.

Duyuruda, kamera sistemlerinin temel amacının can ve mal güvenliğinin sağlanması olduğu vurgulanmış; bu amacın ötesine geçen uygulamaların KVKK bakımından hukuki risk doğurabileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda kameraların ortak yaşam alanlarında güvenlik amacıyla kullanılabilmesi mümkün olmakla birlikte, kamera açılarının gereğinden geniş tutulmaması, komşu bağımsız bölümlerin girişlerinin veya kişilerin özel yaşam alanlarının sürekli olarak izlenmemesi gerektiği ifade edilmiştir.

Kurum ayrıca veri minimizasyonu ilkesine özel önem atfetmiş; güvenlik amacının gerçekleştirilebilmesi için daha az müdahaleci yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Buna göre kameraların yalnızca gerekli alanları görüntülemesi, mümkün olduğu ölçüde maskeleme yöntemlerinin kullanılması, yüz tanıma ve ses kaydı alınmasından kaçınılması önerilmektedir. Ayrıca, ortak alan niteliğinde olan asansörlere kamera yerleştirilmesi halinde güvenlik ihtiyacının somut şekilde gerekçelendirilmesi önem taşımaktadır.

Duyuruda dikkat çekilen bir diğer husus ise aydınlatma yükümlülüğüdür. Apartman sakinlerinin, ziyaretçilerin ve diğer ilgili kişilerin kamera kaydı alındığı konusunda uygun yöntemlerle bilgilendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle kamera bulunan alanlarda görünür nitelikte bilgilendirme levhalarının bulundurulması önem arz etmektedir.

Kurulun daha önce vermiş olduğu kararlarda da benzer bir yaklaşım benimsenmiştir. Özellikle ortak kullanım alanlarını veya komşuların hareketlerini sürekli şekilde kayıt altına alan bireysel kamera sistemlerinin, kişilerin özel hayatına müdahale teşkil edebileceği ve KVKK kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Kurul kararları birlikte değerlendirildiğinde, apartmanlarda kamera kullanımının tamamen yasaklanmadığı ancak ölçülülük ilkesinin titizlikle uygulanmasının beklendiği anlaşılmaktadır.

B. İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Kullanımı

Kurum tarafından yayımlanan "İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemi Kullanımında Dikkat Edilecek Hususlara Dair Kamuoyu Duyurusu" ise işverenlerin kamera kullanımına ilişkin sınırları ortaya koymaktadır.

Duyuruda işverenlerin iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması, iş yerinin güvenliğinin korunması, üretim süreçlerinin güvence altına alınması ve olası hukuki uyuşmazlıklarda delil elde edilmesi gibi meşru amaçlarla kamera sistemi kurabilecekleri kabul edilmektedir. Bu amaçların başında, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca işverenin gözetim yükümlülüğü kapsamında iş kazalarının önlenmesi ve çalışma ortamının güvenliğinin sağlanması gelmektedir. Tehlikeli iş kollarında, makinelerin çalışma düzeninin izlenmesi veya iş kazası riskinin yüksek olduğu alanların takibi, hem çalışanın can güvenliğini korumak hem de işverenin yasal yükümlülüklerini yerine getirmek adına meşru bir zemin oluşturmaktadır.

Bununla birlikte, çalışanların sürekli ve sınırsız biçimde gözetim altında tutulmasının KVKK bakımından sorun yaratabileceği açıkça belirtilmektedir. Güvenlik amacının sağlanması için kameranın konumlandırıldığı yer ve izleme açısı, sadece riskli alanlarla sınırlı tutulmalıdır. Örneğin, bir üretim hattındaki güvenlik riskini izlemek amacıyla kurulan kameranın, çalışanların dinlenme alanlarını veya kişisel etkileşimlerini de kapsayacak şekilde geniş bir açıyla kayıt yapması ölçülülük ilkesine aykırıdır. Kurum duyurusunda belirtildiği üzere, güvenlik amacı ile veri işleme faaliyeti arasında makul bir denge kurulmalı ve çalışanın mahremiyeti ile iş yeri güvenliği arasındaki terazi hassasiyetle korunmalıdır. Meşru amacın varlığı, veri sorumlusuna sınırsız bir izleme alanı tanımaz; aksine her bir kameranın varlık sebebi somut bir risk analizi ile desteklenmelidir.

İş yerlerinde güvenlik kameralarının en sık rastlanan ancak hukuka aykırı olan kullanım biçimi, çalışanların performansının denetlenmesi veya çalışma verimliliğinin kontrol edilmesidir. Kurumun güncel yaklaşımı, çalışanların mesai saatleri içerisindeki her hareketinin, mola sürelerinin veya çalışma hızının kamera aracılığıyla sürekli izlenmesini, çalışanın üzerinde sürekli bir baskı oluşturması ve mahremiyetini zedelemesi nedeniyle hukuka aykırı bulmaktadır. Performans denetimi, kamera izleme gibi müdahaleci bir yöntem yerine, iş hukukunun izin verdiği daha şeffaf ve daha az kısıtlayıcı yöntemlerle gerçekleştirilmelidir.

Kurum ayrıca, mahremiyetin en üst düzeyde korunduğu ve kişilerin özel yaşam alanları olarak kabul edilen bölgelerde kamera bulundurulmaması gerektiğini belirtmektedir. İş yerlerinde soyunma odaları, tuvaletler, duş alanları, emzirme odaları ve mescitler gibi alanlar, kişilerin fiziksel mahremiyetlerini koruma beklentisinin en yüksek olduğu yerlerdir. Kurum, bu alanlarda kamera kullanımını mutlak bir yasak olarak tanımlamaktadır. Bu yasaklı alanlarda "güvenlik" veya "hırsızlığı önleme" gibi gerekçeler ileri sürülerek kamera takılması, ölçülülük ilkesini ortadan kaldıran bir uygulamadır. Veri sorumluları, bu alanlarda güvenliği sağlamak için kilitli dolaplar, kartlı geçiş sistemleri veya fiziki güvenlik personeli gibi mahremiyete müdahale etmeyen alternatif yöntemlere başvurmalıdır. Kurum duyurusunda da açıkça belirtildiği üzere, bu alanlarda tespit edilen kamera sistemleri, idari para cezalarının uygulanmasına sebebiyet verecektir.

Kurum, işverenlerin çalışanları kamera sistemlerinin varlığı, amacı, kayıtların saklanma süresi ve kayıtların kimler tarafından erişilebileceği hususlarında önceden bilgilendirmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu nedenle iş sözleşmeleri, çalışan aydınlatma metinleri ve iş yeri iç düzenlemelerinin KVKK ile uyumlu şekilde hazırlanması önem taşımaktadır.

Bunun yanında, kayıtların süresiz olarak muhafaza edilmesi de Kurum tarafından uygun görülmemektedir. Kayıtların yalnızca işleme amacı için gerekli olan süre boyunca saklanması, sonrasında ise silinmesi veya anonim hale getirilmesi gerekmektedir. Kurum özellikle otomatik silme ve periyodik imha mekanizmalarının oluşturulmasını tavsiye etmektedir.

III. SONUÇ

Kurumun son dönemde yayımladığı duyurular ve Kurul kararları birlikte değerlendirildiğinde, güvenlik kameralarının apartmanlarda ve iş yerlerinde kullanımının prensip olarak hukuka uygun kabul edildiği; ancak bu kullanımın KVKK'nın temel ilkeleri ile sıkı şekilde sınırlandırıldığı görülmektedir.

Özellikle veri minimizasyonu, ölçülülük, amaçla bağlantılılık, saklama süresinin sınırlandırılması ve aydınlatma yükümlülüğü, Kurumun değerlendirmelerinde ön plana çıkan hususlardır. Bu çerçevede apartman yönetimlerinin, site yönetimlerinin ve işverenlerin mevcut kamera sistemlerini KVKK'nın güncel uygulamaları ışığında gözden geçirmeleri; aydınlatma yükümlülüklerini yerine getirmeleri, saklama sürelerini belirlemeleri ve ölçülülük ilkesine uygun teknik tedbirleri hayata geçirmeleri önem arz etmektedir.

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

[View Source]

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More