ARTICLE
27 February 2026

Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme Kapsamında Çocuk Haklarının Dijital Boyutu

SO
Sakar Law Office

Contributor

Sakar is a client and solution oriented, investigative and innovative law firm based in Istanbul. Our Firm is committed to provide our clients with high-quality legal services and business-minded approach. We are a full service law firm to clients across a wide range of areas including Mergers and Acquisitions, Corporate and Commercial, Contracts, Banking and Finance, Competition, Litigation, Employment, Real Estate, Energy, Capital Markets, Foundations, E-commerce, Media and Technology, Data Privacy and Data Protection and Intellectual Property. In order to offer the best possible service for our clients, we harness the latest market developments in legal technology and innovation and we closely follow the legislative changes in Turkish Law. Our lawyers are multi-specialists, equipped to handle a broad range of legal matters. In addition to our depth of experience and awareness of market practice, clients know they will benefit from our team’s innovative mindset and willingness.
Dijitalleşme, çocukların ifade özgürlüğü, bilgiye erişim ve katılım haklarını güçlendirirken; mahremiyet ihlalleri, siber zorbalık, çevrim içi cinsel istismar ve algoritmik manipülasyon gibi yeni risk alanları yaratmıştır.
Turkey Privacy
Sakar Law Office are most popular:
  • within Energy and Natural Resources and Criminal Law topic(s)

I. Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin Kapsamı

Dijitalleşme, çocukların ifade özgürlüğü, bilgiye erişim ve katılım haklarını güçlendirirken; mahremiyet ihlalleri, siber zorbalık, çevrim içi cinsel istismar ve algoritmik manipülasyon gibi yeni risk alanları yaratmıştır. İşbu makalemizde dijital dünyada çocukların korunmasına ilişkin uluslararası çerçevenin, Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ("ÇHS") ve Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi'nin "Dijital Ortamlarda Çocuk Hakları" Genel Yorumu No.25 ("Genel Yorum") ile somutlaştığı ortaya koyularak inceleme yapılacaktır.

ÇHS, çocuk haklarının uluslararası alanda tanınması ve korunması için bir dönüm noktası teşkil eder. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile herkese tanınan hak ve özgürlüklerin, çocuklar için ne anlama geldiğini açıklayan ve bu hak ve özgürlüklerin çocuklar için nasıl uygulanacağına ilişkin düzenlemelere yer veren ÇHS, uluslararası hukukta çocuk haklarını güvence altına alan en temel hukuki metindir1.

ÇHS'nin dijital tehlikelere karşı en kritik kesişim noktaları şunlardır:

Şiddetten korunma yükümlülüğü (m.19): Siber zorbalık; tehdit, sürekli taciz, nefret söylemi, aşağılayıcı içerik yayma gibi eylemlerle çocuğun ruhsal ve sosyal gelişimini zedeleyen bir çevrim içi şiddet biçimi olarak ele alınır. Bu hüküm kapsamında devletin görevi yalnızca cezalandırma değil; önleme, farkındalık, erken müdahale ve mağdur çocuğa destek mekanizmalarını kurmaktır.

Özel hayat ve mahremiyet (m.16): Çocukların görsellerinin izinsiz paylaşılması, kişisel verilerinin ifşa edilmesi, konum/kimlik bilgilerinin yayılması gibi pratikler dijital zorbalığın tipik araçlarıdır. Mahremiyetin korunması; platform tasarımından okul politikalarına ve hukuki başvuru yollarına kadar çok katmanlı ele alınmalıdır. Ebeveynler, çoğu zaman iyi niyetle hareket ederek çocuklarının önemli anlarını çevrimiçi ortamda paylaşsalar da bu içeriklerin dijital ortamda kalıcı hale gelmesi ve geniş bir kitleye ulaşması çeşitli riskler doğurmaktadır. Çocuğun izni olmadan paylaşıma konu olan fotoğraf veya bilgilerin, kimlik hırsızlığı, siber zorbalık veya yasa dışı amaçlarla kullanılması ve bunun sonucunda da mahremiyet hakkının ihlali mümkündür.

II. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi'nin Genel Yorumu No.25

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi'nin Genel Yorumu, çocuk haklarının dijital ortamda nasıl uygulanacağını açıklayan temel bir referanstır. Bu metin; devletlerin yalnızca genel ilkelerle yetinmeyip dijital hizmet sağlayıcıları/platformlar bakımından önleyici tasarım şeffaflık, erişilebilir başvuru yolları, hızlı müdahale ve etkin yaptırım çerçevesi kurması gerektiğini vurgular. Ayrıca, çocuklar arası dijital zorbalık vakalarında mümkün olduğunca çocuğu kriminalize etmeyen onarıcı yaklaşımları önceleyen politika setleri önerilir.

Genel Yorumun 9. maddesine göre, Taraf Devletler öncelikle dijital ortamda ayrımcılığı yasaklama yükümlülüğü altındadır. Dijital ortamda ayrımcılık yasağı, Taraf Devletlerin tüm çocukların dijital ortama kendileri için anlamlı olacak şekilde eşit ve etkili erişimini sağlamasını gerektirir.

Çocuğun yüksek yararı kavramı Sözleşme'nin kendi metninde tanımlanmamış olmakla birlikte Genel Yorumda, çocuğun yüksek yararının, belirli bir bağlama uygun bir değerlendirme gerektiren dinamik bir kavram olduğu ifade edildikten sonra Taraf Devletlerin dijital ortamın sağlanması, düzenlenmesi, tasarımı, yönetimi ve kullanımına ilişkin tüm eylemlerinde her çocuğun yüksek yararını öncelikli olarak dikkate alması gerekliliği düzenlenmiştir.

ÇHS'nin, Taraf Devletlere genel olarak çocukları her türlü fiziksel ve psikolojik şiddete, istismara, ihmale ve kötüye kullanıma karşı koruma yükümlülüğü getiren 19. ve onların cinsel istismardan ve sömürüden korunmasını garanti etmekle yükümlü olduklarını belirten 34. maddesi dijital ortamda güvenlik hakkının korunması ile yakından ilişkilidir. Zira 19. madde hükmü, çevrimiçi istismar ve siber zorbalık gibi dijital tehditleri kapsarken, dijital ortamdaki cinsel içerikli tehditler 34. maddenin kapsamına girer.2

III. Uluslararası Yasal Önlemler

Son yıllarda küresel eğilim, dijital zorbalık dahil çevrim içi çocuk risklerini bireysel kullanıcı davranışı olmaktan çıkarıp, platformların sistemik risk yönetimi yükümlülükleriyle ele almaktır.

Avrupa Birliği ("AB"): Digital Services Act ("DSA")'ın reşit olmayanların korunmasına ilişkin hükümleri, çocukların erişebildiği platformlarda yüksek düzeyde gizlilik, güvenlik ve emniyet sağlayacak tedbirleri zorunlu kılmaktadır. (Madde 28). AB Komisyonu ayrıca 2025'te yayımladığı kılavuzlarla3 yaş güvencesi/yaş doğrulama, çocuklara uygun varsayılan ayarlar, şikâyet/raporlama süreçlerinin çocuk dostu tasarlanması gibi pratikleri öne çıkarmaktadır.

Birleşik Krallık: Platformların çocuklara yönelik zararlı içerikleri önleme, risk azaltma, raporlama ve şeffaflık yükümlülükleri düzenlenmiştir. Bu yaklaşım, siber zorbalıkla mücadelede de "platformun sorumluluğunu" artıran bir model sunar.

Amerika Birleşik Devletleri ("ABD"): ABD'de güncel yaklaşım, çocukların verilerini ve çevrimiçi güvenliğini korumak için ABD'de 13 yaş altındaki çocukların çevrimiçi ortamda kişisel verilerinin korunmasını amaçlayan federal bir yasa olan Children's Online Privacy Protection Act'ın genişletilmesi, platformlara algoritma ve tasarım sorumluluğu getiren eyalet yasaları ve büyük teknoloji şirketlerine karşı açılan davalar üzerinden daha sıkı denetim kurulması yönünde ilerlemektedir. Özellikle yaş doğrulama, hedefli reklam kısıtlamaları ve çocuklara zarar verebilecek içerik ve tasarımlara karşı platformların hukuki sorumluluğunu artırmaya yönelik düzenleme ve dava süreçleri hız kazanmıştır.

IV. Türkiye'de Hukuki Altyapı ve Güncel Gelişmeler

Türkiye'de dijital risklerle mücadelede ana omurga, internet yayınlarını ve içerik/yer sağlayıcı sorumluluklarını düzenleyen 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ("5651 sayılı Kanun") ve bunun sosyal ağ sağlayıcılarına ilişkin ek yükümlülükleridir. Mevzuatta doğrudan "siber zorbalık" adıyla tekil bir suç tanımı yerine, olayın niteliğine göre farklı hukuki yollar devreye girer: içerik kaldırma/erişim engeli süreçleri, kişilik haklarının korunması, kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi/ifşası, tehdit/hakaret vb. fiiller.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yayımlanan "Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı 2026-2030" da bu çerçeveye referansla, dijital risklerin yalnızca ebeveyn denetimiyle değil, devlet, özel sektör, eğitim sistemi, sivil toplum iş birliğiyle yönetilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

5651 sayılı Kanun Kapsamında Sosyal Ağ Sağlayıcı Yükümlülükleri: Kanun, sosyal ağ sağlayıcıların belirli durumlarda bilgi paylaşımı, uyum denetimleri, kriz planı ve idari yaptırımlar gibi mekanizmalarla düzenlendiğini göstermektedir; ayrıca çocuklara yönelik belirli tedbirler/çocuklara özgü hizmet sunumuna ilişkin hükümler de çerçevede yer almaktadır. Bu kapsamda sulh ceza hakimliğine yapılacak olan şikâyet ile zarar verme potansiyeli olan içeriklerin kısa süre içerisinde kaldırılması mümkündür. İlgili kanunun 8. maddesi somut olayın koşullarına uygun düştüğü ölçüde uygulanabilecektir.

KVKK Boyutu: Çocukların sosyal medyada kişisel verilerinin korunmasına yönelik KVKK duyuruları ve eğitim/rehberlik çalışmaları, dijital zorbalık vakalarında (ifşa, sahte hesap, izinsiz paylaşım vb.) veri koruma perspektifinin önemini artırır.

Yeni Düzenleme: 2026 Ocak'ta TBMM'ye sunulan "Dijital Ortamda Çocuk ve Gençlerin Korunması" kanun teklifi, çocukların dijital ortamda korunmasına ilişkin yükümlülükleri daha açık kurallarla güçlendirme hedefi taşımaktadır. Bu kapsamda çocukların sosyal medyada ve video oyunlarında vakit geçirme sürelerinin kısıtlanması öngörülüyor. Bu kısıtlamayı yapmaktan imtina eden hizmet sağlayıcılarına da 5 milyon TL'ye kadar para cezası verilmesi kanun taslağında yer almıştır.

V. Uygulama ve Yaptırım Örnekleri

Birleşik Krallık'ta veri koruma otoritesi olan Information Commissioner's Office, TikTok'a çocuk verilerinin hukuka aykırı işlenmesi nedeniyle 13 milyon sterlin idari para cezası vermiştir. AB'de ise İrlanda merkezli veri koruma otoritesi Data Protection Commission, TikTok'a çocukların verilerinin işlenmesine ilişkin General Data Protection Regulation ihlalleri nedeniyle 345 milyon avro ceza uygulamıştır4. Bunun yanı sıra Avrupa Komisyonu, TikTok hakkında DSA kapsamında resmi süreçler başlatmış; çocukların korunması ve platform tasarım riskleri soruşturma başlıkları arasında yer almıştır. Bu gelişmeler, çocukların dijital ortamda korunmasına ilişkin küresel yaklaşımın artık yalnızca bireysel ihlal tespitiyle sınırlı kalmadığını; platform tasarımının, varsayılan ayarların ve algoritmik sistemlerin de hukuki denetime tabi tutulduğunu göstermektedir.

VI. Sonuç

Dijital dünyada çocukların korunması, artık yalnızca ailelerin veya bireysel önlemlerin sorumluluğunda olan bir mesele değil; devletlerin, uluslararası kuruluşların ve teknoloji şirketlerinin ortak sorumluluğunu gerektiren çok katmanlı bir hukuk alanına dönüşmüştür. Uluslararası düzeyde Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği düzenlemeleri, platformlara daha fazla yükümlülük getirirken; Türkiye'de 5651 sayılı Kanun, Türk Ceza Kanunu ve KVKK çerçevesinde koruma mekanizmaları güçlendirilmektedir.

Önümüzdeki dönemde yaş doğrulama sistemleri, algoritmik şeffaflık, yapay zekâ uygulamaları ve çocuk verilerinin ticari kullanımına ilişkin sınırlamalar daha fazla gündeme gelecektir. Bu nedenle çocukların dijital ortamda korunması hem insan hakları hem de teknoloji hukuku perspektifinden dinamik ve sürekli gelişen bir alan olarak önemini artırmaya devam edecektir.

Footnotes

1. Akyüz, Emine: Çocuk Hukuku Çocukların Hakları ve Korunması, 2. Baskı, Pegem Akademi, 2012, s. 37; İpek, Aydın: "Çocuk Haklarının Gelişimi ve Karşılaştırmalı Olarak Anayasal Açıdan Değerlendirilmesi": Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 20, S. 1, 2012, s. 159; Becker, Jo: "The Evolution of the Children's Rights Movement", The Oxford Handbook of Children's Rights Law, (Jonathan Todres, M. King Shani ed.), Oxford University Press, 2020, s. 34.

2. Sommer, Bahar Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi'nin 25 No'lu Genel Yorumu Çerçevesinde Dijital Ortamda Çocuk Haklarının Korunmasında Mahremiyet, Güvenlik ve Bilgiye Erişim Dengesi, İnsan Hakları Yıllığı Cilt 42, Sayı 2 - 2024, s. 123-154

3. https://digital-strategy.ec.europa.eu/en/library/commission-publishes-guidelines-protection-minors

4. https://www.dataprotection.ie/en/news-media/press-releases/DPC-announces-345-million-euro-fine-of-TikTok

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More