ARTICLE
13 August 2026

7589 Sayılı Kanun İle Ceza Muhakemesi Kanununda Yapılan Önemli Değişiklikler

OA
Ozbilen Aykut Attorney Partnership

Contributor

OA provides their national and international clients operating in different sectors with legal services, ranging from mergers & acquisitions to commercial disputes. Supported by a powerful and agile legal team, OA serves its clients as reliable business advisers, moving their businesses forward by prioritizing their needs and objectives, fostering progressive solutions. OA’s sophisticated understanding of the nuances within tax and corporate law not only amplifies its litigation strengths but also emphasizes the significance of tax implications in commercial transactions. This keen focus on tax considerations as a pivotal element of legal strategy enhances client outcomes and drives the successful progression of their commercial ambitions.
16 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilen 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”) ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (“CMK”) ceza muhakemesi uygulamasını doğrudan etkileyen önemli değişiklikler yapılmıştır.
Turkey Criminal Law
Basar Özbilen’s articles from Ozbilen Aykut Attorney Partnership are most popular:
  • within Criminal Law topic(s)
Ozbilen Aykut Attorney Partnership are most popular:
  • within Criminal Law, Consumer Protection and Cannabis & Hemp topic(s)

16 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilen 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”) ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (“CMK”) ceza muhakemesi uygulamasını doğrudan etkileyen önemli değişiklikler yapılmıştır.

Değişiklikler; biyolojik inceleme sonuçlarının kaydedilmesi, saklanması ve imhasına ilişkin sistemin yeniden düzenlenmesini, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun kapsamlı biçimde yapılandırılmasını, kaçak sanık hakkında verilebilecek kararların sınırlarının belirlenmesini ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın itiraz yetkisinin genişletilmesini içermektedir.

Aşağıda Kanun ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan başlıca değişiklikler, uygulamadaki muhtemel sonuçlarıyla birlikte özetlenmektedir.

Biyolojik İnceleme Sonuçlarının Kaydedilmesi, Kullanılması ve İmhasına İlişkin Sistem Yeniden Düzenlendi

CMK’nın 80. maddesinde yapılan değişiklikle, şüpheli, sanık veya diğer kişilere ait biyolojik örnekler üzerinde gerçekleştirilen incelemelerin sonuçlarının kimlik bilgilerinden arındırılarak özel bir sisteme kaydedilmesi öngörülmüştür. İnceleme sonucunun bir örneği ayrıca soruşturma veya kovuşturma dosyasında delil olarak saklanacaktır.

Sistemde ve dosyada saklanan bilgiler; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddedilmesi veya beraat ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hallerinde derhal imha edilecektir. Diğer hallerde ise bilgiler, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl sonra Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecek ve bu işlem tutanağa bağlanacaktır.

Sisteme bilgisi kaydedilen kişiye, saklamayı gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde, süre dolmadan hakim veya mahkemeden verilerinin silinmesini talep etme hakkı tanınmıştır.

Kaydedilen bilgiler, devam eden bir soruşturma veya kovuşturmada maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hakim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilecektir. Mahkeme ve hakim kararlarına karşı itiraz yolu açık olup, Cumhuriyet savcısının kararına karşı sulh ceza hakimliğine başvurulabilecektir. Sistemin işleyişine ilişkin ayrıntılar Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenecektir.

Düzenleme, biyolojik inceleme sonuçlarının ceza muhakemesinde yeniden kullanılmasına imkan tanırken, verilerin anonimleştirilmesi, silinmesinin talep edilebilmesi ve belirli imha sürelerine bağlanması suretiyle kişisel verilerin korunmasına yönelik güvenceleri de güçlendirmektedir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB”) Rejimi Kapsamlı Biçimde Yeniden Düzenlendi

Söz konusu düzenleme, 31.12.2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 10.07.2025 tarihli ve E.2024/98, K.2025/149 sayılı kararıyla CMK’nın 231. maddesinin HAGB kurumuna ilişkin hükümlerini iptal etmesi üzerine ortaya çıkan hukuki boşluğun giderilmesi amacıyla yapılmıştır. Bu kapsamda HAGB kurumu, Anayasa Mahkemesi’nin özellikle temel hakların korunması, mağdur bakımından etkili giderim ve cezasızlığın önlenmesine ilişkin değerlendirmeleri dikkate alınarak yeniden yapılandırılmıştır. Bu doğrultuda CMK’nın 231. maddesinin HAGB’ye ilişkin 5. ila 14. fıkraları yeniden düzenlenmiştir. Buna göre, sanık hakkında hükmolunan cezanın 2 yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması halinde mahkeme HAGB kararı verebilecektir. Müsadereye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, açıklanması geri bırakılan hüküm sanık hakkında hukuki sonuç doğurmayacaktır.

HAGB kararı verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, mahkemece yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaate varılması ve suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme ya da tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. Zararın derhal karşılanamaması halinde, denetim süresi içinde aylık taksitlerle tamamen giderilmesi şartıyla HAGB kararı da verilebilecektir.

Mahkum olunan hapis cezası ise ertelenemeyecek ve kısa süreli olsa dahi seçenek yaptırımlara çevrilemeyecektir. HAGB kararı verilen sanık, 5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak; bu süre içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle yeniden HAGB kararı verilemeyecektir. Mahkeme, 1 yılı aşmamak üzere eğitim programına devam, gözetim altında çalışma, belirli yerlere gitmeme veya uygun göreceği diğer yükümlülükleri denetimli serbestlik tedbiri olarak belirleyebilecektir. Denetim süresince dava zamanaşımı duracaktır.

Denetim süresi içinde kasıtlı olarak yeni bir suç işlenmemesi ve yükümlülüklere uyulması halinde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilecektir. Kasıtlı olarak yeni bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırı davranılması halinde ise mahkeme hükmü açıklayacaktır. Bununla birlikte mahkeme, yükümlülüğünü yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar olan kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilecektir.

HAGB kararlarına karşı, CMK’nın 272. maddesinin 3. fıkrasındaki istisnalar saklı kalmak üzere, istinaf yoluna başvurulabilecektir. Bölge adliye mahkemesince verilen kararlar bakımından temyiz hükümleri uygulanacak; HAGB kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi halinde de temyiz yolu açık olacaktır. Kanun yolu incelemesinde hem karar hem de kurulan hüküm usul ve esas yönünden denetlenecektir.

HAGB kararları bu kararlara özgü bir sisteme kaydedilecek ve kayıtlar yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim ya da mahkeme tarafından istenmesi halinde kullanılabilecektir.

HAGB hükümleri; işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda uygulanmayacaktır. Bu istisna, kötü muamele niteliğindeki kamu görevlisi suçları bakımından HAGB imkanını açık biçimde ortadan kaldırmaktadır.

Yeni düzenleme, HAGB kararlarını dar kapsamlı bir itiraz incelemesinden çıkararak hükmün usul ve esas yönünden kanun yolu denetimine açmakta; aynı zamanda uygulanma koşullarını, denetim rejimini ve ihlal halindeki sonuçları tek bir sistem içinde ayrıntılı biçimde düzenlemektedir.

Kaçak Sanık Hakkında Verilebilecek Kararların Sınırları Yeniden Belirlendi

CMK’nın 247. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılmasına devam edilebilecektir. Ancak daha önce sorgusu yapılmamış kaçak sanık hakkında mahkumiyet veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyecektir.

Kaçak sanık hakkında güvenlik tedbirine karar verilmesi halinde sanık veya müdafii, savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilecektir.

Düzenleme, kaçak sanık nedeniyle yargılamanın bütünüyle sonuçsuz kalmasını önlerken, sorgusu yapılmamış kişi hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasını engelleyerek savunma hakkını korumaktadır. Güvenlik tedbirleri bakımından tanınan yargılamanın yenilenmesi imkanı da sanığın sonradan yargılamaya katılması halinde etkili savunma yapabilmesini güvence altına almaktadır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi Genişletildi

CMK’nın 308. maddesinde yapılan değişiklikle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın, yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışında Yargıtay ceza dairelerinin tüm kararlarına karşı Ceza Genel Kurulu’na itiraz edebilmesi öngörülmüştür.

İtiraz, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim edildiği tarihten itibaren 3 ay içinde resen veya istem üzerine yapılabilecektir. Sanık lehine yapılacak itirazlarda süre aranmayacaktır.

İtiraz talebinde bulunabilecek kişiler; sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı bulunanlar, katılan, katılma talebi henüz karara bağlanmamış kişiler ve katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görenler olarak belirlenmiştir.

Değişiklik, Başsavcılık itirazının kapsamını ceza dairelerinin daha geniş bir karar grubu bakımından kullanılabilir hale getirmekte ve yalnızca sanık değil, katılan ile suçtan zarar gören tarafın da bu olağanüstü kanun yolunun işletilmesini talep edebilmesine imkan tanımaktadır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisine İlişkin Geçiş Hükmü Getirildi

Kanunun Geçici 1. maddesi uyarınca, CMK’nın 308. maddesinde yapılan değişiklik yalnızca Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim edilen dosyalar hakkında uygulanacaktır.

Yürürlük tarihinden önce teslim edilmiş dosyalarda ise önceki düzenlemenin uygulanmasına devam edilecektir. Bu nedenle yeni itiraz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenirken dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim tarihi esas alınacaktır.

Değerlendirme ve Sonuç

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan değişiklikler, bir yandan ceza muhakemesinin etkinliğini ve kanun yolu denetimini güçlendirirken diğer yandan kişisel verilerin korunması ve savunma hakkına ilişkin güvenceleri yeniden yapılandırmaktadır.

HAGB kurumunun koşulları, denetim süreci, ihlal sonuçları ve kanun yolu rejiminin ayrıntılı biçimde düzenlenmesi, uygulamada uzun süredir tartışılan pek çok hususu normatif çerçeveye kavuşturmaktadır. HAGB kararının ve hükmün hem usul hem esas yönünden istinaf ve belirli hallerde temyiz incelemesine açılması, bu kurum bakımından daha kapsamlı bir yargısal denetim sağlayacaktır.

Biyolojik inceleme sonuçlarının özel bir sistemde saklanması ve gerektiğinde başka soruşturma veya kovuşturmalarda kullanılabilmesi, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından önemli olmakla birlikte, uygulamada veri güvenliği, erişim yetkileri ve silme taleplerine ilişkin usullerin çıkarılacak yönetmelikle ayrıntılı biçimde düzenlenmesi önem taşıyacaktır.

Kaçak sanık yargılaması ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın itiraz yetkisine ilişkin değişiklikler ise yargılamanın sonuçlandırılması ile savunma ve kanun yolu hakları arasında yeni bir denge kurmaktadır. Özellikle devam eden dosyalarda yeni hükümlerin uygulanabilirliği değerlendirilirken ilgili geçiş hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

Mondaq uses cookies on this website. By using our website you agree to our use of cookies as set out in our Privacy Policy.

Learn More